Kutsal gölü ile Pushkar…

Kutsal gölü ile Pushkar...

Yine bir tren yolculuğu… Hindistan’da trenle seyahat konusunda usta oldum. Sabah 04.45 kalkış, 05.30 hostelden çıkış… 07.30’ta hareketle yaklaşık 3 saatlik nispeten kısa bir yolculuğumuz var. Gittikçe bindiğimiz trenlerin konforu azalsa da bu seferki bir başka… Kapısı, penceresi açılabiliyor mesela, buna da şükür️ 🙂 Ve en sevdiğim… Rüzgar… Giden trenin kapısından sarkıp yüzümü yaladıkça benim gözlerimde yine çiçekler açıyor… Tren Ajmer’e kadar gidiyor. İstasyonlarda sigara içilmiyor, içenlere de baya kızıyorlar. Raylara inip temizlik yapan insanlar dikkatimi çekiyor… Ajmer’in manzara tepesinin haricinde gezilecek pek de önemli bir yeri olmadığını öğreniyoruz. Ha…

Devamı...

Pembe Işıltı… Jaipur…

Pembe Işıltı... Jaipur...

Kendini çevreleyen surlar arasındaki Pembemsi Şehir Jaipur… Tarihi doku yüzyıllar boyunca bu kadar mı güzel korunur! Sanki film setinde geziniyormuşuz hissiyle dolu, kendine hayran bırakıyor Jaipur… Sabah Agra’da Tac Mahal’in büyüsü ile güne merhaba dedikten sonra, Jaipur için yola çıktığımızda yol üzerinde bir başka su kuyusu olan Baori At Abhaneri‘ye girdik. Delhi’de gezdiğimiz Agresen ki Baori’den sonra burası da bir başka bir güzellikti. Ben bu baorileri pek sevdim 🙂 Çok mistik bir hissi var bence… Delhi’de gezdiğimizde de benzer hisler yaşamıştım, burada da benzeri oldu. Zamansızlığı, aşkı, yokluğu, gücü, sanatı… var olmayı……

Devamı...

Hindistan deyince… Agra, Tac Mahal’deyim…

Hindistan deyince... Agra, Tac Mahal'deyim...

Sabah neredeyse gün doğumuyla Agra’dayız. Tac Mahal’e yürüme mesafede bu gece kalacağımız hostelimiz…. Güzel bir bahçesi, bahçesinde de keyifli bir kafesi var… Ve cafesinin adı Rumi! Evet yanlış okumadınız Rumi… Incredible India! Duvarındaki dev Mevlana kendi kültürümüzü hatırlatıyor bana… İşletmeci Türkiye’den geldiğimizi öğrenince hemen Mevlana’nın cafenin duvarını kaplayan görselini gösteriyor bize gülümseyerek… Sonradan da birçok yerde karşılaşacağımız gibi burada da Mevlana, saygı duyularak anılıyor… Kahvaltı yapıp biraz dinlendikten sonra bugünün ilk durağı Agra Fort… Kale, saraycıklar bütününden oluşuyor. Her yeni kral geldiğinde yeni bir fort yapılıyormuş burada. Agra’da rehberimiz Asif Fort……

Devamı...

Yaşam ile ölüm arasındaki çizgi… Varanasi!

Yaşam ile ölüm arasındaki çizgi... Varanasi!

Varanasi, Delhi’den sonra beni şaşkına çeviren yer… Daha trenden iner inmez bir kaosun içinde buldum kendimi… Tuktuğa atlayıp hostele doğru giderken sağdan soldan giren rikşalar, motorlar, arabalar, insanlar, hayvanlar… ne varsa sokakta sanki öne geçen kazanır, kornayı basan yolun sahibidir misali… Hostelimiz şehrin tam göbeğinde… Harika… Yürüyerek keşif en sevdiğim… Burası Delhi’den çok farklı! Sanki daha da kalabalık, daha bi pis ve rengarenk… Varanasi’deki hostelimiz Zostel Varanasi… Kaldığımız oda 4 kişilik ama sadece biz varız odada… Güzel tarafı bu sefer tuvalet odamızın içinde, bu kaldığımız yerler için bir lüks! Bir duş…

Devamı...

Hindistan’ın kalbi Delhi…

Hindistan'ın kalbi Delhi...

Delhi’nin her zaman Hindistan’ın kalbi olduğu söylenir. Geçmişi en az 1.000 yıla dayanıyor. Durum böyle olunca da eski ile yeni içiçe… Delhi’de üç gün geçirdim… Hindistan’ın ‘ilk’leriyle karşılaşma yerim oldu Delhi… Birçok inanışa dair ibadet yerini ve onların kültürlerini görmek, acı olmadığını söylemelerine karşılık dudaklarımı uyuşturan sokak yemeklerini tatmak, ilk hostel deneyimimde 15 yaşımdan sonra ilk defa ranzada yatmak, keşmekeş, korna ve bol insanla dolu sokaklarında onlarca kilometre yürümek, insanların giyimlerinden aksesuarlarına inanışların izlerini gözlemlemek… Sabahın ilk saatleriyle Delhi’deyim… Malum uçak biletleri pahalı olunca seçilen firma Indigo oldu. Hindistan’a ait bir firma…

Devamı...

Amsterdam’da ücretsiz yapabileceğiniz keşifler…

Amsterdam'da ücretsiz yapabileceğiniz keşifler...

Amsterdam’a geliş nedenimiz aslında pek de turistik değildi… Cenk’in işi dolayısıyla beş günlüğüne Amsterdam’a gitmesi gerekiyordu. Avrupa’yı çok da sevmediğimi her fırsatta söylerim ama eğer burada bir yere gideceksem o noktada Hollanda hep ilk sırada geliyordu. Buranın özgür ruhunu hep içinde görmek istemiştim ve bu fırsatı kaçıramazdım. Hummalı ve biraz da sıkıcı geçen vize sürecinden sonra ben de takıldım Cenk’in peşine… Vize sıkıcıydı çünkü önceden 6 ay vizem olmasına rağmen 5 hafta tek giriş! verdiler sağolsunlar…)  Neyse plan şöyleydi; Amsterdam’a ayırdığımız 9 günümüz vardı. Hafta sonu ve akşamlar Cenk’le plan…

Devamı...