Prag’da zamanı durdurmak…

Prag demek… Sanat demek, tarih demek, edebiyat demek, kültür demek… Bu şehri iki güne sığdırmayın sakın demek… Yolunuz Prag’a düştüyse eğer sokaklarda vakit geçirmeye mutlaka zaman ayırın… Benim gibi çıplak ayak dolaşın sokaklarında… Hissedin taşlarda şehrin büyüsünü… Eminim yürüdüğünüz yer, başınızı kaldırdığınızda gördüğünüz her noktada kendinizden birşey bulacaksınız… Prag sokaklarında Otelden çıkar çıkmaz Karlovy Köprüsü‘nde bulun kendinizi… Dedim ya Prag demek geçmiş demek, köprünün üzeri sıra sıra klasik heykellere dolu. Bu köprüyü baştan sona gezin. Hem de hem gündüzünü, hem gecesini yaşayın. Yaşayın ki, şehrin silüetinin her halini görün… Altından geçen…

Devamı...

Nazım’ın ruhuyla Kavarna Slavia!..

Kavarna Slavia’dayım… Prag’da Cafe Slavia olarak da bilinen bu kafenin benim için anlamı bir başka… Çok sevdiğim şair Nazım Hikmet’in şiirinde adı geçen bir yerde oturmak, kahve molasını benim için bambaşka bir deneyime dönüştürüyor. Narodni Caddesi ile Vltava kıyısındaki Smetanovo nábřeží’nin köşesinde, Ulusal Tiyatro’nun karşısında Kavarna Slavia, 1884’te açılmış. Yorucu bir günün ardından otele gitmeden evvel uğrayıp, hem o dillere destan ambiansını yaşamak istiyorum hem de leziz tatlılarını damağımda dolaştırmak… Aslında saat 21.00’u geçtiğinden biraz da kaygı var içimde açık mı acaba diye… Dışarıya vuran piyanonun tınılarını duymak rahatlatıyor beni……

Devamı...