Gitti gidiyoruz derken macera dolu Route 66 serüvenini yaşadık, geldik… Nereden başlasam, nasıl anlatsam dediğim yaşanası bir yolculuktu geçen… “Route 66 nedir?” sorusuyla epey karşılaştık gitmeden evvel, hikayemizi anlatmadan önce biraz bahsedeyim… 2.451 mil (3.945 km) uzunluğundaki Route 66, 1926 ve 1985 yılları arasında ABD karayolu ağı içerisinde yer alan tarihi bir otoyol… Chicago’dan Los Angeles’a kadar uzanıyor. Hani eski Amerikan filmlerini hayal edin… Çöllerden geçerler, benzinci otellerinde kalırlar, yolda çeşit çeşit insanlarla karşılaşırlar ya… İşte ben de tam o yoldan bahsediyorum… Bu meşakkatli yolu, on üç günde tamamını katettik…
Devamı...Etiket: ŞABLON
Yurt dışında araç kiralayanlardan mısınız?
Amerika hazırlıklarımız tam hız devam ediyor… Büyük bir heyecanla aldığım Amerika vizesi, uçak bileti derken, yaklaşık 4.500km yol yapmayı hedeflediğimiz Route 66 yolunun araç kiralama faslını da tamamladık. Araç kiralama deyip de geçmeyin… Bir sürü alt detay var. Amerika için konuşuyorum, “Drop off fee” diye bir olay var mesela. Türkçe açıklaması ise, başlangıç noktamız olan Chicago’dan aracı alıp, Los Angeles’ta aracımızı teslim edene kadar 8 eyalet geçeceğimizden, -bu da aracı aynı eyalet içinde teslim etmeyeceğimiz anlamına geliyor- bizden ciddi bir tutar para istiyorlar. E tabii bunun haricinde çift şoför olacağımız, 7/24…
Devamı...Evinizin bir duvarını karatahta yapmaya ne dersiniz?
Evet yanlış duymadınız… Evinizin bir duvarını karatahta yapmayı ister misiniz? Ben istedim! Vee mutfağımızın bir duvarını boyamaya karar verdik. Ne mi yaptık? Önce bir yapı markete gidip sentetik mat siyah bir boya, tiner, rulo fırça, yere sıçramaması için örtü, düz çizgi çekmek istiyorsanız kağıt bant, boyanın fazlasını akıtacağınız bir kova ve süzme aletini satın alıp heyecanla evimize geldik. Tüm duvarı boyayacaksanız gerekli hazırlıkları yapıp vur fırçayı duvara! Yok bizim gibi duvarın belli bir bölümünü boyayacaksanız sınırları belirleyip kağıt bantla boyanın bu hattın dışına çıkmaması için işaretlemeniz gerekiyor. Altına sereceğiniz hafif…
Devamı...Keşfet Sunumları’nda bu hafta Tanzanya’yı konuştuk!..
“Tanzanya Günlüğü” söyleşilerimizin ikincisi 17 Mart’ta Taksim SekSek’te gerçekleşti. Sunuma gelen herkes o kadar meraklı ve heyecanlıydılar ki sordukları sorularla gecemiz çok daha keyiflendi. Bu sayede yeni yüzlerle tanışıp, uzun zamandır görmediğim simalarla birarada olmak da benim kazanımlarım; ne mutlu bana… Anlatırken heyecanımı sanki yaşıyormuşçasına paylaşmaları beni gerçekten çok mutlu ediyor… Takip edenler biliyor; Nisan sonu Route 66’yı gerçekleştirmek ve yeni yol hikayeleri biriktirmek üzere Amerika’ya gidiyoruz; bu nedenle sunumlara bir süre ara… Döndüğümüzde farklı maceralarla umarım tekrar bir arada olma fırsatı yakalarız. “Söyleşide dinledim bir de okumak isterim” derseniz; ya da…
Devamı...Girne’de bahara merhaba…
Bahara geçerken Girne’yi seviyorum. Herkesin bir nedeni var buraya gelmek için… Kimisi deniz, kimisi kumar derken, bense sanırım karış karış sokaklarını gezmek, nefesini içime çekmek için geliyorum Kıbrıs’a… Dakikalarca bulutların dans edişini izliyorum… Dalgalar sahile çarparken tuzlu suyun yüzüme tane tane düşüşünü seviyorum… Bir dünya sıra beklememe karşılık sahildeki pamuk şekerciden aldığım o kocaman pufidik tadın ağzımda kayboluşla eğleniyorum.. Yeni açan çiçekler Kıbrıs’ı renklendirirken sokakları bir başka güzel… Şehrin kalbinin sokaklarında olduğuna inananlardanım biliyorsunuz. Onun için ayaklarımız acıyana kadar şehrin her tarafını yürümeye çalışıyoruz gittiğimizde… Eee yürümeden şehri nasıl içinize sindirirsiniz? Sokaklarda korna sesi olmadığını fark…
Devamı...Ve ikinci dövme gelir!..
Geçen yıl yine bu zamanlar ilk dövmem bedenimdeki yerini bularak “Yapılacaklar Liste”mden bir maddenin daha üzeri çizildi… Dövme ciddi bir karar… Hele ki ilki… Sevecek misin sevmeyecek misin, bundan sonra hayatın boyunda göreceğin bir nev’i o desenli “ben”i kabul edecek misin, her baktığında sana ne anımsatacak? Ve buna benzer onca soru dolanır durur kafanda… Hep bir dövmem olsun istemiştim… Onun için düşünmem için de çok zamanım oldu. Çocukluğumdan beri bahar gelip çorap çıktı mı ayağımdan hemen halhalımı takardım. Durum böyle olunca ilk dövmem de bir “halhal” oldu. Ucunda hayatımın anlamı olan harf ile birlikte yerini…
Devamı...