Gitmeden bir kutlama yapalım dedik!

Route 66 yolculuğuna doğru akan zamanda son günlerin içindeyiz… Bu haftaya da Cenk’in doğum günü denk gelince onu surpriz bir organizasyon yapmak için kolları sıvadım… İş surpriz olunca arka planda bir sürü koşturmaca oluyor tabii… Konsept zaten aylardır konuştuğumuz tek konu olan Route 66 olsun istedim… E herşeyiyle de bu parti orasının ruhunu yansıtmalıydı…. Geçtiğimiz hafta Beren’in hazırlıklarıyla başladı kutlamalar. Onu yansıtacağına inandığı tamamen hayal ve emeğiyle hazırladığı hediyesi ve yine O’na özel hazırladığı pastasıyla yeni yaşının ilk mumlarını üfledi Cenk… Surpriz partiyi arkadaşlarımıza duyurmadan önce hayal ettiğim mekanı bulmam…

Devamı...

Evinizin bir duvarını karatahta yapmaya ne dersiniz?

Evet yanlış duymadınız… Evinizin bir duvarını karatahta yapmayı ister misiniz? Ben istedim! Vee mutfağımızın bir duvarını boyamaya karar verdik. Ne mi yaptık? Önce bir yapı markete gidip sentetik mat siyah bir boya, tiner, rulo fırça, yere sıçramaması için örtü, düz çizgi çekmek istiyorsanız kağıt bant, boyanın fazlasını akıtacağınız bir kova ve süzme aletini satın alıp heyecanla evimize geldik. Tüm duvarı boyayacaksanız gerekli hazırlıkları yapıp vur fırçayı duvara! Yok bizim gibi duvarın belli bir bölümünü boyayacaksanız sınırları belirleyip kağıt bantla boyanın bu hattın dışına çıkmaması için işaretlemeniz gerekiyor. Altına sereceğiniz hafif…

Devamı...

Kızım büyüyor…

Kızım bugün 11 yaşında… Hayata bardağın hep dolu tarafından bakabilen biri… Bazen ben dahil etrafındaki birçok insanı şaşırtabiliyor. Gizli bir komiklik barındırıyor içinde, akıllı espriler çıkıyor zamansız… Çok küçük yaştan beri empati kurabiliyor, gözleriyle anlaşabiliyor… Yaşıtlarına göre olgun bir çocuk; en azından çevremdeki insanların “çoğu” böyle söylüyor. Bazen ben O’nun, bazen de O benim öğreticim oluyor. Her ikimiz de birbirimizden öğreniyoruz. Ben ona büyüklerin bakış açısını gösteriyorum, O da çocukların hayata nasıl baktığını… İlginç bir denge var aramızda… Sevginin en üstte yaşandığı, karşılıklı saygının olmazsa olmaz olduğu… Daha belirtileri başlamadı ama okuduğum…

Devamı...

Keşfet Sunumları’nda bu hafta Tanzanya’yı konuştuk!..

“Tanzanya Günlüğü” söyleşilerimizin ikincisi 17 Mart’ta Taksim SekSek’te gerçekleşti. Sunuma gelen herkes o kadar meraklı ve heyecanlıydılar ki sordukları sorularla gecemiz çok daha keyiflendi. Bu sayede yeni yüzlerle tanışıp, uzun zamandır görmediğim simalarla birarada olmak da benim kazanımlarım; ne mutlu bana… Anlatırken heyecanımı sanki yaşıyormuşçasına paylaşmaları beni gerçekten çok mutlu ediyor… Takip edenler biliyor; Nisan sonu Route 66’yı gerçekleştirmek ve yeni yol hikayeleri biriktirmek üzere Amerika’ya gidiyoruz; bu nedenle sunumlara bir süre ara… Döndüğümüzde farklı maceralarla umarım tekrar bir arada olma fırsatı yakalarız. “Söyleşide dinledim bir de okumak isterim” derseniz; ya da…

Devamı...

Girne’de bahara merhaba…

Bahara geçerken Girne’yi seviyorum. Herkesin bir nedeni var buraya gelmek için… Kimisi deniz, kimisi kumar derken, bense sanırım karış karış sokaklarını gezmek, nefesini içime çekmek için geliyorum Kıbrıs’a… Dakikalarca bulutların dans edişini izliyorum… Dalgalar sahile çarparken tuzlu suyun yüzüme tane tane düşüşünü seviyorum… Bir dünya sıra beklememe karşılık sahildeki pamuk şekerciden aldığım o kocaman pufidik tadın ağzımda kayboluşla eğleniyorum.. Yeni açan çiçekler Kıbrıs’ı renklendirirken sokakları bir başka güzel… Şehrin kalbinin sokaklarında olduğuna inananlardanım biliyorsunuz. Onun için ayaklarımız acıyana kadar şehrin her tarafını yürümeye çalışıyoruz gittiğimizde… Eee yürümeden şehri nasıl içinize sindirirsiniz? Sokaklarda korna sesi olmadığını fark…

Devamı...

Ve ikinci dövme gelir!..

Geçen yıl yine bu zamanlar ilk dövmem bedenimdeki yerini bularak “Yapılacaklar Liste”mden bir maddenin daha üzeri çizildi… Dövme ciddi bir karar… Hele ki ilki… Sevecek misin sevmeyecek misin, bundan sonra hayatın boyunda göreceğin bir nev’i o desenli “ben”i kabul edecek misin, her baktığında sana ne anımsatacak? Ve buna benzer onca soru dolanır durur kafanda… Hep bir dövmem olsun istemiştim… Onun için düşünmem için de çok zamanım oldu. Çocukluğumdan beri bahar gelip çorap çıktı mı ayağımdan hemen halhalımı takardım. Durum böyle olunca ilk dövmem de bir “halhal” oldu. Ucunda hayatımın anlamı olan harf ile birlikte yerini…

Devamı...