Fethiye civarlarında tatildesin… Güneşin sıcağı tepende, sabah denizine girdin açsın ve “serin” bir yemek yemek istiyorsun… O zaman biraz yola katlanıp Yakapark’ta bir alabalık yeme zamanı gelmiş demek… Taze alabalık tercihinize göre tereyağında kızartma veya fırında size sunuluyor. Mezeler açık büfe… Balık elbette çok leziz… Ortamsa bir başka… Evet gerçekten başka… Barında içeceğinizi yudumlarken masayı ikiye bölen kanaldan geçen balıklara dokunabiliyorsunuz mesela… Ya da sedirlerde yemeğinizi yedikten sonra yanınızdaki havuzda serinleyebilirsiniz. Tabii dayanabilirseniz soğuğuna… Hatta 5 dakika durabilirseniz içeceğiniz, 15 dakika durabilirseniz hem içeceğiniz hem yemeğiniz ücretsiz diyebilecek kadar da…
Devamı...Kategori: Yol Hikayelerim
Nazım’ın ruhuyla Kavarna Slavia!..
Kavarna Slavia’dayım… Benim için anlamı bir başka… Çok sevdiğim şair Nazım Hikmet’in burada yaşadığı süreçte şiirlerinin bir bölümünü bu gotik kafede yazdığı söyleniyor çünkü… Narodni Caddesi’nin tam köşesinde 1881 ‘den beri var Kavarna Slavia. Yorucu bir günün ardından otele gitmeden evvel uğrayıp, hem o dillere destan ambiansını yaşamak istiyorum hem de leziz tatlılarını damağımda dolaştırmak… Aslında saat 21.00’u geçtiğinden biraz da kaygı var içimde açık mı acaba diye… Dışarıya vuran piyanonun tınılarını duymak rahatlatıyor beni… İçeriye adımımızı attığımızda büyük bir sürpriz bizi bekliyor. Notalar bizim çok da aşina olduğumuz “Katibim”i çalıyor!…
Devamı...Çocukluğum, Anılarım, Benim Hayallerim..
Doğduğum yer Şifa Sokak’tayım bugün… Bilen bilir önemini benim için… Heyecanlanırım her önünden geçerken… Çocukluğum, anılarım, kurduğum ilk hayaller gelir aklıma… Moda’nın eşsiz çıkmazlarından biri olan Şifa Sokak’ta büyüdüm. O sokakta büyüyen her çocuk gibi “sokak çocuğuyum” ben… Cümleye “Bizim zamanımızda” diye en sevmediğim başlangıcı yapacağım ama… Bizim zamanımızda “sokağa çıkmak” diye bir kavram vardı. Sabah kahvaltıdan sonra çıkılır, sadece yemek için eve girilir öğlen, akşam yemekten sonra tekrar atardık kendimizi dışarıya… Çıkmaz sokaklarda herkes tanır birbirini… Bırak sadece orada yaşayan insanları tanımayı her evi, her evin içindeki duyguları bile…
Devamı...Sualtının renkli dünyasını keşfedin!…
Suyun altını da keşfetmek lazım! Eski işimde banka çalışanları için dalış sertifikalarını ve eğitimlerini veren kurumları epey bir araştırmıştım. O dönemde çalışanlarımız için yaptığım hazırlığı artık kendim için uygulama zamanı gelmişti. En uygun olanı belirleyip; hem teorik hem de pratik dersleri almak üzere Erikli’ye doğru düştük yollara… Scuba dalışı ile ilgili temel bilgi ve becerilerin öğretildiği bir eğitim almamız gerekiyordu önce. Aldığımız bu sınıf içi eğitim programında önce dalış malzemelerini tanıttı eğitmenimiz… Sualtında haberleşmeyi nasıl sağlayacağımızı pratik ettik… Basıncın üzerimizdeki etkisi, yaşanabilecek sorunlar ve çözümlerini öğrendik. İlk gün sığ deniz…
Devamı...Sadako Sasaki Anma Günü’ndeyiz…
İstanbul Oyuncak Müzesi… Bu sefer amacım müzedeki birbirinden farklı hikayeye sahip oyuncakları görmek değil… Çocuklara barış ve hoşgörünün hakim olduğu, daha güzel ve aydınlık bir dünya bırakmak için düzenlenen Sadako Sasaki Anma Günü etkinliğindeyim… Bu yıl 10.suna ev sahipliği yapıyor İstanbul Oyuncak Müzesi… Etkinlik alanında Sunay Akın’ın olduğunu görünce daha da bir mutlu oldum. Yıllar önce birkaç şehirde yaptığım etkinlikler çerçevesinde, kendisiyle seminer sonraları uzun uzun sohbet etme imkanı yakalayabilen şanslı insanlardan sayarım hep kendimi 🙂 Bu seferse onun düzenlediği mükemmel bir organizasyonda yine bir aradayız… Sunay Akın’ın açılış konuşmasıyla…
Devamı...Schnitzel Figlmuller’de yenir!..
Viyana’ya gidip schnitzel yemeden dönmek ayıp olur. Hele benim gibi schnitzel aşığı bir kızınız varsa… Elbette Viyana’da gidebileceğiniz birçok cafenin menüsünde schnitzel yer alıyor. Ama siz de bizim gibi kapısında yaklaşık bir saat kuyruğu beklemeyi göze alabiliyorsanız tek adres Figlmuller! Immm… Nasıl birşey bu? Koskacaman bir schnitzel… Gelen tavukla gözünüz doyuyor önce… Domuz ve tavuk tercihinizden istediğinizi belirtiyorsunuz. Sonrası muhteşem ahçıların ellerinde… İncecik, çıtır çıtır, ağızda dağılan cinsten… Ona eşlik eden, formülü gizli patates salatası ve muhteşem şarapla tatlandıkça da tatlanıyor. Schnitzeli zaten dillere destan da o patates salatası bizim bildiğimiz tadından…
Devamı...