Lefkoşa, Mağusa ve Hayalet Şehir Maraş…

Üç yıldır baharı Girne’de karşılıyoruz. Bu sene bahar yetmez yazını da görelim deyip ikinci bir kaçamak yaptık… Her ne kadar Rum kesiminde sıcak nedeniyle turuncu kod* verilmiş olsa da bize sıcak işler mi hiç; aslanlar gibi yollardayız yine… Tatil köyüne gitmemize karşılık tesisin duvarları arasına sıkışmadık ve kızımla çıktık yeni yerleri keşfe… İlk istikamet… Lefkoşa… Öncelikle küçük bir bilgi; Girne’den Lefkoşa’ya dolmuşlar kalkıyor ve fiyatları da oldukça uygun… Yolculuk yaklaşık yarım saat sürüyor. Gezilebilecek birçok yer merkezinde ve anlatacaklarımın bir bölümüne yürüyerek ulaşmak mümkün… Ancak bazıları için taksi, araç kiralama…

Devamı...

Girne’de bahara merhaba…

Bahara geçerken Girne’yi seviyorum. Herkesin bir nedeni var buraya gelmek için… Kimisi deniz, kimisi kumar derken, bense sanırım karış karış sokaklarını gezmek, nefesini içime çekmek için geliyorum Kıbrıs’a… Dakikalarca bulutların dans edişini izliyorum… Dalgalar sahile çarparken tuzlu suyun yüzüme tane tane düşüşünü seviyorum… Bir dünya sıra beklememe karşılık sahildeki pamuk şekerciden aldığım o kocaman pufidik tadın ağzımda kayboluşla eğleniyorum.. Yeni açan çiçekler Kıbrıs’ı renklendirirken sokakları bir başka güzel… Şehrin kalbinin sokaklarında olduğuna inananlardanım biliyorsunuz. Onun için ayaklarımız acıyana kadar şehrin her tarafını yürümeye çalışıyoruz gittiğimizde… Eee yürümeden şehri nasıl içinize sindirirsiniz? Sokaklarda korna sesi olmadığını fark…

Devamı...