Hayallerini sakın ötele(me) listesi… İlk 30!

Adına hep “Ölmeden önce yapılacaklar listesi” deniyor ya neyse… Kim biliyor yarın ne olacağımızı? Belki de başka isimleri olmalı bu listelerin “Bugünün işini yarına bırakma listesi”, “Yarın belki çok geç listesi”… Evet evet belki de en iyi isim “Hayallerini Sakın Öteleme Listesi”… Ve bu listelerin hep bir sayısı vardır nedense… Ölmeden evvel yapılacak ilk 10, ilk 50, ilk 100… İlk 10, ilk 15 derken yıllar içinde liste uzamaya başladı ve şimdilik 30lardayım, aklıma geldiği gibi herhangi bir sıra düşünmeden… Ve bu yazdıklarımın benim için güzel bir anlamı var, çünkü… Çünkü… “Çünkü”sü…

Devamı...

Hayallerimin başlangıcı… Chicago!

Doğudan batıya üç hafta sürecek Amerika serüvenimizin başlangıç noktası Chicago… Çocukluk hayalim olan Amerika’ya ilk ayağımı bastığım yer olduğundan mı bilmiyorum ben pek bir sevdim bu soğuk şehri… Michigan Gölü kenarında yer alan ve “rüzgarın şehri” olarak anılan bu şehir zihnimde güzel anlar, anılar bırakarak esti, geçti… Misafirperverliklerini daha ilk dakikadan gösterdiler. Elimizde bavullarla metroya geldiğimizde ki oradaki adı CTA, acemiliğimizi gören güvenlikteki bayan hemen yanımıza yanaşıp nereye gitmek istediğimizi sordu. Adresi gösterdiğimizde, önce nasıl bilet alabileceğimizi söyledi, sonra da duvardaki şehir haritasının başına götürüp bizi tek tek nerede olduğumuzu,…

Devamı...

Pera Palace’ın gizem dolu odalarında kızımın hayallerine yürürken…

Hepimizin ölmeden evvel yapacaklarımız üzerine bir listesi var ya… Kızımınki de yavaş yavaş oluşuyor. Ve uzun bir süredir listenin ilk sırasında yer alan tek bir şey var ki işte o da bu yazının konusu… Beren, serisinin dördüncüsüne geldiği Delal Arya’nın Pera Günlükleri isimli polisiye bir çocuk romanı okuyor. Bu romanla birlikte de Pera Palace’a gidip Agatha Christie’nin odasını görmek en büyük hayali oldu… İlk önceleri şöyle bir sohbet geçiyordu aramızda: “Anne, Pera Palace diye bir otel var mı?” “Var, Berencim…” “Orada Agatha Christie’nin bir odası varsa ne yapıp edip bir…

Devamı...

Paulo Coelho yine yazmış yazacağını… Casus!..

Kitap okuyorsanız eğer sizin de sevdiğiniz yazarlar vardır. Paulo Coelho da benim için onlardan biri… Otobüs duraklarında yeni kitabı Casus’un reklamını görünce koşa koşa kitapçıda buldum kendimi… Ve Casus benim için bir ilk olma özelliğini de beraberinde getirdi. Okumaya başlayacağım gece kızım arkadaşında kalmak için izin istedi. Ben de bu boşluktan yararlanıp bu geceyi kendime ayırmaya karar verdim. Ne mi yaptım? Önce hafif müzik açtım fona, salondaki kanepeme uzanıp battaniyemi çektim üzerime ve sonra başladım sayfaları çevirmeye… Her sayfa bir sonrakini okumaya itiyordu beni… Paulo Coelho yine akıcı yazım diliyle, 20. yüzyıl…

Devamı...

Antalya Köprülü Kanyon’da Rafting ile köpüklü sulara…

Toros dağlarından doğup, doğa harikası Köprülü kanyondan geçen Köprüçay Irmağı’nda rafting yapmak için yollardayız bu sefer de… Yaklaşık 14 km’lik bu parkurda rafting yaparken nefes kesici doğanın da tadını çıkartıyor olmak ayrı bir keyif… Her yaştan insanın deneyimleyebileceği bu rota güvenli ve eğlenceli… Rafting hizmeti veren firmalar nehrin kenarında konumlanmış. Duş, giyinme alanları kendi alanlarında mevcut. İlk önce küçük bir eğitim alıyoruz konusunda uzman kişilerden… “Botun neresine oturmalıyız, küreği nasıl tutup çekeceğiz, alacağınız komutlar şöyle olacak, suya düşerseniz şöyle müdahale edeceğiz” diye… Sonra onar kişilik gruplar oluşturuluyor. Can yeleği ve…

Devamı...

Uçmayı seviyorum! Ölüdeniz Babadağ Atlayışı…

Sanırım artık yeni bir hobim var: Uçmak! Geçen yıl Tekirdağ Uçmakdere’de paraşüt atlayışı ile “Merhaba!” demiştim gökyüzüne… Sonra Las Vegas’da yaptığım skydive ile heyecanın uç noktalarına yaptığım yolculuk… Ve şimdi de Ölüdeniz Babadağ zirveden paragliding… Sabahın erken saatlerinde Ölüdeniz merkezdeyiz… Hedef Babadağ zirve… Dar yollarda aracımız ilerlerken alttaki manzaranın küçüldüğünü görmek gözlerimde sinsi bir gülümseme yaratıyor tabii… Zirvedeyiz… Atlayış alanı Tekirdağ’dan biraz farklı… Orada boşluğa doğru koştuğumuz alan daha genişken burada oldukça kısa bir mesafedeyken havalanmış olmamız gerekiyor ki öyle de oluyor… Sabah gün doğumunu karşılıyoruz gökyüzünde… Ve evet oldukça…

Devamı...