İnsan bir kayıptan sonra çoğu zaman kendini bu sorunun içinde buluyor: Hatırlamak mı daha zor, yoksa unutmak mı? İlk zamanlarda sanki hatırlamak ağır geliyor insana. Bir an, bir ses, bir cümle, hiç beklemediğin bir anda karşına çıkıyor ve seni olduğun yerden alıp başka bir zamana götürüyor. O yüzden insan bazen unutmak istiyor. Daha az düşünmek, daha az hissetmek, biraz daha rahat nefes alabilmek. Ama zaman geçtikçe bu sorunun cevabı dönüşmeye başlıyor. Çünkü bu kez de başka bir şeyle karşılaşıyorsun: Hatırlayamamakla. Bir süre sonra bazı detayların silinmeye başladığını fark ediyorsun. Sesinin…
Devamı...Etiket: YAS EŞLİKÇİLİĞİ
Ölüm ve Yas Doulalığı eğitiminden bugüne…
“2022’in Aralık ayını hepimizin söylemekten dahi kaçındığı ölüm ve yasa dair bir calışmanın içinden geçerek tamamladım. Konu, ölüm ve yas doulalığıydı (eşlikçiliği)… Deneyimlerinden biliyorum; anlatması, konuşması, yaşaması zor konular… Kapıları tek tek aralayıp, kendi iç dünyamın derinliklerinde neler oluyor diye gezinirken, kendi yaslarımın tekrar uyanışına tanıklık etmek, bugüne kadar yas olarak adlandırmadığım yaslarımı bir bir misafir ederkenki şaşkınlığım, bu süreçten geçerkenki farkındalıklarım ve şimdi ölüme ve yasa eşlik edebileceğim insanlarla temasım konusundaki merakım… “Herkes cennete gitmek istiyor ama kimse ölmek istemiyor” diye bir cümle okumuştum yakınlarda… Ben de korkuyorum ölümden…
Devamı...Halka Teorisi
“Halka Teorisi” hiç kulağına çalındı mı? Hem yas sürecindekileri hem de yas sürecindeki kişileri destekleyenleri kapsayan bir teori… Durum Halka Teorisi’nde içiçe geçmiş halkalarla anlatılıyor. Merkezdeki noktayı teşhis almış kişi ya da kayıpla yasta olan kişi olarak düşünebilirsin. Bu kişi durumdan en çok etkilenen kişidir. Genellikle merkeze en yakın halkayı partneri, çocukları ve yakın ailesi; merkezden uzaklaştıkça yakın arkadaşları, iş arkadaşları, komşuları ve en sonra da tanıdıklarının halkaları eklenir. Merkezden uzaklığınız yakınlığınla belirleniyor. Olması beklenen durum; dış halkaların iç halkaları desteklemesi. Dıştaki halkaların, iç halkaları atlayarak direkt merkezi desteklemeye çalışmasıysa…
Devamı...Yasımla Yürüyorum
Yasımla Yürüyorum etkinliği için 20 Mayıs 2023 Cumartesi günü 11.15’te Büyükada Şehir Hatları İskelesi önünde buluşuyoruz. Ormana giriş öncesi yapacağımız bilgilendirme sonrası yürüyüşümüz başlayacak. Dinleneceğimiz ve çemberimizi yapacağımız alana kadar yürüyüşümüze sessizliğimiz eşlik ediyor olacak. Bu buluşma ile dileğim, yasımızla birlikteyken doğayla bağlantı kurmak, doğanın bizi desteklemesine ve tutmasına izin vermek. Bununla birlikte, yaşamlarımızın kederin etrafında büyüyebildiğini hissetmek. Sessizlik alanında beraber yürürken doğanın döngüsüne tanık olmayı ve yaslarımızla baş başa kalabilmeyi umuyorum. Yürüyüş sonrasında birlikte çembere oturacağız. Yasımızın bir ucundan tutup çember adabıyla birbirimizi açık, nazik ve yargısız bir yerden…
Devamı...Anneler Günü Kapıda
Anneler günü yaklaşıyor… Televizyonda reklamlar, vitrinlerde anımsatıcılar, her yer “anne” diye bağırıyor. Peki sizin içinizde bunun yankısı nasıl? Evet, bu durum farklı farklı birçok yası tetikliyor olabilir içinizde… Kaybettiğiniz mükemmel anneniz, çocuklarınızın annesi, çocuğunuzun kaybı, anne karnındaki kayıplarınız, anne gibi özel hissettiğiniz birinin kaybı, annenizi paylaştığınız kardeşinizin kaybı, evlat edinilmelerle ilgili yaşananlar ve veya bambaşka kayıplar… Mayıs ayındaki bu gün, belki de birçok insan için görünmez olmak istediği bir gün olabilir. Böyle zamanlarda kendimize yapılabileceğimiz en güzel şey özşefkat. Yaşadığın şey hiç de kolay değil. Kendine iyi davranman elbette ki…
Devamı...“Doğa”daki döngünün “doğal”lığı…
“Doğa” ve “doğal” kelimelerinin birbirine yakınlığını düşünerek güne başladım bugün. Birçoğumuz yoğun iş temposundan sıyrıldığı ilk an kendini doğaya atma çabasında öyle değil mi? Ben de kurumsal bir firmada çalışıyordum ve hafta sonu geldi mi ya Polenezköy’deki ormanda saatlerce yürürken buluyordum kendimi ya da Şile’ye gidip deniz kenarında iyotu içime çekerken. Bazen motorla giderken yüzüme vuran rüzgar beni alıp götürüyordu, bazen de ateş başında kıvılcımlarım çıtırtısı… Şimdi ise yaşadığım yer, yaptığım iş izin verdiğinden istediğim her an doğayla buluşabiliyorum. Evimin yakınındaki ormanda yerde oturup denizi izlerken ayakkabılarımı çıkarabiliyor, yağmur yağdığında…
Devamı...