Hindistan’a gidenler, ya severmiş ya da nefret edermiş Hindistan’dan… Ben seven taraftayım… Amerika’dan döndüğümde de “Amerika’da nasıl? Türkiye’de nasıl?” diye bir yazı yazmıştım. Kaldığım süreden bağımsız yeni bir kültüre tanık olmak, farklı insanlarla selamlaşmak, o ülkenin normallerinin bende yarattığı şaşkınlığı kendimde yaşamayı seviyorum. Bunun için bol bol not tutuyorum, beni şaşırtan şeyleri… Çünkü gittiğim yerde biraz da uzun kalıyorsam normalleşiyor, bu olsun istemiyorum. Hindistan’a gelince… Farklılıkları seven benim gibiler için cennet… Her şey kendine özel… Ve ben bu sefer de Hindistan’da nasıl? Türkiye’de nasıl? diye bir liste hazırladım… Keyifli…
Devamı...Etiket: HİNDİSTANDA TREN
Fare Tapınağı ile Bikaner
Sabah en keyifli tren yolculuğumuzu yaptık… İnanılacak gibi değildi ama boştu! ve bir ayağımız bir yatakta diğer ayağamız başka bir yatakta yayıldık walla… Tepemizdeki ranzayı da açmamız gerekmediğinden ferah bir yolculuk fırsatı yakaladık ilk defa…. Hatta film izleyip, biraz uyudum bile yolda… Trende uyuyabilmek büyük bir lüks benim için Hindistan’da… Akşamüstü Bikaner tren garındayız… Gardan taksi ile sarayımıza gideceğiz. Evet yanlış duymadınız bu gece bir sarayda kalacağız… Hostelden saraya 🙂 Tezatlar ülkesi olduğunu söylemiştim Hindistan’ın… Kalacağımız sarayın adı Maharaja Ganga Mahal… Burası gerçekten bir saraymış… Ama öyle kocaman bir yer hayal…
Devamı...Kutsal gölü ile Pushkar…
Yine bir tren yolculuğu… Hindistan’da trenle seyahat konusunda usta oldum. Sabah 04.45 kalkış, 05.30 hostelden çıkış… 07.30’ta hareketle yaklaşık 3 saatlik nispeten kısa bir yolculuğumuz var. Gittikçe bindiğimiz trenlerin konforu azalsa da bu seferki bir başka… Kapısı, penceresi açılabiliyor mesela, buna da şükür️ 🙂 Ve en sevdiğim… Rüzgar… Giden trenin kapısından sarkıp yüzümü yaladıkça benim gözlerimde yine çiçekler açıyor… Tren Ajmer’e kadar gidiyor. İstasyonlarda sigara içilmiyor, içenlere de baya kızıyorlar. Raylara inip temizlik yapan insanlar dikkatimi çekiyor… Ajmer’in manzara tepesinin haricinde gezilecek pek de önemli bir yeri olmadığını öğreniyoruz. Ha…
Devamı...Yaşam ile ölüm arasındaki çizgi… Varanasi!
Varanasi, Delhi’den sonra beni şaşkına çeviren yer… Daha trenden iner inmez bir kaosun içinde buldum kendimi… Tuktuğa atlayıp hostele doğru giderken sağdan soldan giren rikşalar, motorlar, arabalar, insanlar, hayvanlar… ne varsa sokakta sanki öne geçen kazanır, kornayı basan yolun sahibidir misali… Hostelimiz şehrin tam göbeğinde… Harika… Yürüyerek keşif en sevdiğim… Burası Delhi’den çok farklı! Sanki daha da kalabalık, daha bi pis ve rengarenk… Varanasi’deki hostelimiz Zostel Varanasi… Kaldığımız oda 4 kişilik ama sadece biz varız odada… Güzel tarafı bu sefer tuvalet odamızın içinde, bu kaldığımız yerler için bir lüks! Bir duş…
Devamı...Hindistan’ın kalbi Delhi…
Delhi’nin her zaman Hindistan’ın kalbi olduğu söylenir. Geçmişi en az 1.000 yıla dayanıyor. Durum böyle olunca da eski ile yeni içiçe… Delhi’de üç gün geçirdim… Hindistan’ın ‘ilk’leriyle karşılaşma yerim oldu Delhi… Birçok inanışa dair ibadet yerini ve onların kültürlerini görmek, acı olmadığını söylemelerine karşılık dudaklarımı uyuşturan sokak yemeklerini tatmak, ilk hostel deneyimimde 15 yaşımdan sonra ilk defa ranzada yatmak, keşmekeş, korna ve bol insanla dolu sokaklarında onlarca kilometre yürümek, insanların giyimlerinden aksesuarlarına inanışların izlerini gözlemlemek… Sabahın ilk saatleriyle Delhi’deyim… Malum uçak biletleri pahalı olunca seçilen firma Indigo oldu. Hindistan’a ait bir firma…
Devamı...