“Tanzanya Günlüğü” söyleşilerimizin ikincisi 17 Mart’ta Taksim SekSek’te gerçekleşti. Sunuma gelen herkes o kadar meraklı ve heyecanlıydılar ki sordukları sorularla gecemiz çok daha keyiflendi. Bu sayede yeni yüzlerle tanışıp, uzun zamandır görmediğim simalarla birarada olmak da benim kazanımlarım; ne mutlu bana… Anlatırken heyecanımı sanki yaşıyormuşçasına paylaşmaları beni gerçekten çok mutlu ediyor… Takip edenler biliyor; Nisan sonu Route 66’yı gerçekleştirmek ve yeni yol hikayeleri biriktirmek üzere Amerika’ya gidiyoruz; bu nedenle sunumlara bir süre ara… Döndüğümüzde farklı maceralarla umarım tekrar bir arada olma fırsatı yakalarız. “Söyleşide dinledim bir de okumak isterim” derseniz; ya da…
Devamı...Etiket: ŞABLON
Girne’de bahara merhaba…
Bahara geçerken Girne’yi seviyorum. Herkesin bir nedeni var buraya gelmek için… Kimisi deniz, kimisi kumar derken, bense sanırım karış karış sokaklarını gezmek, nefesini içime çekmek için geliyorum Kıbrıs’a… Dakikalarca bulutların dans edişini izliyorum… Dalgalar sahile çarparken tuzlu suyun yüzüme tane tane düşüşünü seviyorum… Bir dünya sıra beklememe karşılık sahildeki pamuk şekerciden aldığım o kocaman pufidik tadın ağzımda kayboluşla eğleniyorum.. Yeni açan çiçekler Kıbrıs’ı renklendirirken sokakları bir başka güzel… Şehrin kalbinin sokaklarında olduğuna inananlardanım biliyorsunuz. Onun için ayaklarımız acıyana kadar şehrin her tarafını yürümeye çalışıyoruz gittiğimizde… Eee yürümeden şehri nasıl içinize sindirirsiniz? Sokaklarda korna sesi olmadığını fark…
Devamı...Ve ikinci dövme gelir!..
Geçen yıl yine bu zamanlar ilk dövmem bedenimdeki yerini bularak “Yapılacaklar Liste”mden bir maddenin daha üzeri çizildi… Dövme ciddi bir karar… Hele ki ilki… Sevecek misin sevmeyecek misin, bundan sonra hayatın boyunda göreceğin bir nev’i o desenli “ben”i kabul edecek misin, her baktığında sana ne anımsatacak? Ve buna benzer onca soru dolanır durur kafanda… Hep bir dövmem olsun istemiştim… Onun için düşünmem için de çok zamanım oldu. Çocukluğumdan beri bahar gelip çorap çıktı mı ayağımdan hemen halhalımı takardım. Durum böyle olunca ilk dövmem de bir “halhal” oldu. Ucunda hayatımın anlamı olan harf ile birlikte yerini…
Devamı...Seyyah 16′ ile iki günde devr-i alem yaptık!
İTÜ’lü gezgin gençlerin oluşturduğu Gezitü bu hafta keyifli bir organizasyona imza attı… Gezmeyi seven herkes biraradaydı… Ve gezmek adına birçok konu sahnede konuşuluyordu… İki gün sürdü organizasyon… Gerçi biliyorsunuz, etkinlik takvimini sürekli paylaştım sizlerle… Tüm konuşmacılar inanılmaz deneyimler aktardı bizlere… Beni etkileyen birkaç cümleyi burada sizlerle paylaşmak istedim. İlk gün Cumhur Gökova “Yelkenli ile Dünya Turu” sunumunda gezgin gençlere önemli tiyolar verdi mesela… Benim en çok ilgimi çeken de; “Astronavigasyon öğrenirseniz birçok yelkencinin ekibine katılmak için öncelik elde edebilirsiniz.” yönlendirmesi oldu. Bir de sunumunda Amerika’nın Dakota bölgesinden bahsetti… Orada çekilen fotoğraflar yamuk çıkıyormuş… Gösterdiği fotoğraflarda kendileri dik duruyor…
Devamı...Yarı yıl tatiline alternatif Zürafalı Müze…
Arayıl tatiline girmişken İstanbullu olarak çocuğunuzu götürmediyseniz eğer, İstanbul Oyuncak Müzesi‘ne mutlaka uğrayın derim! Sadece çocuğunuz için değil tabii… En başta içinizdeki çocuk için oranın havasını koklamalısınız… Gitmeyenlere biraz hikayesinden bahsedeyim.. 2005 yılında şair, yazar Sunay Akın tarafından kuruldu İstanbul Oyuncak Müzesi… Oyuncakların burada yerini alması yaklaşık 20 yıllık bir emeğin sonucu… 40’ı aşkın ülkedeki antikacılardan ve açık arttırmalardan satın aldığı oyuncaklarla kurmuş bu güzel müzeyi… Uzman eller de dekorunu gerçekleştirince herşey tamam olmuş… Sunay Akın ile karşılıklı yaptığımız sohbetler sonucu kendimi sorguladığım hatta hayatla ilgili verdiğim bazı kararları değiştirdiğim bile olmuştur… Onun için benim için özel…
Devamı...Çocuğunuz cinsel tacize uğradı mı?
Çocuklarımız… Hepimiz için çok kıymetliler öyle değil mi? Peki size birkaç sorum var… Onları hayal ettiğiniz kadar koruyabiliyor musunuz? Her an yanında mısınız? Onun özel bölgelerine birisi dokunsa size söyler mi? Birisi O’na cinsel organını gösterse size anlatır mı? “Beni öpme!” dediğinde onu öpmek için ısrarcı oluyor musunuz? Eve dayısı gelse “koş dayını öp” diye O’nu yönlendiriyor musunuz? Bir hikaye anlatayım size… 8-9 yaşlarında bir kız çocuğu ve farklı şehirde yaşadığı için sürekli evlerinde kalmalı olarak konuk olan bir erkek akraba… 20’li yaşlardaki bu erkek akraba, odada bir şekilde kız çocukla yalnız…
Devamı...