Kahramanların Dahi Tasarımcısı… Murat Efe!..

Eski İstanbul semtlerini keşfetmek üzere Balat’taydık yine… Bir müzayedeye katıldık önce… Sonra bir kahvede şerbetlerimizi yudumladık ve sokak aralarına daldık her zaman olduğu gibi… Sahile paralel giden sokaklardan birinde yürürken dar bir kapının arasından zırhlara bürünmüş savaşçı maketleri gözüme çarptı. Meraklı ben, kapıdan başımı uzattım tabii hemen… Karizmatik bir beyefendi gülümseyerek “Hoş geldiniz” dedi, çalışmakta olduğu projeden gözlerini bir an ayırarak… O karşımda duran kişi vizyonu, hayata bakışı, duruşu ve sanata saygısıyla “Şükürler olsun! Hala böyle insanlar var bu hayatta…” dedirtti bana… Ben çok etkilendim onunla yaptığımız sohbetten, istedim ki…

Devamı...

Gün 10 -Route 66’da doğa ile içiçe bir gün: Grand Canyon!

Bugün Grand Canyon’a gitmenin heyecanıyla erkenden düştük yollara… Ama kontağı çevirdiğimizde ekranda lastikle ilgili bir sorun olduğuna dair bir uyarının belirlemesiyle kendimizi bir benzin istasyonunda bulduk, bu da biraz zaman kaybı anlamına geldi tabii… Ama bunu da eğlenceli hale getirdik ve güzel hatırlayacağımız bir anı daha ekledik aklımıza… Şöyle ki; geldiğimizden beri Cenk’in başını yiyordum “Amerikan polisi ile fotoğraf çektirmek istiyorum” diye… O da “Nasıl olacak, çılgın mısın ne diyeceğiz” diyordu bana… Sabahın erken saatlerinde girdiğimiz benzin istasyonunda 2 polis araçlarını çekmiş bir tarafta biri, diğer uçta da diğeri iki…

Devamı...

Gün 9 -Route 66’da Vahşi Batı’ya hoş geldiniz!

Sabahın erken saatleri ile birlikte tabela şunu söyler: “Welcome to the Wild West”! Evet, “Vahşi Batı’ya Hoş Geldiniz!”karşılamaları ile Arizona‘dayız… Yolda bize eşlik eden doğa değişiyor ve kayalıklar yükselmeye başlıyor artık… Eyaletin girişinde Window East denilen yerde kayaların içi pencere gibi görünüyor.  Doğal dağlara yapılan yapay hayvan figürleri ile ilginç bir karışım karşımızda… Fena da olmamış hani 🙂 Birçok yerde kızılderili marketleri gözümüze çarpıyor ve ara ara aracımızı durdurmaktan kendimizi alamıyoruz. Bugün iki önemli yeri gezmeyi planlıyoruz… Ve bunlardan ilki olan Petrified Forest National Park‘tayız. Girişteki danışma bölümünden parkı nasıl gezebileceğimiz konusunda…

Devamı...

Gün 8 -Route 66’da Albuquerque’de romantizm…

Güne Santa Fe’de uyanmak ne muhteşem bir his! Sabah şehrin merkezine dönüp Sturbucks’ta kahve keyfi muffin yaptık. Bisikletini park edip gazetesini okuyanlar mı istersiniz yoksa sabah yürüyüşüne çıkıp aynı koltuktaki köpeğiyle birlikte güne başlayanlar mı herkes burada… Güzel başlangıç, güzel insanlarla daha da keyifleniyor… Buradan ayrılmadan önce son bir tur daha geziyoruz sokaklarında iyice aklımıza kazımak için… Sanat her yerde… Onlarca galeri var, gelişim eğitimleri veriliyor kafamızı çevirdiğimiz birçok noktada… Yeni durağımız, Albuquerque… Önce arabayı otoparka park ediyoruz. Burada farklı bir sistem var. Siz arabanızı park edip oradaki makinelere ne…

Devamı...

Gün 7 -Route 66’da New Mexico’dayız… Ve mutlaka Sante Fe!

Bugün yolumuz uzun… Amarillo’dan Santa Fe’ye doğru uzanan rotamızda yeni bir eyalet geçip, New Mexico’da olmayı planlıyoruz. Bakalım bizi neler bekliyor? Sabahın erken saatleri ile birlikte Adrian‘dayız… Ve buranın bizim için önemi ise; yolun tam ortasında olmamız! Evet, evet… Yolun tam ortasında Midpoint denilen noktadayız… Gördüğünüz gibi sağa 1.139 sola 1.139 mil yazıyor tabelada. Ama bizim ekranımız 1.370 mili gösteriyor 🙂 Bunun iki nedeni var aslında… Birincisi, Route 66 rotası yıllar içinde biraz değişim göstermiş ve bu nokta ilk yol baz alınarak belirlenmiş. Biz olabildiğince ilk rotaya sadık ilerliyoruz ama bazen…

Devamı...

Prag’da zamanı durdurmak…

Prag demek… Sanat demek, tarih demek, edebiyat demek, kültür demek… Bu şehri iki güne sığdırmayın sakın demek… Yolunuz Prag’a düştüyse eğer sokaklarda vakit geçirmeye mutlaka zaman ayırın… Benim gibi çıplak ayak dolaşın sokaklarında… Hissedin taşlarda şehrin büyüsünü… Eminim yürüdüğünüz yer, başınızı kaldırdığınızda gördüğünüz her noktada kendinizden birşey bulacaksınız… Prag sokaklarında Otelden çıkar çıkmaz Karlovy Köprüsü‘nde bulun kendinizi… Dedim ya Prag demek geçmiş demek, köprünün üzeri sıra sıra klasik heykellere dolu. Bu köprüyü baştan sona gezin. Hem de hem gündüzünü, hem gecesini yaşayın. Yaşayın ki, şehrin silüetinin her halini görün… Altından geçen…

Devamı...