Madem yas konuşuyoruz. Ölüm ve yas benim hayatımda çocukluğumdan beri defalarca yan yana geldi. Fazlasıyla bildiğim sular ne yazık ki. Hani okyanus dalgasına benzetiliyor ya yas… Ben de o vahşi dalgalarla çokça kere boğuştum hayatım boyunca. Evet çoğu kez çarptı, diğer tarafa attı. Gün geldi biliyorum deyip buraları, durulttum o suları. Zor muydu? Evet, “çok” zordu. Ölüm ve Yasla İlk Karşılaşmalarım İlk ölümle tanışmam 7 yaşında Ali dedemin ölümüyle oldu. Mübadelede Girit’ten İzmir’e gelmişler, sonra İstanbul’da uzun yıllar kuyumculara imalat yapmış. Akciğerleri bu zehirle olan temasa dayanamayıp 65’lerinde benden bu…
Devamı...Kategori: Yas Notları
Yasın 5 Kapısı
Yasın zengin bir doğası var aslında… Yas eşittir ölüm gibi bir algı var çoğumuzda ama ne yazık ki yas her zaman ölümle gelmiyor. Hayatımız süresince birçok kere yas bize dokunuyor. Francis Weller, Kederin Vahşi Kıyısı adlı kitabında yasın beş kapısından bahseder. Bu beş kapıyla yasın yalnızca ölümle gelen kayıplardan ibaret olmadığını; hayatımızın farklı yerlerinden açılabildiğini anlatır. Yasın 5 Kapısı Nedir? İlk kapı Kişisel Kayıplarımız. En tanıdık olanı da bu; sevdiğimizin birinin ya da bir şeyin kaybıyla gelen halimiz. En bilindik haliyle bu ölüm olabilir ya da eşin, işin, ilişkin, hayal kırıklıkların, maddi…
Devamı...Yas Notları
Yas ve Ölüm Eşlikçiliği eğitiminden geçerken aslında farkında olmadan yaşadığım ne çok yasım, her yasıma iliştirdiğim ne çok duygu olduğunu fark ettim. Eğitimi tamamladığımda demlenme sürecine bırakmıştım kendimi… Ve o süreçte kendimle yoğrulurken daha, deprem oldu… Kolektif bir yas içinde buldum bu sefer de kendimi… İyi ki yoga, nefes hayatımda dedim… Bu sefer önce kendime rehber oldum regülasyon konusunda, sonra da dilim döndüğünce bana danışanlara… Instagramda Yas Notlari isimli bir sayfa açtım, linki burada … Sonra da blogumda “Yas”a dair artık bir bölüm olması gerektiğini düşündüğümden özel bir başlık açmak…
Devamı...Kahrol Kanser!
Kan bağı ile oluyor mu aşk? Bence koskoca bir EVET!.. Daha doğduğumda 2 yakışıklı adam girdi hayatıma… Bana gerçek sevgiyi, duygularımı göstermeyi, asaletin nasıl bir şey olduğunu öğrettiler… Özlemim… Babam… Yaşama bakışıyla örnek olan, üzerimde gücünü hala bile hissettiren babam… Mücadeleyi, güçlü olmayı, şartlar her ne olursa olsun başımı “dimdik” tutmam gerektiğini öğreten, iyimle kötümle beni ben olarak seven babam… İlk aşkım… Gideli 13 yıl oldu… Daha 42 yaşındayken geri zekalı hastalık sana da merhaba dedi… 10 yıl direndin… İngiltere, Türkiye, arada delirtecek zorlukta, arada ise o anlarda bile keyif çıkartmak için…
Devamı...Özlemim… Babam…
Babam… Varlığıyla nefes aldığım… Sevdiğim… İlk aşkım… Yanlışımla sevenim… Doğrularıyla dövenim… Gururum… Tavlayı öğretenim… Kucağında ağladığım… İlk aşkım… Öğrendiğim… Güvendiğim… Elini hep hissettiğim… Dünya yıkılsa beni çıkarır dediğim… Çaresizliklerimde ilacım… Her giydiğimi yakıştıranım… Vicdanım… Dikbaşlılığım… Mücadeleciliğim… Kendi ayaklarımın üzerine bastıranım… Yönlendirenim… Fenerbahçe’yi sevdirenim… Savunanım… Bin kere gelsem dünyaya bin kere sen dediğim… Örnek adamım… Kahramanım… Beni ben yapanım… Babam… Çocuklarına “İşte O ‘benim’ babam!” dedirten tüm babalara sevgimle… Bu yazı ilgini çektiyse sayfamdaki bu bölüme de göz gezdirebilirsin.
Devamı...