Gün 10 -Route 66’da doğa ile içiçe bir gün: Grand Canyon!

Grand Canyon Manzara

Bugün Grand Canyon’a gitmenin heyecanıyla erkenden düştük yollara… Ama kontağı çevirdiğimizde ekranda lastikle ilgili bir sorun olduğuna dair bir uyarının belirlemesiyle kendimizi bir benzin istasyonunda bulduk, bu da biraz zaman kaybı anlamına geldi tabii…

Ama bunu da eğlenceli hale getirdik ve güzel hatırlayacağımız bir anı daha ekledik aklımıza… Şöyle ki; geldiğimizden beri Cenk’in başını yiyordum “Amerikan polisi ile fotoğraf çektirmek istiyorum” diye… O da “Nasıl olacak, çılgın mısın ne diyeceğiz” diyordu bana… Sabahın erken saatlerinde girdiğimiz benzin istasyonunda 2 polis araçlarını çekmiş bir tarafta biri, diğer uçta da diğeri iki kişiye sorguya çekiyorlardı. Cenk marketten çıktığında suratımda muzır bir gülümseme ile “Cenk tam zamanı, hadi konuş polislerle” dedim. Yüzünü görmeliydiniz, aramızdaki diyalogu aynen aktarmak istiyorum 🙂

C: Ne diyeyim, şimdi gidip ‘Partnerim sizinle fotoğraf çektirmek istiyor’ mu dememi istiyorsun? Adamlar sorgu yapıyor Buse…

B: Yok şimdi deme tabii de, bitince desen…

C: Bunu yapmadan peşimi bırakmayacaksın değil mi? Tamam peki istediğin olsun, bekleyelim bari sorgularını bitirmelerini…

(15 dk kadar arabanın içinde polislerin sorgularını tamamlamalarını bekliyoruz. Her ikisi de arabalarına gidip sorguya çektikleri adamlarla ilgili raporlarını yazarken…)

B: Hadi Cenk… Geçtiler arabalarına…

(Cenk çıkıp birinin aracına yaklaşıyor… Amerikan polislerinden daha önce bahsetmiştim. Çevirme yapıldığında bile bırak arabadan inmeniz, onlar izin vermeden torpidodan ruhsatı almanız bile yasak… Yazık Cenk benim ricamla arabaya biraz mesafe bırakıp polisle başlıyor konuşmaya…)

Biraz kuşkuyla Cenk’i dinliyor önce. Diğer polis ise aracından çıkıp bir eli silahında diğer polis yaklaşmaya başlıyor sorun mu var diye…

Polis önce yanyana fotoğraf çektiremeyiz derken Cenk’e… Sonuç aşağıda 🙂 Bırakın o polisi diğeri de yanıma gelip gülümsüyoruz ekrana doğru… Eee bizi fotoğraflamak da Cenk’e düşüyor tabii… Hehehe pek hoşuna gitmese de kıramadın ya beni… Teşekkürler canım 🙂

Amerikan Polisi

Route 66’da Grand Canyon National Park

İstikamet Grand Canyon… Grand Canyon – Flagstaff arası yaklaşık 1,5 saat süren yemyeşil, keyifli bir tırmanış… Kanyona giren yol üzerinde yine keyifli bir hediyelik eşyacı karşımıza çıkıyor.. Double Eagle Trading Company… Dışında yarattığı kızılderi ambiyansı kadar içeride satılan ürünler de çok zevkli…

Grand Canyon Girişi Double Eagle Trading Company

Grand Canyon’a giriş için araç başı 30$ bir ücret ödemeniz gerekiyor ve bu ödeme ile 7 gün istediğiniz kadar girip çıkabiliyorsunuz. Araçlar sıra sıra ve oldukça kalabalık, biraz sıra beklememiz gerekiyor.

Girişteki kuyruk danışma bölümünde de devam ediyor. Üç ayrı görevli var barkolarda ve beklentinizi sorup ona göre harita üzerinde yönlendirme yapıyor tıpkı Petrified Forest National Park’ta olduğu gibi… Kendi aracınızla gezebileceğiniz gibi içeride ring seferler yapan otobüslerle de gezmeniz mümkün… Bu arada otobüs şoförlerinin hepsi birbirinden alem. Kulak mikrofonlarıyla esprili konuşmalar yapıyorlar yol boyunca… Olabildiğince otobüslerle gezmenizi öneririm, çünkü içerideki yönlendirme tabelaları oldukça yetersiz. Tahmin edeceğiniz üzere alan da olabildiğince geniş olunca gündüz hadi bir şekilde yön bulunuyor da hava karardığında oldukça zorlaşıyor işler…

İlk önerim şu olabilir ki, gişelerden hemen önce kanyonun içini IMAX sinemada izlemeniz için bir sinema var. Biz içeriye girdikten sonra buraya gidebilmek için tekrar geri çıkmak zorunda kaldık. Bana kalırsa önce burada kanyonun içini üç boyutlu izleyip, sonra içerinin güzelliklerine daha bilinçli bir şekilde bakma imkanı yakalayabilirsiniz. Tercüme kulaklıkları dağıtılıyor girişte ama Türkçe opsiyonunun olmadığı da bir başka ayrıntı… Sinemanın içinde National Geographic’in satış mağazası var ve burası da gezilmesi oldukça keyifli bir alan…

Kanyona gelirken sandviçlerinizi ve içeceklerinizi yanınıza alıp gitmenizde fayda var. İçerideki yemek noktaları biraz pahalıca… Ve tuvaletlerin temiz olduğunu da ne yazık ki söyleyemeyeceğim. Hiç beklemediğimiz Tanzanya‘da bile mis gibi tuvaletlere girerken bu konuya önem verilmemesi ilginç tabii…

Grand Canyon Manzarası

Ve sonrası herşeyin üzerinde muhteşem güzellikler… Kanyonun içi alabildiğine derinliğe hakimCEN_2796 bir doğa harikası… Hepimiz az çok fotoğraflardan biliyoruz Grand Canyon‘u ama orada fark ettik ki… Çektiğimiz fotoğraflar yetmiyor dilini çözmeye, gözlerimiz uzanamıyor uçsuzluğa, attığımız çığlıklar buluşmuyor arasından akan nehre… Seni çağırıyor falezler… “Otur kenarıma, korkma benden… Yaşa anı, yaşa doğanın nefesini, yaşa ki sakinleş…” diyor…

Burası bize gelecek gezi planları için önemli bir kapı açtı. Artık yapılacaklar listemizde Grand Canyon’a tekrar gelip kanyon içinde bir hafta boyunca çadır kampı yapmak, bu sırada da atla gezinti, trekking, rafting, zipline gibi macera aktiviteleri gerçekleştirmek var… Eee hayal ediyorsak bir gün yaparız herhalde… Grand Canyon üzerinde küçük bir tur için videosu burada

 

 

Grand Canyon’da Gün Batımı ve Williams

Günbatımının en iyi Hopi Point denilen yamaçtan izleyebileceğimizi öğreniyoruz… Ve tüm günü olabildiğince yürüyerek kanyon içinde tamamlayıp, güneş uzaklaşırken bizden denilen bölgeye gidiyoruz. Buraya arabayla gitmek mümkün değil, bahsettiğim otobüslere binilmesi gerekiyor. Vardığımızda muhteşem manzaraya karşı evlenme teklifi alacağımı nereden bilebilirdim ki? Gerçi dayanamayıp yazısını önceden yazmıştım ama okumayan dilerseniz buradan ulaşabilirsiniz..

Grand Canyon Evlenme TeklifiGrand Canyon çıkışı zifiri karanlıkta araba kullanıyoruz. Hatta bir ara kenara çekip arabadan iniyoruz anın tadını çıkartmak için… Ve ben mutluluk rehavetiyle uykuya dalıyorum yol akarken… Sonrasını Cenk’ten dinliyorum. Ben uyuduktan hemen sonra bir truck farlarını açıp arkamıza takılmış yarım saat kadar. O an tabii filmlerdeki araba takip sahneleri canlanmış gözünde… Ne kadar geçmesi için olanak tanısa da adam sıkıştırmaya devam etmiş… Sonunda bir sapakta dönüp peşimizi bırakmış da içi rahat etmiş…

Grand Canyon William's Motor HotelGece Williams’a vardığımızda 23.00 civarındaydı. Meğer Grand Canyon’a yakın diye fiyatlar uçmuş… Flagstaff da yakın olmasına rağmen böyle değildi. Birkaç yere uğrayıp fiyat sorduktan sonra gecenin ilerlemesi ve artık günlerin yorgunluğu ile Motor Hotel‘de karar kıldık ve tabii ki yine tam bir yol moteliydi kendisi… Cenk öyle uykusuz ki otel görevlisine bavul taşımamak için ilk kat olsun demiş. Adam da “Siz girerken hiç baktınız mı?” demiş. Fotoğrafta da görebileceğiniz gibi zaten otel tek katlı! 🙂

Odaya girdiğimizde ikimiz de bitap olduğumuzdan kapının dışında önce anahtarı unuttuk. Sonra kalkıp anahtarı aldık… Aldık da ne oldu? Meğer biz içeriden kilitlemediğimizden, dışarıdan çevrildiğinde açılıyormuş kapı!.. İyi ki gitmeden bazı arkadaşlarımızın kimisi “yol otellerinde kalmayın” kimisi “güvenliğinize dikkat edin” dediler. Biz bavul arabada, açık kapılı odada uyuyarak baya onları dinlemiş olduk 🙂

Yola Çıkış saatimiz: 06.26

Kontak Kapatış: 23.04

Başlangıç-Bitiş: 2.111,5 – 2.280,8 mil

Gece Konaklama: Arizona – Williams – Motor Hotel

📍 Route 66 yolculuğunu en başından takip etmek istersen önce Route 66 Rehberi, ardından Gün 1, Gün 2, Gün 3, Gün 4, Gün 5, Gün 6, Gün 7, Gün 8 ve Gün 9 yazılarıma göz atabilirsin.

Amerika seyahati planlıyorsan Amerika’da Araç Kiralama ve Amerika Vizesini Merak Edenlere yazıları da işine yarayabilir.

Yolculuk Gün 11 – Route 66 Çöllerinde Sessizliğin Çığlığı yazısıyla devam ediyor.

Yol boyunca çektiğimiz videoları ise Busece Kareler YouTube kanalında izleyebilirsin.

Sen de Route 66’yı yaptıysan ya da hayalini kuruyorsan yorumlarda bana yazmayı unutma. Deneyimlerini okumayı çok seviyorum.

Benzer yazılar

Leave a Comment