Biraz biraz Los Angeles…

Los Angeles… Nam-i diğer Melekler Şehri… Duyduklarınızın, dinlediklerinizin aksine 15 gün Amerika’nın köylerini gezdikten sonra büyük şehre inmenin gafletinden mi bilmiyorum bana çok yorucu bir şehir geldi Los Angeles… Route 66 gezisinin son noktası Santa Monica Pier olduğundan ilk durağımız da burası oldu elbet… Route 66’da geçen yol günlüğümü takip edenler bilirler, o meşhur bitiş tabelasının önüne geldiğimizde orada fotoğraf çektirenlerden çok öte hisler vardı içimizde… Aylardır hayalini kurmuş olduğumuz hedefe varmanın gururu, yolun tamamını yapmış olmanın mutluluğu, maceranın bitmiş olmasının hüznü, anıları barındıran bolca heyecan… karmakarışıktık işte… Buraya kadar…

Devamı...

Hayallerimin başlangıcı… Chicago!

Doğudan batıya üç hafta sürecek Amerika serüvenimizin başlangıç noktası Chicago… Çocukluk hayalim olan Amerika’ya ilk ayağımı bastığım yer olduğundan mı bilmiyorum ben pek bir sevdim bu soğuk şehri… Michigan Gölü kenarında yer alan ve “rüzgarın şehri” olarak anılan bu şehir zihnimde güzel anlar, anılar bırakarak esti, geçti… Misafirperverliklerini daha ilk dakikadan gösterdiler. Elimizde bavullarla metroya geldiğimizde ki oradaki adı CTA, acemiliğimizi gören güvenlikteki bayan hemen yanımıza yanaşıp nereye gitmek istediğimizi sordu. Adresi gösterdiğimizde, önce nasıl bilet alabileceğimizi söyledi, sonra da duvardaki şehir haritasının başına götürüp bizi tek tek nerede olduğumuzu,…

Devamı...

Pera Palace’ın gizem dolu odalarında kızımın hayallerine yürürken…

Hepimizin ölmeden evvel yapacaklarımız üzerine bir listesi var ya… Kızımınki de yavaş yavaş oluşuyor. Ve uzun bir süredir listenin ilk sırasında yer alan tek bir şey var ki işte o da bu yazının konusu… Beren, serisinin dördüncüsüne geldiği Delal Arya’nın Pera Günlükleri isimli polisiye bir çocuk romanı okuyor. Bu romanla birlikte de Pera Palace’a gidip Agatha Christie’nin odasını görmek en büyük hayali oldu… İlk önceleri şöyle bir sohbet geçiyordu aramızda: “Anne, Pera Palace diye bir otel var mı?” “Var, Berencim…” “Orada Agatha Christie’nin bir odası varsa ne yapıp edip bir…

Devamı...

Balat’ı bu hafta sonu çekin içinize…

Balat’ta kaybolmak lazım… Sokaklarını umarsızca gezmek… Dokusuna dokunmak lazım… Bildik yerler zaten yerlerinde yıllardır, onları çoktan gezmişsinizdir diye tahmin ediyorum; kiliseleri, sinegogları, patrikhanesi, meşhur meyhanesi… Balat’taydım yine geçenlerde… Arada adımlarım sokaklarını… Seviyorum çünkü yeni simalarla merhabalaşmayı… Sokak aralarında oynayan çocuklardan ayağıma seken topa vurmayı… Cumbalı evlerinde camdan cama dedikodu yapan ablalara gülümsemeyi, kapısında oya işleyen teyzeyi fotoğraflamayı… Bazen soluklanmak istiyor insan… Gördüklerini sindirmek ve o anda bile karşınıza çılgın bir yer çıkabiliyor Balat sokaklarında… Mesela ‘Derviş Baba’ Deliler, Abdallar, Meczuplar, Aşıklar Kahvehanesi’ni duydunuz mu hiç? Aslında uzun zamandır hizmet veriyormuş… Farkı…

Devamı...

Amerika’da nasıl? Türkiye’de nasıl?

Gezdiğiniz her ülke ayrı bir keyif… Her ülke ayrı bir heyecan… İster üç günlüğüne ister çok daha uzun süreli gidin, gittiğiniz her ülkede, kendi ülkenizden farklar varsa hemen gözünüze çarpıyor. Gerçi bir süre kaldınız mı o da normalleşiyor hani ya, neyse… Amerika’ya gittiğimde eğlenmek için, gözüme çarpan farklılıkları küçük küçük not alıyordum defterime… Ve sonuçta keyifli bir liste çıktı… Trafik: Chicago’dan Los Angeles’a, oradan da Las Vegas’a uzanan yolda yaklaşık 5.000 km direksiyon sallayınca gördüğümüz trafik farkılıkları saymakla bitmez ama ben en belirginlerden bahsedeyim öncelikle… Bu konuda soracağınız farklı konular varsa…

Devamı...

Moda’da meyhane içinde ayazma: Aya Ekaterini!

Moda sahili bir çoğumuzun uğrak yeri… Mesela benim çocukluğum da burada geçti. Ali Usta’dan dondurmalarımızı kapıp, Moda Parkı’nda oynamaya giderdik. Ailelerimiz manzaraya karşı çaylarını yudumlarken biz de salıncakların tadını çıkarırdık. Şimdi kızımla beraber geliyoruz. O günden bu yana çok da değişmediğini görmek az da olsa umutlandırıyor beni… Bugün yepyeni bir yer keşfettim Moda’da… Evet, çookkk uzun bir zamandır burası hayatımın bir parçası olmasına karşılık, hala bilmediğim bir yeri olduğunu görmek oldukça şaşırtıcı oldu benim için… Tarihi Moda İskelesi’ne doğru inerken sağda Moda Park Lokantası, birçoğumuzun bildiği adıyla Koço, kurulduğundan bu…

Devamı...