Pera Palace’ın gizem dolu odalarında kızımın hayallerine yürürken…

Hepimizin ölmeden evvel yapacaklarımız üzerine bir listesi var ya… Kızımınki de yavaş yavaş oluşuyor. Ve uzun bir süredir listenin ilk sırasında yer alan tek bir şey var ki işte o da bu yazının konusu… Beren, serisinin dördüncüsüne geldiği Delal Arya’nın Pera Günlükleri isimli polisiye bir çocuk romanı okuyor. Bu romanla birlikte de Pera Palace’a gidip Agatha Christie’nin odasını görmek en büyük hayali oldu… İlk önceleri şöyle bir sohbet geçiyordu aramızda: “Anne, Pera Palace diye bir otel var mı?” “Var, Berencim…” “Orada Agatha Christie’nin bir odası varsa ne yapıp edip bir…

Devamı...

Balat’ı bu hafta sonu çekin içinize…

Balat’ta kaybolmak lazım… Sokaklarını umarsızca gezmek… Dokusuna dokunmak lazım… Bildik yerler zaten yerlerinde yıllardır, onları çoktan gezmişsinizdir diye tahmin ediyorum; kiliseleri, sinegogları, patrikhanesi, meşhur meyhanesi… Balat’taydım yine geçenlerde… Arada adımlarım sokaklarını… Seviyorum çünkü yeni simalarla merhabalaşmayı… Sokak aralarında oynayan çocuklardan ayağıma seken topa vurmayı… Cumbalı evlerinde camdan cama dedikodu yapan ablalara gülümsemeyi, kapısında oya işleyen teyzeyi fotoğraflamayı… Bazen soluklanmak istiyor insan… Gördüklerini sindirmek ve o anda bile karşınıza çılgın bir yer çıkabiliyor Balat sokaklarında… Mesela ‘Derviş Baba’ Deliler, Abdallar, Meczuplar, Aşıklar Kahvehanesi’ni duydunuz mu hiç? Aslında uzun zamandır hizmet veriyormuş… Farkı…

Devamı...

Moda’da meyhane içinde ayazma: Aya Ekaterini!

Moda sahili bir çoğumuzun uğrak yeri… Mesela benim çocukluğum da burada geçti. Ali Usta’dan dondurmalarımızı kapıp, Moda Parkı’nda oynamaya giderdik. Ailelerimiz manzaraya karşı çaylarını yudumlarken biz de salıncakların tadını çıkarırdık. Şimdi kızımla beraber geliyoruz. O günden bu yana çok da değişmediğini görmek az da olsa umutlandırıyor beni… Bugün yepyeni bir yer keşfettim Moda’da… Evet, çookkk uzun bir zamandır burası hayatımın bir parçası olmasına karşılık, hala bilmediğim bir yeri olduğunu görmek oldukça şaşırtıcı oldu benim için… Tarihi Moda İskelesi’ne doğru inerken sağda Moda Park Lokantası, birçoğumuzun bildiği adıyla Koço, kurulduğundan bu…

Devamı...

Gün 13 -Hoşçakal Route 66!

San Bernardino‘daki çılgın otelimizden sabah çıkışımızı yaparak yollara koyulduk. Güvenliğimiz için lobiden çıkmayalım arka kapıdan ayrılalım derken bu kapının da kenarında bir evsiz bizi karşıladı ve verdiğimiz parayı da beğenmedi. Korkudan, yanından öyle bir ayrılışım vardi ki görülmeye değerdi 🙂 San Bernardino’ya el sallarken yolda ikonik otellerden biri olan Wigwam Motel’de fotoğraf molası verdik. 25 odası var ve odalar çadır şeklinde yapılmış. Bakımlı bir yer ama yol kenarında… Şehrin güvensizliği dikkate alınırsa burada kalmak ne kadar iç açıcı emin olamadım… Flagstaff‘tan beri lastiklerimizin hava sorununu çözemedik. Bu nedenle de benzin…

Devamı...

Gün 12 -Route 66 yolunda Türk bayrağımız Bagdad Cafe’de…

California girişi ile birlikte sıcak yüzümüze çarptı iyice. Klima bütün gece yanmasa ne yapardık bilmiyorum. Chicago’daki halimize bak bir de şimdiye… Yol iklimleri de değiştiriyor. Son eyaletle birlikte benzin fiyatları da çıldırdı. Galonunu 1,71$’lara aldığımız yakıt 3,79$’ı buldu. Vay be… Needles’tan yola çıkışımızla birlikte direkt çöl bizi karşıladı… Yolda dikkatimizi çekip bizi durdurabilen hiçbir şey yok… Girdiğimiz bir benzin istasyonu 4 küsür $ fiyat diyor galonuna benzinin ve içeride satılan herşey normal fiyatların 2 katı. Kapıya da uyarı koymuşlar “Fiyatlarımız evet pahalı, çünkü bu ürünleri buraya nakliye etmemiz de ayrı…

Devamı...

Gün 11 -Route 66 Çöllerinde sessizliğin çığlığı!

Sabahın güzel güneşi bugün bize Williams’ta “Merhaba!” dedi. Akşam Grand Canyon’dan geç geldiğimizden sokakları görmeden, uygun bulduğumuz ilk motele yerleşmiştik. Odadan çıktığımız anda öylesine keyifli bir yer bizi karşıladı ki! 11.00’e kadar sokaklarını gezdik, acayip renkli bir kasaba… Buradan da bir göz gezdirebilirsiniz nasıl bir yer olduğuna… Ana yolun her iki tarafı hediyelik eşyacılarla dolu… Dükkanlar açılana kadar Betty Boop’un cafesinde kahvaltı yaptık. Tam bir yol kafesi… Daha girer girmez filtre kahveniz ikram ediliyor, defalarca memnuniyetiniz sorgulanıyor… Yola dair plakalar duvarları süslüyor, perdeler bile Route 66 logoları ile bezeli… Yerel halkla…

Devamı...