Busece yoga…

Busece yoga...

Uzunca bir süredir yoga hayatımda… Hindistan’a gitmeden evvel başlamıştım. Oraya gitmemde etkisi oldu mu sanmıyorum ama, kültürünü, yaşam biçimini, etiklerini, değerlerini yerinde görebilmem bende çok şeyi değiştirdi… Yoga hayatıma girdiğinden beri bakış açımda önemli açılımlar yaptığımı fark ediyorum. Mindfulness ile hayatıma nasıl bakabileceğimi… An’da kalmak denen şeyin bildiğim “her anın tadını çıkart” tan aslında bambaşka birşey olduğunu gördüm, görüyorum. Zor bir süreçten geçiyoruz dünya olarak… Benim de yorgunluklarım var; hem zihnimde hem bedenimde… Dengelemek için kendime zaman ayırıyorum bedenimi dinlemek, hislerime tanık olabilmek dileğimle… Yoga pratiklerine başladıktan sonra bilgilerimi derinleştirmek…

Devamı...

Hayata zorunlu mola… Corona…

Hayata zorunlu mola... Corona...

Ben ki bir gün evden çıkmasam vırvırlanırım ev bana göre değil diye… Ada’ya geleli bir yıl oldu ve baya bir azaldı aslında bu durum… Sanırım şehir hayatıymış bana ağır gelen… Ada’da yaşıyoruz ama neredeyse her gün geçiyordum İstanbul’a, hep bir iş güç vs … Şimdi haftalardır evdeyim(z)… O bilim kurgu filmlerinin yansımasına döndü hayatımız… ve o filmlerin iki saat sonra biteceğini bilirken biz daha ucunu bile göremedik yaşadığımız durumun… Bana en acı verense insanların acılarının akşam 19.00 sularında çıkan istatiksel rakamlardan takip ediliyor olması… kayıplara mı üzüleyim, hasta olup atlatıp…

Devamı...

Büyükada’da yeni yaşamım…

Büyükada'da yeni yaşamım...

Dördüncü mevsimi geçiriyoruz Ada’da… Buralı olmak 17’li yaşlardaki hayalimdi… 20’li yaşlarımda artık kendi evime çıkma aşamasına gelmiştim ki, İstanbul’da büyük deprem oldu… Adalardaki evler güvensiz söylentileri ile birlikte benim hayal tam da ucuna gelmişken puff deyip uçtu, gitti… Sonra mı? Sonrasında “bilgili turist” oldum. Beyaz yakalı dönemimde bankada bir sunum mu yapmam gerekiyor? Koş Ada’ya, vur kendini ormana, yap provalarını… Doğum günü kutlaması mı var? Ara Burgaz’da sevdiğin balıkçıyı, çek iyotu, ye güzel mezeleri… Keyifsiz miyim? Al kitabını, atla vapura, yayıl ağaçlardan birinin altına… Yaz-kış fark etmez ama favorin ne dersen kışın…

Devamı...

Benim sukkulent dünyam…

Benim sukkulent dünyam...

Yedi aydır gittiğim bahçe Bahçe Bakımı eğitimi tamamlandı. Eğitim sonunda aldığım belgeye göre artık özgeçmişime “Bahçıvan” mesleği de eklendi 🙂 Pratikte böyle olsa da yeşilin teorik dünyasına girdiğimden beri bir derya içinde yüzdüğümü farkındayım, bu nedenle doğada “oldum” demek çok iddialı… Ve ben de “oldum” demeyenlerdenim. Teorik, pratik dersler derken bu yıl önemli bir zamanımı bitkilerin dünyasına ayırdım, ayırıyorum da… Büyükada’ya taşınmamızla birlikte artık bir bahçemiz de var. Böylece deneysel çalışmalar için ufak da olsa bir toprağım bile oldu geçen bu kısa zaman içinde 🙂 Detayları sonra yine anlatırım, çünkü…

Devamı...

Begijnhof…Amsterdam’ın kalbindeki huzur bahçesi

Begijnhof...Amsterdam'ın kalbindeki huzur bahçesi

Bir yeri turla gezmenin avantajları da var, dezavantajları da… Turlar armut piş ağzıma düş açısından pek güzel… Ama birilerinin sürelerine bağlı kalmanın çok da hoşuma gittiğini söyleyemeyeceğim. Amsterdam’ı gezerken saat, mekan bağımlılığım olmadan, üstüne tek gezmenin avantajlarını da pek bir güzel oldu… Cenk’in işe gömüldüğü sıralarda ben de Amsterdam sokaklarını yürüyerek keşfetmenin keyfini yaşıyordum… Yok merak etmeyin onu ihmal etmedim elbet… Gün içinde nereyi en çok beğendiysem akşam iş çıkışı oraya birlikte tekrar gittik… Sokak aralarında en en sevdiğim yerlerden biri de  Begijnhof oldu… Begijnhof, Amsterdam’ın en güzel ve önemli yapılarından bazılarına ev…

Devamı...

Taştan Kent – Poçitel…

Taştan Kent - Poçitel...

  Neretva Nehri’nin yanında yerleşmiş bu taş kent Unesco Kültür Mirasları listesinde… Poçitel,  Osmanlılar’ın sınır kasabasıymış zamanında… O dönemde burası Venedikliler’e bağlı olan Dubrovnik ile sınır komşusu… Nehir kenarından başlayıp oldukça dik yamaca kurulan şehir Osmanlı’nın askeri mimarisine iyi bir örnek… Tepedeki kalesiyle geçilmez bir kent kimliğiyle tam bir sınır karakolu niteliğinde…       Poçitel, Saraybosna’dan “Mostar’a giderken iyi ki uğramışım dediğim tam bir yol üstü tarihi durak oldu… Saraybosna-Poçitel arasındaki yolun bir tarafı nehir diğer tarafı ise alabildiğine yeşil… Her dönemeçte bir fotoğraf karesi ile karşı karşıya kalmanın dayanılmaz…

Devamı...