Yas sürecinin o sıcak gömleği üzerimizdeyken, susmayan iç sesimiz yetmez gibi bir de -dış seslerin söylemlerine maruz kalmak- diye de bir gerçek var. “Sen güçlüsün”, “Neleri atlattın, bunu da atlatırsın”, “Atlatacaksın”, “Ağlamalısın”, “Artık biraz gül”, “Toparlan”, “….un için kendine gel”, “… yap ki sonra pişman olma!”… neler neler duyduk, duyuyoruz öyle değil mi? Peki yas tutan kişiye nasıl destek olunur; ne söylemek, ne söylememek gerekir? Yas Tutana Söylenen Sözler Yas, hep aşılacak, hemen geçip gidecek, atlatılacak bir dönem gibi görülüyor. Oysa yas denen o kaçınılmazla yüz yüze gelindiğinde aslında o…
Devamı...Etiket: YAS TUTMAK
Yası yaşarken sosyal normlar
Kültürümüzün kendimizce yas tutmamıza izin vermediği bir gerçek… Yas tutmayı çabucak aşıp devam etmemizi isteyen bir coğrafyada yaşıyoruz. Yas ve toplumsal normlar arasındaki ilişki de tam burada kendini gösteriyor; nasıl ve ne kadar süre yas tutacağımıza dair kalıplarla karşılaşıyoruz. Hatta kültürel ve dini geleneklerle hayatımıza yerleşmiş sayılar da var; 7’si, 40’ı, 52’si deniyor. Sanki yas tutmamız için bize ayrılan süre 52. günde sonuna geliyormuş gibi… Sonrasında yılda bir kere de sene-i devriyesinde hatırla yeter gibi bir durum. Bugün, o hepimizin canını yakan depremin üzerinden geçen sürenin 40. günü… Her yerde…
Devamı...