Yine gün ağarırken yollardayız ve “Wellcome to St. Louis” tabelası bize “Günaydın!” diyor. Sabahın kör saatlerinde arabanın içinde ne durumdasınız derseniz çektiğimiz videoya göz gezdirebilirsiniz… İlk durağımız Indian Harvest Trade. İki üç çadırdan küçük bir kızılderili kasabasına benzeyen bir ortam yaratmışlar. Kapıdaki bayan bütün güleryüzü ile bizi karşılayıp gezmek için para isteyince biz de içeride ne olduğunu sorduk. Dışarıdan göründüğünden öte içeride sadece hediyelik eşya bölümü olduğunu öğrenince girmekten vazgeçtik. Ucunda para olmayacağını gören o güleryüzlü kadın çirkefleşip bağırmaya başlayınca bu sefer de o hali bize çok komik geldi ve…
Devamı...Etiket: BUSECE KARELER
Grand Canyon ve aşk dolu “Evet!” yanıtı…
Grand Canyon’da geçirdiğimiz günün ilk saatlerinde danışmadaki görevli en güzel gün batımını Hopi Point denilen bölgeden izleyebileceğimizi belirterek, elimizdeki haritadaki bu alana kocaman bir yuvarlak koydu… Ve biz de tüm gün kanyonun gezebileceğimiz neredeyse tüm noktalarını gördükten sonra, güneşi uğurlamak için önerilen bölgeye doğru yola koyulduk… Gittiğimizde kimi fotoğraf makinelerine uygun bir pozisyon arıyor, kimiyse yanında getirdiklerini atıştırıyorlardı… Biz de güneşi tam karşımıza alacak çok güzel bir yer bulduktan sonra anın tadını çıkartmaya koyulduk. Fotoğrafları ardı sıra çekerken ufuk gittikçe kızarmaya başladı. Bu uçsuz bucaksız görüntü, ilerideki tepelerin göğe karışan…
Devamı...Gün 2-Route 66 bizi kalbi güzel insanlara doğru sürüklüyor…
06.28 itibariyle odamızdan ayrılmıştık bile! Hala Ilinois’dayız ve günün ilk durağı Atlanta… Sabahın oldukça erken saatinde oradayız diye mi bilmem kasabanın sokaklarında gezinen nadir insanlardanız… Burası elinde sosis taşıyan heykeli olan Bunyon’s Statue ile meşhur… Hemen yanındaki duvara o gün görevliler Route 66 yolu ile ilgili yeni bir tabela takıyorlar. Kısa zaman içinde bu görselin ilgili kaynaklarda yerini bulacağı kesin… İşin güzel tarafı bu tabelayı artık ait olduğu duvarda ilk fotoğraflayan kişiler biziz! Hemen yanında birkaç hediyelik eşyacı var ve birinin kapısında birkaç dilde “Hoş Geldiniz” yazıyor ama Türkçe yok……
Devamı...Gün 1- Route 66’da geçecek ilk günün heyecanı…
Route 66 Başlangıç Noktası: Chicago Chicago’nun merkezinde yer alan Route 66 Begin tabelası ile yolculuğumuz başlıyor! Bir trafik tabelası gördüğümde bu kadar heyecanlanabileceğimi söyleseler inanmazdım… Sanki yıllardır beklediğimiz o dosta sarılmak için koşuyordum gördüğümde… Gitmeden önceki hazırlık safhamızda onlarca site, onlarca forum okumuştuk en uygun aracı kiralayabilmek için… Ön rezervasyonunu yaptığımız aracı almaya gittiğimizde ellerinde o segmentte araç olmadığını belirterek iyileştirmeye gittiler ve çok da güzel oldu; Jeep Patriot marka aracımız yol boyunca heyecanımıza ilk ağızdan tanıklık etti. İyi ki de Jeep olmuş, çünkü o yollara pes etmeden anca bu…
Devamı...İşte çılgın bir yol hikayesi… Route 66!
Gitti gidiyoruz derken macera dolu Route 66 serüvenini yaşadık, geldik… Nereden başlasam, nasıl anlatsam dediğim yaşanası bir yolculuktu geçen… “Route 66 nedir?” sorusuyla epey karşılaştık gitmeden evvel, hikayemizi anlatmadan önce biraz bahsedeyim… 2.451 mil (3.945 km) uzunluğundaki Route 66, 1926 ve 1985 yılları arasında ABD karayolu ağı içerisinde yer alan tarihi bir otoyol… Chicago’dan Los Angeles’a kadar uzanıyor. Hani eski Amerikan filmlerini hayal edin… Çöllerden geçerler, benzinci otellerinde kalırlar, yolda çeşit çeşit insanlarla karşılaşırlar ya… İşte ben de tam o yoldan bahsediyorum… Bu meşakkatli yolu, on üç günde tamamını katettik…
Devamı...Bize “Güle güle!”…
Cenk’in doğum günü yaklaşırken ona özel tasarlanacak bir hediye arayışına girdim. Instagram’da gezinirken bir süredir takip ettiğim bir profilde bir çizim gözüme çarptı. Uykulu bir kız, kahve sevgisi ve yanında kedisi… Ve bir anda birşey “tınnn” dedi beynimde… Hemen bir mesaj attım… “Sizinle özel konuşmak istiyorum” diye ve biz 1 saat içinde telefonda tasarımı planlıyorduk bile Özlem’le… Normalde çok dili yandığı için artık özel çizim yapmadığını belirtti. Haklı da… Kendine has bir çizimi var… Önemli olan baktıkça onu anımsatan ve gülümseten tınıyı yakalamaktı zaten benim için… Sanırım öyle arzuluydum ki…
Devamı...