Zamanı durdurmak için Prag…

Prag demek… Sanat demek, tarih demek, edebiyat demek, kültür demek… Bu şehri iki güne sığdırmayın sakın demek… Yolunuz Prag’a düştüyse eğer sokaklarda vakit geçirmeye mutlaka zaman ayırın… Benim gibi çıplak ayak dolaşın sokaklarında… Hissedin taşlarda şehrin büyüsünü… Eminim yürüdüğünüz yer, başınızı kaldırdığınızda gördüğünüz her noktada kendinizden birşey bulacaksınız… Otelden çıkar çıkmaz Karlovy Köprüsü‘nde bulun kendinizi… Dedim ya Prag demek geçmiş demek, köprünün üzeri sıra sıra klasik heykellere dolu. Bu köprüyü baştan sona gezin. Hem de hem gündüzünü, hem gecesini yaşayın. Yaşayın ki, şehrin silüetinin her halini görün… Altından geçen teknelerin süzülüşünü…

Devamı...

Prag’da hayat ile ölüm arasındaki denge: İşkence Müzesi

Bir ülkeyi gezerken hepimizin gittiği yerleri elbet ben de geziyorum ama sadece onlar yetmiyor bana… Bu da onlardan biri… Prag’ı gezerken her gün önünden geçtiğim İşkence Müzesi’nin içini girip merakımı gidermem gerekiyordu. Çılgın bir deneyime hazırdım, evet… Old Town Square’den Charles Köprüsü’ne doğru giderken, tabelaları takip edip köprüye gelmeden pasaj gibi bir yerin içindeki bu binayı bulabilirsiniz. Bina diyorum çünkü, birkaç katlı bir yer ve “müze” burası için doğru bir kelime mi emin değilim…  Ortaçağ döneminden kalma işkence ve öldürme yöntemleri sergileniyor burada. Bu akla hayale sığmayan ölüm aletlerinin bir zamanlar uygulandığını düşünmek bile tüyler ürpertiyor.…

Devamı...

İskelet Müzesi, katedralleri ve huzurlu sokaklarıyla Kutna Hora!..

Bir kasaba düşünün… Dingin, akşamüstü oldu mu elin ayağın çekilip sokaklarında kimseciklerin kalmadığı… Ya da yamaçtan uzanan bir manzara düşünün mesela; küçük küçük evlerin olduğu, ağaçların arasından tren yolunun aktığı… Kasabanın tek oyun parkının salıncağında gökyüzüne doğru uçarken kahkahalarıyla renklenen çocuklar hayal edin… Katedraller, kiliseler, köprüler, heykellerle bezeli muhteşem bir tarihin adım mesafesinde olduğu ya da…. İşte Kutna Hora! Prag’a yaklaşık 1 saat uzaklıktaki Kutna Hora’ya giderken araç kiralamayı tercih ettiğimizden, yol üzerinde istediğimiz yerde durma fırsatı da yakaladık. Bu sayede aynı gün hem buraya hem de Terezin Toplama Kampı‘na da…

Devamı...

Nazım’ın ruhuyla Kavarna Slavia!..

Kavarna Slavia’dayım… Benim için anlamı bir başka… Çok sevdiğim şair Nazım Hikmet’in burada yaşadığı süreçte şiirlerinin bir bölümünü bu gotik kafede yazdığı söyleniyor çünkü… Narodni Caddesi’nin tam köşesinde 1881 ‘den beri var Kavarna Slavia. Yorucu bir günün ardından otele gitmeden evvel uğrayıp, hem o dillere destan ambiansını yaşamak istiyorum hem de leziz tatlılarını damağımda dolaştırmak… Aslında saat 21.00’u geçtiğinden biraz da kaygı var içimde açık mı acaba diye… Dışarıya vuran piyanonun tınılarını duymak rahatlatıyor beni… İçeriye adımımızı attığımızda büyük bir sürpriz bizi bekliyor. Notalar bizim çok da aşina olduğumuz “Katibim”i çalıyor!…

Devamı...

Terezin Toplama Kampı… İnsanlıktan utandığım yer…

Prag’ın yaklaşık 60 km dışında; Terezin’deyiz… Asıl adıyla Küçük Hisar… Havanın ılıman iklimi bile buradaki soğuk havayı yumuşatmaya yetmiyor. Gelmeden buranın sıkıntılı bir yer olabileceğini tahmin edebiliyordum ama daha en başta dışarıda sizi karşılayan mezarların varlığı bile bakışlarımı karartmaya yetti… 18.yy’ın sonlarına doğru kuruluyor Terezin. Başlangıçta zindan olarak kullanılmış. Çek ülkelerinin 1939’da işgalini takiben Nazi terörü nedeniyle bütün hapishaneler dolmuş ve burada Prag Gesteposu’nun cezaevi kurulmuş. Savaşın sonuna kadar yaklaşık 5.000’i kadın olmak üzere 32.000 tutsak bulunmuş burada. Evet tutsaksınız ve bir de üstüne Yahudi iseniz kaderiniz içler acısı… Özellikle…

Devamı...