Atamızın Mozolesi

Anıtkabir Mozolesi ve Şeref Holü Ankara‘da Atamıza saygı için Anıtkabir’deyiz… Anıtkabir’in en önemli bölümü olan Mozole’ye, Tören Meydanı’ndan 42 basamaklı merdivenle çıkılıyor. İki katlı ve dikdörtgen yapılı bir planı olan Mozole, 72x52x17m. boyutlarında uzun dikdörtgen plan üzerine kurulmuş olup; ön ve arka 8, yan cepheler ise 14,40m. yüksekliğinde 14 kolonatla çevrelenmiş. Cephesinde, solda Atatürk’ün Türk gençliğine hitabı, sağda ise Cumhuriyet’in kuruluşunun 10.yıldönümünde söylediği nutku yer alıyor. Harfler taş kabartma üzerine altın yaldızlarla yazılmış. Şeref Holü’nde gördüğümüz lahit sembolik. Atatürk’ün gerçek mezarı, bu lahdin tam altındaki mezar odasında bulunuyor. Atatürk ve…

Devamı...

Tarihten bugüne meclislerimiz…

Ankara seyahatimiz sırasında tüm meclis binalarımızı görme şansım oldu… Tarih meraklıları için biraz detaya gireyim… Ulus’ta yer alan 1.TBMM Binamız bugün Kurtuluş Savaşı Müzesi olarak 1961 yılından beri ziyaretçilerini ağırlıyor. Bina ilk olarak 1915 yılında İttihat ve Terakki Cemiyeti için inşasına başlanmış. 23 Nisan 1920’de TBMM’nin açılmasına karar verildiğinde bu binanın kullanılmasına karar verilmiş ve 115 temsilci ile ilk toplantı yapılmış. En yaşlı üye sıfatıyla Sinop Mebusu Şerif Bey geçici başkanlığı üstlenerek açılış konuşmasını yapmış. Ardından Ankara Milletvekili Mustafa Kemal Paşa söz alarak Meclis’in hangi üyelerden oluşacağına dair bir açıklama…

Devamı...

10 Kasım’ın ardına Anıtkabir’de Askeri Tören…

Aslında Ankara‘ya geliş nedenimiz… Anıtkabir… Diğer Anıtkabir ziyaretlerimden farklı olarak adımıza düzenlenen “Askeri Tören”e katılacağız… Mustafa Kemal Atatürk hiçbir zaman kendisi için bir anıt mezar istememiş. Ancak Türk halkı ona duyduğu hayranlık saygıdan, Atatürk’ün sıradan bir yere gömülmesini istememiş ve bunun için uluslar arası bir yarışma düzenlenmiş. Bu yarışmada Prof.Dr. Emin Onat ve Doç.Dr. Orhan Arda’nın projesi birinci olmuş. 1944’te yapımına başlanan anıt 1953’te tamamlanarak naaşı Etnografya Müzesi’ndeki geçici kabrinden buraya taşınmış. Bugün kızımın okuluyla beraber geldiğimiz Anıtkabir’de okul adına özel bir tören düzenlendi. Askerler Aslanlı Yol önünde bizi karşılıyor. Çocuklarımız Aslanlı Yol boyunca gerdikleri…

Devamı...

3 Milyon 400 Bin Yıllık Doğal Tarih… Tokat Ballıca Mağarası!

Amasya, Çorum ve Tokat üçlemesinin en görülmeye değer yerlerinden biri de Ballıca Mağarası… Tokat’ın Pazar ilçesinden Akdağ’ın tepesine uzanan yolda… Yolu biraz kıvrımlı ama vardığınızda “değdi” demeniz kaçınılmaz… Dünyanın oluşum yönünden en zengin mağaralarından biri olarak kabul ediliyor Ballıca… Önce büyüklüğü ile etkiliyor insanı… İnilen onca merdivenle oluşturulan katlar arasında gezinti sizi başka bir dünyaya taşıyor. Su ve nemin hakimiyeti; içindeki sarkıtlar, dikitler, damlataşlar, havuzlar büyüleyici… Mağara 680 metre boyu, 94 metre yüksekliğiyle heyecan verici… Ziyarete açık alanlarının yanı sıra bir o kadar da kapalı alanı mevcut; düşünün büyüklüğünü… Mağara içindeki sıcaklığın yaz kış 18 derece civarında…

Devamı...

Gelibolu’da tarihe şahitlik edin…

Gelibolu, yıllardır gelmek isteyip de bir fırsatını yakalayamadığım bir yer… Vatanın nasıl savunulacağını dünyaya anlatan Gelibolu Savaşı’nın yaşandığı sokaklarda bugün geziyor olmak inanılmaz… Çanakkale sınırlarındaki Gelibolu, Çanakkale Boğazı’nın Marmara’ya açılan ağzına yakın ve kendi adını verdiği yarımadanın üzerinde kurulmuş tarihi milattan öncelere uzanan bir ilçe… Buraya geldiğimde çok heyecanlıydım ve her köşesini ayrı ayrı gezmek için sabırsızlanıyordum. İlk durak Gelibolu Feneri… Hamzaköy’e bakan yamaçta dönüyor fener… İzlediği manzaraysa muhteşem! Yanındaki parkta aldığımız kısa fotoğraf molasının ardından Bayraklı Baba Türbesi’ndeyiz. Hikayesi ilginç, bir kuşatma sırasında sancağı düşman eline geçmemesi için kılıcı ile…

Devamı...

Karaköy’de bir vaha…

Serin bir ilkbahar akşamı… Karaköy’den Beşiktaş’a doğru yürüyoruz… Cadde üzerindeki dükkanların tamamı kepenklerini indirmiş… Gecenin karanlığı biraz da ürkütüyor aslında insanı… Sağa doğru uzanan birkaç ara sokağı geçiyoruz. Arkadaşım bir cafe olduğunu söylüyor buralarda, onun bir arkadaşı işletiyormuş. Bunca kapalı yerin arasında açık bir yer bulma “ümitsizliği” ile bu sokaklardan birine dalıyoruz… Gözlerimize inanamıyoruz! Üzeri asma yapraklarıyla kaplı bir sokak hayal edin… Yaprakların arasından sarkan lambaların sokağı aydınlattığı… Sakin bir müzik sesi duyuluyor derinden… Şık giyimli insanlar şemsiyelerin altında sigaralarını tüttürüyor. Köşedeki Karabatak Karaköy’de oturuyoruz. Hava soğuk ama yine de…

Devamı...