Deliklikaya Şelalesi’nde ‘su’ gibi olmak

Vadilerden Zirvelere Artvin

Artvin seyahatimde Deliklikaya Şelalesi’ne gittiğimden bahsetmiştim. Ama oradayken neler hissettiğimi yazmamıştım. Aracımızı park ettikten sonra şelaleye varmak için bir süre yürümemiz gerektiğinden yeşilin gücü ve yürüyüş parkurumuzu takip eden derenin eşliğinde doğa ile uyumlanmamız hızlı oldu. Şelalenin ismi doğal oluşumundan kaynaklanıyor. Dağlardan akan su kayaya daire şeklinde koca bir oyuk açmış oradan akıyor, biz insanlara da bu güzelliği seyretmesi kalıyor. Ama bu yazıda bahsetmek istediğim sadece bu seyir halinden öte bu gördüklerimin bana işte tam o an’dayken düşündürdükleri… Yaklaşık beş aydır bir eğitim alıyorum Cem Şen’den, hatta önümüzdeki hafta son…

Devamı...

Vadilerden Zirvelere Artvin

Vadilerden Zirvelere Artvin

Fırtına Deresi’nin kenarında geçen mis bir sabahın ardından bu yolculuğun en en merak ettiğim yeri olan Artvin’e doğru direksiyon başındayım. Bu sınır şehrine ilk defa adım atacağım için çok heyecanlıyım. Ve evet, bugün Cenk’in doğum günü ve O’nun bu günü hep gülümseyerek hatırlamasını istiyorum. İlk durağımız Arhavi… sahilde sabah kahvemizi içtik. Ne kadar modern ne kadar Atatürk diye bağıran bir yer burası. Güleryüzlü insanlarınla sabah sabah mutlu ettin bizi Arhavi.   Sonra Mençuna Şelalesi‘ne doğru çizdik yönümüzü. Ya gerçekten anlatılmaz yaşanır bir doğası var bu bölgenin. Camları sürekli açıyoruz arabayla giderken ağaçların…

Devamı...

Çay Kokulu Rotalar: Rize

Çay Kokulu Rotalar: Rize

Cenk’in doğum günü vardı geçtiğimiz günlerde. Özel bir yaş olunca, özel bir hediye vermek istedim ona. Birkaç alternatifli bir liste verdim, “hadi seç, doğum gününde onu yapalım” dedim. Bir ay bekletti beni. Tekrar tekrar ne yapmak istediğini sorduğumda ise bu alternatiflerin hiç birini istemediğini, doğada zaman geçirmek istediğini söyledi. Hemen iki alternatif daha ekledim listeye… Ya kamp yapalım ya da Karadeniz’e gidelim dedim. “Aslında güzel olur, Karadeniz’e gidelim” dedi. Karadeniz derken bir anlamı vardı çünkü onun için. Cenk’in dedesi orada bir köyde doğmuş. Genç yaşlarında İstanbul’a gelmiş, babası da bilmiyormuş hiç…

Devamı...

Bir İstanbullu Gözünden İzmir’de Yaşam

Bir İstanbullu Gözünden İzmir'de Yaşam

  Hani bir yarışma vardı eskiden… “100 kişiye sorduk 75’i dedi ki…” lerle başlardı sorular… İşte ben de sorsam İstanbullara; “Elinde fırsat olsa nerede yaşardın?”, birçoğu “Yolumu bir gün Ege ile buluşturacağım” der… Bunun farklı cevap versiyonları da var…”O yer mutlaka İzmir olacak”… “Emekli olunca bir Ege kasabasına yerleşeceğim”… gibi gibi… Yeni bir yaşam için İzmir’i denemek isteme nedenlerimizde, bizde de bu düşüncelerin bir bölümü vardı. Bunlara ek başka meraklar da zihnimizde dolanıyordu. Bu yazıda işte bunlardan bahsetmek istedim… Ne hayal ettik, nelerle karşılaştık? İzmir anlatıldığı gibi mi? Dışarıya yansıtılmayan…

Devamı...

TransMysia’da kalan günler… Gözlemlerim…

TransMysia ilk iki gün...

3. Gün: Maksempınar – Akçalar Gece soğuk gerçekten zorladı. Dedikleri gibi çiğ yağdı, çadırın içi bile ıslaktı. İçlik, polar vs hak getire, içim dondu. Erken saatlerde ayaktaydık. Çiftliğin sahipleri de akşam dedikleri gibi 8:00 gibi geldiler. Altı erkek ve biz açma, simit, taze ekmek, yumurta, domates, pekmezden oluşan mükellef bir kahvaltı yaptık. Sohbet sırasında daha önce altmış kişilik bisiklet grubunun buraya geldiklerini gördüklerini ama daha önce hiç yürüyene denk gelmediklerini söylediler, pek bilindik bir trekking parkuru olmadığını biliyorum da yol üstündeki insanların da bi’ haber olması ilginç geliyor. Sofra muhabetinin…

Devamı...

TransMysia ilk iki gün…

TransMysia ilk iki gün...

Misi Köyü’ne varış… Bursa’dan iki aktarma ile TransMysia parkurunun başlangıç noktası olan Misi Köyü’ne geldik. Sırt çantaları üzerimizde, hem rota konusunda destek veren Osman ile tanışmak hem de aklımızdaki diğer sorular için belediyenin ofisine gittik önce. Osman buluşuruz demişti ama izne ayrılmış bu hafta. Öyle olunca aynı konuları Irene Hanım’a anlatmak durumunda kaldık. Özellikle ilk gecemiz konusunda da destek verdi sağolsun. Ondan sonrası günler, Osman’la gitmeden önce yaptığımız görüşmelerde anlattığı kadar basit geçmedi açıkçası, ilerleyen günlerde anlatacağım. Çantaları ofise bırakıp hem köyü keşfedelim hem de çadır atabileceğimiz bir yer var…

Devamı...