Türkiye’nin Çölü Patara…

Şöyle bir yer hayal edin… 18 km uzunluğunda bir kumsal, ayaklarınızın altından kayan ince kumu, geniş dalgalarıyla eğlendiğiniz masmavi bir deniz, akşamlarına ev sahipliği yapan carettalar… Evet muhteşem bir doğa sizi bekliyor. Giriş yine birçok ören yerinde olduğu gibi ücretli ve Müze Kart avantajları burada da geçerli. Ucu görünmeyen kumsal sizi çağırıyor. Türkiye’nin en uzun kumsalı olarak geçiyor burası… Üzerinde barındırdığı ince kumu dolayısıyla birçok çöl filminin platosu olarak kullanılıyor. Kumsal boyunca hiç ağaç yok bu da gölge yok anlamına geliyor. Şezlong ve şemsiyeler kiralanabilir ama bizin gibi bütün günü…

Devamı...

Yaşanası Yer KAŞ!

Yıllar evvel ilk Kaş’a geldiğimde “Evet, ben burada yaşamak istiyorum!” demiştim. Neden mi? Ruhunu kaybetmeden gelişmeye çalışıyor Kaş… O ilk geldiğimde bir bankanın şubesi varken, sadece o bankanın olduğu caddeye 2 banka daha açılmış şimdi. Ama 15 yıl evvel her akşam gittiğim çay bahçesi hala orada beni bekliyor… Evet yanına benzerleri açılmış ama hiçbiri İstanbul’un Ortaköy’ü gibi yaka paça içeri sokmaya çalışmıyor sizi… Ne mi yapıyorlar? Önünden geçerken sadece gülümsüyorlar. Kaş’ın merkezindeki ara sokaklar tam fotoğraflık….Arnavut kaldırımı taşları, sağlı sollu zevkli hediyelik eşyacıları ile öylesine güzel, öylesine renkli ki… Sokakları…

Devamı...

Ege’nin Nazar Boncuğu Göcek…

Göcek deyince şaşalı bir yaşam geliyor nedense aklıma. Belki de gözümde hep lüks tekneler canlandığından… Bundan yıllar yıllar evvel geldiğimde içi birkaç dükkandan ibaretti Göcek’in. Şimdi ise çok cici mağazalar açılmış bu şirin sahil kasabasına… Marina büyümüş ve yine sahilde bol bol yat insanı heyecanlandırıyor. Merkezden denize girilemiyor Göcek’te. Denize girmek için en iyi alternatif tekne turları… Biz de öyle yapıyoruz ve Oniki Adalar tekne turunda buluyoruz kendimizi… Koyların hepsi birbirinden güzel. En popüler olanı eski adı ile Taşyaka, şimdi ise Bedri Rahmi Koyu. 1974’te Bedri Rahmi Eyüboğlu arkadaşlarıyla ilk…

Devamı...

İkili Güzellik: Dalyan!

Tarih ve doğa aynı yerde nefes alır mı? Dalyan işte bu muhteşem kombinasyonu ile sizlerle… Dalyan balık kapanı anlamına geliyor. Dere çok derin değil, en derin yeri yaklaşık 10 metreymiş. Durum böyle olunca “pancar motoru” denilen küçük teknelerle ulaşım sağlanıyor. Bir kooperatifleri var ve sadece buranın üyelerinin balık tutmasına izin veriliyor. Suyun üzerinde ağlarla çevrili bir alan var. Balıklar belli bir boyuta ulaştıktan sonra salınıyor. Dalyan’da da işte bu dalyanın içinden geçilerek meşhur İztuzu Plajı’na ulaşılıyor. “Yok ben tekneye binmek istemem” derseniz ki büyük kayıp olur, o zaman dolmuşla ulaşmak…

Devamı...