“Hayır” diyebilmek, “Hayır”ı duyabilmek…

“Yapmazsam kızarlar, beni sevmezler, hiç nazikçe bir davranış olmaz, ben onlara nazik olursam onlar da bana olur… gibi gibi düşüncelerle ‘Hayır!’ diyemediğimizde her iki taraf da gönülden vermenin keyfini kaçırmış olur. İki tarafın da bunun bedelini bir şekilde ödediğini görebiliriz. Hala bağlantımızı korurken, gönülden alıp vermenin tadında “hayır” diyebiliriz. Peki “hayır”ı duymakta zorlanıyor muyuz? Reddedildik diye mi düşünüyoruz? Hayırların ardındaki evetleri duyarak bağlantıyı korumanın yollarını keşfetmeye ne dersiniz?” Bu başlığı sosyal medyada okuduğumda bir ses durdurdu beni… Düşündüm bir süre ve sonra kendimi bilgisayarımın başında buldum… Benim de son 6-7…

Devamı...

Bir İstanbullu Gözünden İzmir’de Yaşam

  Hani bir yarışma vardı eskiden… “100 kişiye sorduk 75’i dedi ki…” lerle başlardı sorular… İşte ben de sorsam İstanbullulara; “Elinde fırsat olsa nerede yaşardın?”, birçoğu “Yolumu bir gün Ege ile buluşturacağım” der… Bunun farklı cevap versiyonları da var…”O yer mutlaka İzmir olacak”… “Emekli olunca bir Ege kasabasına yerleşeceğim”… gibi gibi… İzmir’de yaşamı merak edenler için bu yazıda tamamen kendi deneyimlerimi anlatıyorum. İzmir’de yaşadığım dönemin ardından 2023’te geri dönüşümüzde kaleme aldım. Anlattıklarım ağırlıklı olarak Karşıyaka ve Mavişehir’deki kişisel deneyimlerim; ulaşım, fiyatlar ve çevre koşulları zaman içinde değişmiştir tabii… Yeni bir…

Devamı...

Kabul’den Destek’e…

“Yüzyıllar boyunca insanlar çemberlerin cazibesine kapıldı, çember gördükleri yerlere anlam yükledi. Gezegenlerin güneşin etrafında sonu gelmeyen dönüşünden, saatin kollarının hareketine ve basit bir alyansa kadar. Bir çemberin insanın hayatını nasıl etkileyebileceğini en iyi ben bilirim. Ya da ölümünü… Celladın ilmiği de bir çember değil midir?”  Outlander  Katıldığım inzivanın son gününde ortaya serilen dairenin etrafında kapalı duran kartlardan birini seçebileceğimiz söylendi… Seçtiğim kart “Destek”ti… Geçen inzivada da benzer bir çalışma yapmıştık ve o zaman seçtiğim kart geldi gözümün önüne; “Kabul”… Analitik kafamı bilen bilir… Görmediğimi, dokunamadığımı sorgularım bolca… Spritüellik ve ben…Immm hala uzak…

Devamı...

Sağlıklı Beslenme Sürecim

Sağlığım için bir yatırım yapmak istedim ve altı aydır fonksiyonel besleniyorum. Bu sayede hem besin çeşitliliğim değişti hem de besinlere bakış açım… Ve neler oldu neler, başlıyorum 🙂 Fonksiyonel beslenme benim için bir diyet programından çok, bedenimin ihtiyaçlarını ve yediklerimin bendeki karşılığını öğrenme süreci oldu. Öncelikle bunun için uzman desteği aldığımı söylemeliyim. Diyetisyenim Ezgi aynı zamanda doktor biyokimyager ve fonksiyonel beslenme uzmanı… Eh… yakın arkadaşım olduğunun da avantajıyla; her soruma, her şımarıklığıma, her bilmezliklerime de sabırla yaklaştı… Öncelikle güncel tahlillerimi istedi Ezgi… Rutin beslenmemi izledi bir süre; hatta biraz da…

Devamı...

80’lerde çocuk 90’larda ergen olmak…

Biraz nostalji yapalım dedim 🙂 Yazarken beni hala heyecanlandıran şeyler olduğu gibi, hüzünlendiren, gülümsetenler de oldu… Zamanı durdurmak mümkün değil… Ama ben bu dönemleri hakkıyla yaşayanlardanım sanki… Eğer 80’lerde çocuk, 90’larda ergenseniz bakalım siz ne hissedeceksiniz? Haydi başlıyorum… 80’ler 90’lar çocukluğu deyince benim aklıma işte bunlar geliyor; bazıları çocukluğumdan, bazıları ergenliğimden kalan küçücük ama hâlâ capcanlı anılar… 80’lerde Çocuk, 90’larda Ergen Olmak Deyince… – Okul çantası yerine asker çantası kullanıp, üzerine rozetler takıp tükenmez kalemle yazılar yazmak… – Okulun son gününde okul gömleğinin üzerine gazlı kalemlerle hatıra notları yazmak… –…

Devamı...

Hindistan’da nasıl? Türkiye’de nasıl?

  Hindistan’a gidenler, ya severmiş ya da nefret edermiş Hindistan’dan… Ben seven taraftayım… Amerika’dan döndüğümde de “Amerika’da nasıl? Türkiye’de nasıl?” diye bir yazı yazmıştım. Kaldığım süreden bağımsız yeni bir kültüre tanık olmak, farklı insanlarla selamlaşmak, o ülkenin normallerinin bende yarattığı şaşkınlığı kendimde yaşamayı seviyorum. Bunun için bol bol not tutuyorum, beni şaşırtan şeyleri… Çünkü gittiğim yerde biraz da uzun kalıyorsam normalleşiyor, bu olsun istemiyorum. Hindistan’a gelince… Farklılıkları seven benim gibiler için cennet… Her şey kendine özel… Ve ben bu sefer de Hindistan’da nasıl? Türkiye’de nasıl? diye bir liste hazırladım… Keyifli…

Devamı...