Serin bir ilkbahar akşamı… Karaköy’den Beşiktaş’a doğru yürüyoruz… Cadde üzerindeki dükkanların tamamı kepenklerini indirmiş… Gecenin karanlığı biraz da ürkütüyor aslında insanı… Sağa doğru uzanan birkaç ara sokağı geçiyoruz. Arkadaşım bir cafe olduğunu söylüyor buralarda, onun bir arkadaşı işletiyormuş. Bunca kapalı yerin arasında açık bir yer bulma “ümitsizliği” ile bu sokaklardan birine dalıyoruz… Gözlerimize inanamıyoruz! Üzeri asma yapraklarıyla kaplı bir sokak hayal edin… Yaprakların arasından sarkan lambaların sokağı aydınlattığı… Sakin bir müzik sesi duyuluyor derinden… Şık giyimli insanlar şemsiyelerin altında sigaralarını tüttürüyor. Köşedeki Karabatak Karaköy’de oturuyoruz. Hava soğuk ama yine de…
Devamı...Etiket: İSTANBUL
Gökçen Atamgüç ile beyne ve ruha masaj yapmaya ne dersiniz?
Şans eseri tanıştık Origami Eğitmeni Gökçen Atamgüç ile… İş yerime gelen bir telefon belki bugünkü dostluğun başlangıcı oldu…. Nasıl mı? Gökçen Hanım beni aradı bir gün… Dedi ki “Origami ile ilgileniyorum acaba ortak bir çalışma yapabilir miyiz?” Hepimizin, her gün karşılaştığı diyaloglardan biriydi belki ama bizimki pek öyle olmadı. Uzun uzun konuştuk telefonda, sonra yazışmaya başladık geçen bir yılı aşkın süreçte. Evet biz ortak bir çalışma yapamadık belki ama daha tanımadan bir sevgi oluşmuştu aramızda… Bugün kendisi ile tanıştığımda sanki yıllardır bir arada gibiydik. Ama hala sormak istediklerim vardı O’na……
Devamı...Çocukluğum, Anılarım, Benim Hayallerim..
Doğduğum yer Şifa Sokak’tayım bugün… Bilen bilir önemini benim için… Heyecanlanırım her önünden geçerken… Çocukluğum, anılarım, kurduğum ilk hayaller gelir aklıma… Moda’nın eşsiz çıkmazlarından biri olan Şifa Sokak’ta büyüdüm. O sokakta büyüyen her çocuk gibi “sokak çocuğuyum” ben… Cümleye “Bizim zamanımızda” diye en sevmediğim başlangıcı yapacağım ama… Bizim zamanımızda “sokağa çıkmak” diye bir kavram vardı. Sabah kahvaltıdan sonra çıkılır, sadece yemek için eve girilir öğlen, akşam yemekten sonra tekrar atardık kendimizi dışarıya… Çıkmaz sokaklarda herkes tanır birbirini… Bırak sadece orada yaşayan insanları tanımayı her evi, her evin içindeki duyguları bile…
Devamı...Sadako Sasaki Anma Günü’ndeyiz…
İstanbul Oyuncak Müzesi… Bu sefer amacım müzedeki birbirinden farklı hikayeye sahip oyuncakları görmek değil… Çocuklara barış ve hoşgörünün hakim olduğu, daha güzel ve aydınlık bir dünya bırakmak için düzenlenen Sadako Sasaki Anma Günü etkinliğindeyim… Bu yıl 10.suna ev sahipliği yapıyor İstanbul Oyuncak Müzesi… Etkinlik alanında Sunay Akın’ın olduğunu görünce daha da bir mutlu oldum. Yıllar önce birkaç şehirde yaptığım etkinlikler çerçevesinde, kendisiyle seminer sonraları uzun uzun sohbet etme imkanı yakalayabilen şanslı insanlardan sayarım hep kendimi 🙂 Bu seferse onun düzenlediği mükemmel bir organizasyonda yine bir aradayız… Sunay Akın’ın açılış konuşmasıyla…
Devamı...Heybeliada’da bir lezzet durağı Mavi Restaurant
Adalara modalara yolunuz düşüyor mu bilmem ama bir gün Heybeliada’ya giderseniz balık yemek için yeriniz belli: Mavi Restaurant. İşletme sahibemiz, hatta yardımcıları misafirlerini aynı güleryüzlülükle sizi bekliyor olacak… Meğer burada yer olmazmış yaz aylarında. Adanın eczanesine nerede değişik mezeler eşliğinde balık yiyebileceğimizi sorduğumuzda verdikleri tek adres burası oldu. Sanırım bizi de sevdiler, yer olmamasına karşılık küçük bir masa kısa bir beklemeyle hemen ayarlandı. Aslında bahçeleri müsait. Başka bir işletme olsa oraya onlarca masa daha ekleyebilir. Belli ki para uğruna kaliteden ödün vermek istemiyorlar. Kıssadan hisse, siz siz olun önceden yerinizi…
Devamı...Sahil hobi kaynıyor!…
Havalar güzelleşti… Sahil cıvıl cıvıl… Herkes en sevdiği hobisiyle sahnelerde… Bir tarafta kulaklarında müzik koşanlar, bir tarafta bisiklete binenler mi dersiniz… Yoksa bizim gibi anne kız paten kayanlar mı istersiniz ya da bisiklete binenler mi… Ben daha çok “top”lu sporları seviyorum deyip voleybol, basketbol, futbol sahalarını dolduranlar mı… Daha da yetmezmiş gibi motorsikletlerle çevrili bir pist hazırlayıp, müzik eşliğinde tango yapanlar mı… Balık tutanların bir bölümü kayalıklarda, şanslı azınlık minik tekneleriyle denizde… Bu kadar mı? değil tabii… İki ağacın arasına bant gerip yeni trend slackline yapanları mı ararsınız, patenlerle boş…
Devamı...