Yıllar evvel ilk Kaş’a geldiğimde “Evet, ben burada yaşamak istiyorum!” demiştim. Neden mi? Ruhunu kaybetmeden gelişmeye çalışıyor Kaş… O ilk geldiğimde bir bankanın şubesi varken, sadece o bankanın olduğu caddeye 2 banka daha açılmış şimdi. Ama 15 yıl evvel her akşam gittiğim çay bahçesi hala orada beni bekliyor… Evet yanına benzerleri açılmış ama hiçbiri İstanbul’un Ortaköy’ü gibi yaka paça içeri sokmaya çalışmıyor sizi… Ne mi yapıyorlar? Önünden geçerken sadece gülümsüyorlar. Kaş’ın merkezindeki ara sokaklar tam fotoğraflık….Arnavut kaldırımı taşları, sağlı sollu zevkli hediyelik eşyacıları ile öylesine güzel, öylesine renkli ki… Sokakları…
Devamı...Kategori: Mekanlar&Tadımlar
Ege’nin Nazar Boncuğu Göcek…
Göcek deyince şaşalı bir yaşam geliyor nedense aklıma. Belki de gözümde hep lüks tekneler canlandığından… Bundan yıllar yıllar evvel geldiğimde içi birkaç dükkandan ibaretti Göcek’in. Şimdi ise çok cici mağazalar açılmış bu şirin sahil kasabasına… Marina büyümüş ve yine sahilde bol bol yat insanı heyecanlandırıyor. Merkezden denize girilemiyor Göcek’te. Denize girmek için en iyi alternatif tekne turları… Biz de öyle yapıyoruz ve Oniki Adalar tekne turunda buluyoruz kendimizi… Koyların hepsi birbirinden güzel. En popüler olanı eski adı ile Taşyaka, şimdi ise Bedri Rahmi Koyu. 1974’te Bedri Rahmi Eyüboğlu arkadaşlarıyla ilk…
Devamı...Sevdiğiniz biri var ve ona kavuşmak mı istiyorsunuz?
Evet… “Sevdiğiniz biri var ve ona kavuşmak mı istiyorsunuz?” Gökova-Marmaris yolu üzerinde “Aşıklar Yolu”na mutlaka uğramalısınız o zaman… Yol boyunca sağlı sollu okaliptüs ağaçları yapraklarını yukarıda birleştirmiş sizi çevreliyor. Size düşense koalaların bu çok sevdikleri ağaçlardan birini gözünüze kestirip ona sarılmak… Sarılırken de dileğinizi dileyin! 3 gün mü desem 3 yıl mı sevgilinize ne zaman kavuşursunuz bilmem ama sonucu bana da söylemeyi unutmayın!..
Devamı...İkili Güzellik: Dalyan!
Tarih ve doğa aynı yerde nefes alır mı? Dalyan işte bu muhteşem kombinasyonu ile sizlerle… Dalyan balık kapanı anlamına geliyor. Dere çok derin değil, en derin yeri yaklaşık 10 metreymiş. Durum böyle olunca “pancar motoru” denilen küçük teknelerle ulaşım sağlanıyor. Bir kooperatifleri var ve sadece buranın üyelerinin balık tutmasına izin veriliyor. Suyun üzerinde ağlarla çevrili bir alan var. Balıklar belli bir boyuta ulaştıktan sonra salınıyor. Dalyan’da da işte bu dalyanın içinden geçilerek meşhur İztuzu Plajı’na ulaşılıyor. “Yok ben tekneye binmek istemem” derseniz ki büyük kayıp olur, o zaman dolmuşla ulaşmak…
Devamı...Özü Buluş Tatili: Tanzanya!
Hazırlıklar tamam… Biletler alındı, tur ayarlandı. Sırt çantaları, safari şapkası, uyku tulumları hazır… Sarı humma, tifo ve tetanoz aşıları yapıldı, sıtma ilaçları alındı. O zaman ne duruyoruz… THY uçağında keyifli bir yolculukla tatilimiz başladı. Yaklaşık 7.30 saat süren yolculuğumuzun ardından Kilimanjaro havaalanına vardık. Oldukça küçük bir havaalanı. Vize orada alınıyor 50$ karşılığında. Kolay zannettiğimiz vize işleri oldukça sancılı geçti. Siz siz olun biletinizin fotokopisini yanınıza almayı unutmayın… Aracımız ve bize 8 gün boyunca eşlik edecek rehberimiz bizi havaalanında karşıladı. Yaklaşık bir saat süren yolculuğumuzun ardından Arusha’ya yakın Grand Impala Hotel’e vardığımızda saat 03.30’tu. Otelin geceliğinin 130$…
Devamı...Kör oldum!…
“KÖR OLDUM! Evet…1,5 saatliğine de olsa ben kördüm. İstanbul’u bu sefer görerek değil; ses, koku ve dokusuyla keşfettim. Ben KARANLIKTA DİYALOG sergisindeydim…” Zifiri karanlıkta beyaz bastonumdu gözüm. Görme engelli rehberimizin sesi olmasa korkum nasıl dizginlenirdi bilmiyorum. Hiçbir şey görmeden Taksim tramvayındaydım… Sesleri dinlerken içimdeki hisleri sizlere anlatamam. Evet ben biliyordum o duyduğum görüntülerin nasıl olduğunu ama peki onlar? Parkta otururken kuşlar ne güzel şakıyor, havuzun şıkıryan sesi nasıl huzur veriyordu ama görmüyordum. Pazar yerinde gezerken nane ne de güzel kokuyordu ama göremedim. Kaldırımda yürürken park etmiş arabaya tosladığımda canım yandı,…
Devamı...