Kabul’den Destek’e…

Kabul'den Destek'e...

“Yüzyıllar boyunca insanlar çemberlerin cazibesine kapıldı, çember gördükleri yerlere anlam yükledi. Gezegenlerin güneşin etrafında sonu gelmeyen dönüşünden, saatin kollarının hareketine ve basit bir alyansa kadar. Bir çemberin insanın hayatını nasıl etkileyebileceğini en iyi ben bilirim. Ya da ölümünü… Celladın ilmiği de bir çember değil midir?”  Outlander  Katıldığım inzivanın son gününde ortaya serilen dairenin etrafında kapalı duran kartlardan birini seçebileceğimiz söylendi… Seçtiğim kart “Destek”ti… Geçen inzivada da benzer bir çalışma yapmıştık ve o zaman seçtiğim kart geldi gözümün önüne; “Kabul”… Analitik kafamı bilen bilir… Görmediğimi, dokunamadığımı sorgularım bolca… Spritüellik ve ben…Immm hala uzak…

Devamı...

Sağlıklı Beslenme Sürecim

Sağlıklı Beslenme Sürecim

Sağlığım için bir yatırım yapmak istedim ve altı aydır fonksiyonel besleniyorum. Bu sayede hem besin çeşitliliğim değişti hem de besinlere bakış açım… Ve neler oldu neler, başlıyorum 🙂 Öncelikle bunun için uzman desteği aldığımı söylemeliyim. Diyetisyenim Ezgi aynı zamanda doktor biyokimyager ve fonksiyonel beslenme uzmanı… Eh… yakın arkadaşım olduğunun da avantajıyla; her soruma, her şımarıklığıma, her bilmezliklerime de sabırla yaklaştı… Öncelikle güncel tahlillerimi istedi Ezgi… Rutin beslenmemi izledi bir süre; hatta biraz da diktatör her öğünümü fotoğrafladım uzun bir süre, tek tek 🙂 Sonrasında tahlil sonuçlarım, sevdiklerim-sevmediklerim, yaşam şeklim, alışkanlıklarım;…

Devamı...

80’lerde çocuk 90’larda ergen olmak…

80'lerde çocuk 90'larda ergen olmak...

Biraz nostalji yapalım dedim 🙂 Yazarken beni hala heyecanlandıran şeyler olduğu gibi, hüzünlendiren, gülümsetenler de oldu… Zamanı durdurmak mümkün değil… Ama ben bu dönemleri hakkıyla yaşayanlardanım sanki… Eğer 80’lerde çocuk, 90’larda ergenseniz bakalım siz ne hissedeceksiniz? Haydi başlıyorum… – Okul çantası yerine asker çantası kullanıp, üzerine rozetler takıp tükenmez kalemle yazılar yazmak… – Okulun son gününde okul gömleğinin üzerine gazlı kalemlerle hatıra notları yazmak… – İlk özel kanalın açılışına denk gelmek… – Televizyonun eve alınmasının mutluluğunu yaşamak… Gece yarısı İstiklal Marşı ile televizyonda uçuşan milyonlarca sineği izlemek, sesi açmak için…

Devamı...

Anadolu’nun Tok Yürekli Esnafları

Anadolu'nun Tok Yürekli Esnafları

On günlük hızlı mı hızlı bir geziyle Güneydoğu, Doğu Anadolu, İç Anadolu’yu şööyle bir gezdik geldik arkadaşlarımla… Corona döneminde o kadar kapattım ki eve kendimi sosyalleşmek gerçekten bir ihtiyaca dönüşmüştü benim adıma… Özellikle Doğu Anadolu daha önce dokunmadığım topraklardı… O uçsuz bozkırlara hayran kalmamak imkansız… Beni aldı başka yerlere götürdü. Ama bugün o değil konum… Yazılarımı takip edenler bilirler. Gezdiğim gördüğüm yerlerde öyle herkesin gittiği yerlere tik atmak değildir önceliğim… Girilmeyen sokakları adımlamayı, yemek yemekten ziyade orayı işleten, oraya yemeğe gelen insanları izlemeyi, sohbet etmeyi severim. Bugün biraz onlardan bahsedeceğim…

Devamı...

“Son Urartulu” Mehmet Amca

"Son Urartulu" Mehmet Amca

Sizi Mehmet Amca ile tanıştırayım. Kendisi Van Çavuştepe Kalesi’nin bekçisi… O “Son Urartulu” olarak da tanınıyor. Mehmet Amca, Mehmet Kuşman, askerden döndüğünde kalede arkeolojik kazılar başlatılmış. Profesör ona bekçilik teklif ediyor ve o da kabul ediyor. Kazılar sırasında bir kitabeye rastlıyorlar. Profesör, Mehmet Amca’ya “Bir kitabe bulduk kazılarda ama bunları kime okutacağız” diye sohbet ederken, Mehmet Amca “Siz profesörsünüz, siz okuyamaz mısınız” der. O da bunun kendi branşı olmadığını, Sümerologların alanı olduğunu söyler. “Hocam peki ben öğrenemez miyim” deyince, profesör güler ve “Sen ilkokul diplomanla bunu okuyamazsın” der. Mehmet Amca…

Devamı...

Busece yoga…

Busece yoga...

Uzunca bir süredir yoga hayatımda… Hindistan’a gitmeden evvel başlamıştım. Oraya gitmemde etkisi oldu mu sanmıyorum ama, kültürünü, yaşam biçimini, etiklerini, değerlerini yerinde görebilmem bende çok şeyi değiştirdi… Yoga hayatıma girdiğinden beri bakış açımda önemli açılımlar yaptığımı fark ediyorum. Mindfulness ile hayatıma nasıl bakabileceğimi… An’da kalmak denen şeyin bildiğim “her anın tadını çıkart” tan aslında bambaşka birşey olduğunu gördüm, görüyorum. Zor bir süreçten geçiyoruz dünya olarak… Benim de yorgunluklarım var; hem zihnimde hem bedenimde… Dengelemek için kendime zaman ayırıyorum bedenimi dinlemek, hislerime tanık olabilmek dileğimle… Yoga pratiklerine başladıktan sonra bilgilerimi derinleştirmek…

Devamı...