İstanbul’un yanıbaşındaki cennet… Zeytinbağı…

Zeytinbağı’na gelip, oranın gecesini gündüzünü yaşamadan üzerinde konuşmamak gerek aslında… Buraya da gelmesi çok rahat, İstanbul, Bostancı ve Yenikapı’dan Mudanya’ya 2 saatlik deniz otobüsü yolculuğundan sonra şehrin meydanından yarım saatte bir Zeytinbağı’na dolmuşlar kalkıyor mesafe sadece 15 dk. Arabanızla gelecekseniz, ilk önce Yalova’ya gelmeniz gerekiyor. Buradan Bursa-Orhangazi-Gemlik yolunu devam edip Engürcek kavşağından Mudanya’ya doğru yol alıyorsunuz… Bu kavşağa kadar rahat 3 şeritli orta refüjlü yolunuz dar, biraz virajlı ama bir o kadar da güzel manzaralı yola dönüyor… Kurşunlu-Güzelyalı-Kumluca’dan sonra yaklaşık 2,5 saatte Zeytinbağı’ndasınız.. Geçen sene bugün buraya gelmek için karar…

Devamı...

Pamukkale, Afyon, Kütahya ile başka diyarlara…

Pamukkale, Afyon, Kütahya ile başka diyarlara...

Selçuk’ta verdiğimiz kısa molanın ardına Pamukkale’ye doğru düştük yollara… Yönlendirmelerin eksikliği ve yolun kötülüğü bizi oldukça şaşırttı. Buranın bu kadar büyük olabileceğini açıkçası hayal edememiştim. Girdiğimiz kuzey kapısı ile travertenler arasında minibüs işliyor. Minibüsten indiğimizde bizi antik havuz karşıladı. Mayomuzu getirmemiş olmamızın dayanılmaz üzüntüsünü yaşayıp, ayakları tırtıklayan minik balıklı akvaryumlara sokulan ayakların heyecanını izledik. Ve Pamukkale travertenleri… Nasıl var olmuş, nasıl bugünü yakalamış dedirtircesine zamana meydan okuyor. Çorapları, ayakkabıları çıkarıp, pantolonlarımızı da şort yaptıktan sonra attık kendimizi ılık sulara. Gerçekten etkilenmemek imkansız. Pamukkale’yi görmeden “gezdim deme” demek en doğru ifade…

Devamı...

Ege’nin Keyfi: Selçuk – Şirince

Ege’nin Keyfi: Selçuk – Şirince

İstanbul’dan sabahın erken saatlerinde başlayan yolculuğumuz İzmir’de yaşayan kardeşimde aldığımız bir günlük mola sonrası tüm hızıyla başladı. Söylemeden geçemeyeceğim, İzmir’e yolunuz düşerse Floryalı Restaurant’ta “kendin pişir kendin ye” keyfini çıkarmanızı öneririm. Mangala koyacağınız etleri seçtikten sonra tek yapmanız gereken ızgarayı bir alt bir üst yaparak muhteşem etlerin yanmamasını sağlamak 🙂 Ne koku var ne de duman… Size sadece afiyetle yemek düşüyor. Eğer bir bayram günü ziyaret edeceksiniz Selçuk’u ören yerlerinin kapılarını 13.00’de açacağını hatırlatmam gerek… Müzenin yanındaki çay bahçesinde simit, peynir ve yeni demlenmiş çay eşliğinde yapacağınız kahvaltı, yüzünüze vuran…

Devamı...

Akçakoca’dan Rize’ye Karadeniz…

Akçakoca’dan Rize’ye Karadeniz…

Gezimiz sabahın erken saatlerinde çıktığımız İstanbul’da başladı. Dükkanlar daha yeni kepenklerini açarken vardığımız Akçakoca’da kahvaltı edecek yer bulmakta güçlük çektik. Biz de fırından aldığımız ekmek eşliğinde evden getirdiğimiz kahvaltılıkları yemek üzere sahilin en güzel bankını aramaya koyulduk. Kareli örtümüzü serip yunusların dansını izleyerek çok keyifli bir kahvaltı yaptık. Yolun karşısında henüz temizlik yapmakta olan restaurant bize acımış olsa gerek ki gelen demli çaylar bize Akçakoca halkını sevdirmeye yetti de arttı. Güneşin de yüzünü göstermesinin verdiği enerji ile yola devam… Yol üzerindeki köylü pazarı yemyeşildi. Her sebzeyi almak istedim. Meşhur Karadeniz…

Devamı...

Haftasonu Kaçamağı için Kazdağları…

Haftasonu Kaçamağı için Kazdağları...

Güzel bir hafta sonu kaçamağı için bu seferki rotamız Kazdağları… Sabahın erken saatlerinde başlayan yolculuğumuzda ilk durağımız Balıkesir’de bir kır lokantasında kahvaltı. “Acaba kahvaltı veriyorlar mı?” diye endişeyle durduğumuz bu yer önce sobanın sıcaklığı, sonra da sundukları doyumluk kahvaltıyla bizi enfes bir sabaha “merhaba” dedirtti. Leziz yumurtası, acımadan sundukları tereyağı, çeşit çeşit peynirleri, parmağımızı ısırtan bal-kaymağı ve bitmeden yenisi gelen kızarmış ekmeği ile aklımızı orada bıraktı. Altınoluk, Küçükkuyu ve sonunda Yeşilyurt Köyü… Okları takiben de Çetmihan Butik Otel… Otele girdiğimiz daha o ilk anda yüzünüze çarpan atmosferi ile “2012’nin En İyi…

Devamı...