Route 66 Santa Monica yolculuğumuzun son gününde San Bernardino‘daki çılgın otelimizden sabah çıkışımızı yaparak yollara koyulduk. Güvenliğimiz için lobiden çıkmayalım arka kapıdan ayrılalım derken bu kapının da kenarında bir evsiz bizi karşıladı ve verdiğimiz parayı da beğenmedi. Korkudan, yanından öyle bir ayrılışım vardi ki görülmeye değerdi 🙂
San Bernardino’ya el sallarken yolda ikonik otellerden biri olan Wigwam Motel’de fotoğraf molası verdik. 25 odası var ve odalar çadır şeklinde yapılmış. Bakımlı bir yer ama yol kenarında… Şehrin güvensizliği dikkate alınırsa burada kalmak ne kadar iç açıcı emin olamadım…
(2026 Notu: Wigwam Motel hâlâ Route 66’nın en popüler konaklama duraklarından biri. Kalmayı düşünüyorsanız özellikle hafta sonları aylar öncesinden rezervasyon yapmakta fayda var.)
Flagstaff‘tan beri lastiklerimizin hava sorununu çözemedik. Bu nedenle de benzin istasyonlarından hava nasıl doldurulur onun da uzmanı olduk. Benzinci maceralarımızı ayrıca yazarım. 🙂
Sabahtan beri yollardayız ve artık Route 66 ruhu kaybolmaya başladı. Nereye baksak şehir yaşamı hissettiriyor kendini… Starbucks her tarafta mesela… Cenk’in kahve aşkına birinde mola verdik tabii… Her sabahın olmazsa olmazı… Yakınında bir market olduğunu görünce orayı da gezelim dedik ve hayatımızın en saçma hareketini yapıp çikolata soslu kocaman bir kek aldık kendimize… Ne mi yaptık? Utanarak söylüyorum ama arabanın vites kolunun yanına oturttuğumuz bu muhteşem görüntüye plastik çatallarımızı daldırıp afiyetle göbeğe indirdik yarısından fazlasını…
Route 66 Yolunda Los Angeles’a Varış
Artık evler lüks görüntülere büründü. Yerel yönetim devrede… Ne kadar Route 66 yolunda olsak da bir gün önce geçtiğimiz yollarla şu an geçtiğimiz yollar ne yazık ki apayrı dünyalar… Ben şimdiden geçtiğim yolları özlüyor muyum ne?
Saatimiz 11.41’i gösterdiğinde gökdelenlerle birlikte “Medeniyet!” bizi karşıladı. Merhaba Los Angeles!
Trafik okları… Sunset Blv, Beverly Hills… Wow!..
Route 66 Santa Monica Bitiş Noktası
Ve sonunda Route 66 Santa Monica bitiş noktasındayız… Günlerdir, hatta aylardır burada olacağımız günü hayalini kuruyorduk ve işte şu an buradayız!
İşin ilginç tarafıysa hüzünlüyüm, hem de çok hüzünlüyüm!
Ben Amerika’nın köylerini çok sevdim… Dünyanın herhalde en popüler iskelesinin üzerindeyim. Pier… Yüzlerce insan geziniyor. Route 66’in bitiş tabelası önünde herkes fotoğraf çektirmek için kuyrukta… Bizse uzaktan sadece izliyoruz onları… Garip bir sessizlik var ikimizde de… Kaçı bizimle aynı hissi yaşıyor acaba o tabelanın önünde… Sanırım şu an orada olanlardan hiçbiri!
13 gündür yoldayız… Route 66 ruhu artık bizimle… 2.808 mil yaptık… Bu da 4,492km anlamına geliyor. Küçük bir karşılaştırma yaparsak; Türkiye’yi batıdan doğuya yaklaşık 3 kere, kuzeyden güneye 7 kere gitmişiz… 2.000’in üzerinde geçtiğimiz kasabada tanıştığımız, selamlaştığımız insanların yüzleri, kaldığımız ilginç yol otelleri, yaşadığımız tehlikeler, nefesimize çektiğimiz doğası ve geçtiğimiz 8 eyalet ve atladığımız 3 saat diliminde inanılmaz eğlendiğimiz her anın keyfi ve huzuru artık yüreğimizde…
Ve biz bu yol günlüğünün her saniyesini bire bir yaşayan insanlar olarak çok ama çok şanslıyız!
Yola Çıkış saatimiz: 07.50
Kontak Kapatış: 12.30
Başlangıç-Bitiş: 2.725,4 – 2.808,4 mil
Gece Konaklama: California – Los Angeles
📍 Route 66 yolculuğunu en başından takip etmek istersen önce Route 66 Rehberi, ardından Gün 1, Gün 2, Gün 3, Gün 4, Gün 5, Gün 6, Gün 7, Gün 8, Gün 9, Gün 10, Gün 11 ve Gün 12 yazılarıma göz atabilirsin.
Amerika seyahati planlıyorsan Amerika’da Araç Kiralama ve Amerika Vizesini Merak Edenlere yazıları da işine yarayabilir.
Yol boyunca çektiğimiz videoları ise Busece Kareler YouTube kanalında izleyebilirsin.
Route 66’yı sen de yapmak ister miydin? Ya da yaptıysan seni en çok etkileyen durak hangisiydi? Yorumlarda benimle paylaşmayı unutma. Deneyimlerini okumayı çok seviyorum.




Gezinizi keyifle okudum, tebrik ediyorum, aynı yolu umarım bir gün ben de yapabilirim. Bir blog yazarı olarak naçizane 2 küçük tavsiyem olacak, bazı fotoğrafları biraz daha büyük koyabilirsin, biraz ağırlaştırsa da yazım dosyasını görsel olarak daha doyurucu oluyor. Bir de videolarda 360 derece alırken çok hızlı dönüyorsun, manzara kaçabiliyor.
Diğer yazılarını da okuma için sabırsızlanıyorum, sevgiler 🙂
Umarım yapabilirsiniz, size de kalıcı izler bırakacağına eminim.. Yazıları beğenmenize sevindim 🙂 Tavsiyeleriniz için de teşekkürler… Belirttiğiniz durumlar bilgim dahilinde… Fotoğrafların birçok blogta görüldüğü gibi büyük olmaması benim özellikle yaptığım birşey… Çünkü ben başka blogları okurken onların boy boy fotoğraflarını görmekten hoşlanmıyorum. Video konusu da, ben bir vloger değilim ve iyi video hırsım da yok… Canım çekerse video çekiyorum ve bazen video çekerken bile anı kaçırdığım için üzülüp kapatabiliyorum mesela… Benim için önemli olan anı yakalamak sadece… Kaç saniye v nasıl çeksem daha iyi oluru düşünmemecesine… Sevgiyle 🙂