Amerika’da nasıl? Türkiye’de nasıl?

Gezdiğiniz her ülke ayrı bir keyif… Her ülke ayrı bir heyecan… İster üç günlüğüne ister çok daha uzun süreli gidin, gittiğiniz her ülkede, kendi ülkenizden farklar varsa hemen gözünüze çarpıyor. Gerçi bir süre kaldınız mı o da normalleşiyor hani ya, neyse… Amerika’ya gittiğimde eğlenmek için, gözüme çarpan farklılıkları küçük küçük not alıyordum defterime… Ve sonuçta keyifli bir liste çıktı… Trafik: Chicago’dan Los Angeles’a, oradan da Las Vegas’a uzanan yolda yaklaşık 5.000 km direksiyon sallayınca gördüğümüz trafik farkılıkları saymakla bitmez ama ben en belirginlerden bahsedeyim öncelikle… Bu konuda soracağınız farklı konular varsa…

Devamı...

Paulo Coelho yine yazmış yazacağını… Casus!..

Kitap okuyorsanız eğer sizin de sevdiğiniz yazarlar vardır. Paulo Coelho da benim için onlardan biri… Otobüs duraklarında yeni kitabı Casus’un reklamını görünce koşa koşa kitapçıda buldum kendimi… Ve Casus benim için bir ilk olma özelliğini de beraberinde getirdi. Okumaya başlayacağım gece kızım arkadaşında kalmak için izin istedi. Ben de bu boşluktan yararlanıp bu geceyi kendime ayırmaya karar verdim. Ne mi yaptım? Önce hafif müzik açtım fona, salondaki kanepeme uzanıp battaniyemi çektim üzerime ve sonra başladım sayfaları çevirmeye… Her sayfa bir sonrakini okumaya itiyordu beni… Paulo Coelho yine akıcı yazım diliyle, 20. yüzyıl…

Devamı...

Moda’da meyhane içinde ayazma: Aya Ekaterini!

Moda sahili bir çoğumuzun uğrak yeri… Mesela benim çocukluğum da burada geçti. Ali Usta’dan dondurmalarımızı kapıp, Moda Parkı’nda oynamaya giderdik. Ailelerimiz manzaraya karşı çaylarını yudumlarken biz de salıncakların tadını çıkarırdık. Şimdi kızımla beraber geliyoruz. O günden bu yana çok da değişmediğini görmek az da olsa umutlandırıyor beni… Bugün yepyeni bir yer keşfettim Moda’da… Evet, çookkk uzun bir zamandır burası hayatımın bir parçası olmasına karşılık, hala bilmediğim bir yeri olduğunu görmek oldukça şaşırtıcı oldu benim için… Tarihi Moda İskelesi’ne doğru inerken sağda Moda Park Lokantası, birçoğumuzun bildiği adıyla Koço, kurulduğundan bu…

Devamı...

Evde boş vakitlerinizde ne yapıyorsunuz?

Kendiniz için bu soruya vereceğiniz yanıt sizi tatmin etmiyorsa size bir önerim var…  Hem de gerçekten size yaratacağı iç huzur ölçümlenemez türden… Bir süre önce “Karanlıklarının gözü olmaya ne dersiniz?” adıyla yazdığım yazıda görme engelliler için Altı Nokta Körler Derneği’nde kitap okuyabileceğinizden bahsetmiştim. Bu yazıdan sonra birçok kişi benimle iletişime geçti. Kimisine yeri uzak geldi, kimisi şehirlerinde okuma alanları olmadığından bahsetti, kimisi küçücük bir odada oturup kitap okuyamayacağını söyledi. İki seneyi aşkın süredir görme engelliler için kitap okuyorum. Bir sene dernek çatısı altında okumalarıma devam ettim. Son bir yıldır da Boğaziçi Üniversitesi…

Devamı...

Antalya Köprülü Kanyon’da Rafting ile köpüklü sulara…

Toros dağlarından doğup, doğa harikası Köprülü kanyondan geçen Köprüçay Irmağı’nda rafting yapmak için yollardayız bu sefer de… Yaklaşık 14 km’lik bu parkurda rafting yaparken nefes kesici doğanın da tadını çıkartıyor olmak ayrı bir keyif… Her yaştan insanın deneyimleyebileceği bu rota güvenli ve eğlenceli… Rafting hizmeti veren firmalar nehrin kenarında konumlanmış. Duş, giyinme alanları kendi alanlarında mevcut. İlk önce küçük bir eğitim alıyoruz konusunda uzman kişilerden… “Botun neresine oturmalıyız, küreği nasıl tutup çekeceğiz, alacağınız komutlar şöyle olacak, suya düşerseniz şöyle müdahale edeceğiz” diye… Sonra onar kişilik gruplar oluşturuluyor. Can yeleği ve…

Devamı...

Uçmayı seviyorum! Ölüdeniz Babadağ Atlayışı…

Sanırım artık yeni bir hobim var: Uçmak! Geçen yıl Tekirdağ Uçmakdere’de paraşüt atlayışı ile “Merhaba!” demiştim gökyüzüne… Sonra Las Vegas’da yaptığım skydive ile heyecanın uç noktalarına yaptığım yolculuk… Ve şimdi de Ölüdeniz Babadağ zirveden paragliding… Sabahın erken saatlerinde Ölüdeniz merkezdeyiz… Hedef Babadağ zirve… Dar yollarda aracımız ilerlerken alttaki manzaranın küçüldüğünü görmek gözlerimde sinsi bir gülümseme yaratıyor tabii… Zirvedeyiz… Atlayış alanı Tekirdağ’dan biraz farklı… Orada boşluğa doğru koştuğumuz alan daha genişken burada oldukça kısa bir mesafedeyken havalanmış olmamız gerekiyor ki öyle de oluyor… Sabah gün doğumunu karşılıyoruz gökyüzünde… Ve evet oldukça…

Devamı...