Büyükada Rum Yetimhanesi’nin gizemi…

Büyükada Rum Yetimhanesi

İstanbul’da yaşayıp henüz Adalar’a gitmemiş arkadaşlarım olduğunu bilirim. Bense bayılırım! Mutlu olduğumda giderim, mutsuz olduğumda giderim, evde kitap okuyacağıma orada okuyayım deyip giderim, kahvaltı derim, dondurma yemeye derim; giderim de giderim… Favorim Heybeli ve Burgaz olsa da Büyükada’da konu Adalar ise olmazsa olmaz tabii… Bu kadar yolumu düşürmeme karşılık ben de yepyeni bir yer keşfettim yakın zamanda Büyükada’da; Rum Yetimhanesi…

Büyükada OrmanıBir yere gittiğimde kaybolmayı severim. Çam ormanının içindeki patikada sağıma aldığım masmavi deniz manzarası bana eşlik ederken, ıssız tepede bütün heybetiyle karşıma çıkan bu ihtişamlı yapıyı daha sonra araştırdığımda şaşırtıcı gerçeklerle karşılaşıyorum…

Büyükada Rum Yetimhanesi’nin Tarihi

Büyükada’nın Hristos Tepesi’nde karşıma çıkan bu ahşap yapı, 19. yüzyılın sonunda Alexandre Vallaury’nin tasarımıyla otel ve kumarhane olarak inşa edilmiş. Ancak bu amaçla hiç kullanılamamış; 1903’te yetimhane olarak işletilmesi şartıyla Patrikhane’ye bağışlanmış ve Avrupa’nın en büyük ahşap yapılarından biri olarak anılıyor.

1964’te kapatılan yetimhane, uzun yıllar kullanılmadan kalmış. Bakımsızlık ve zamanın etkileri yapıda ciddi hasarlara yol açmış. Uzun hukuk sürecinin ardından mülkiyeti 2010 yılında Patrikhane’ye iade edilmiş. Benim karşıma çıkan o sessiz ve ihtişamlı binanın geçmişi, dışarıdan göründüğünden çok daha katmanlı…

Rum Yetimhanesi’nin Efsanesi

Bir efsanesi de var elbet… Kulaktan kulağa yayılan hikayede, bir yangın sırasında kaçan bir çocuğun kuyuya düştüğü ve sesinin hala duyulduğu anlatılıyor. Ancak bu anlatıyı doğrulanmış bir tarihi olay olarak kabul etmemek gerekiyor. Binanın sessizliği ve yılların bıraktığı izler, gerçek tarihinin yanında böyle gizemli hikayeleri de büyütmüş sanki…

Büyükada’daysanız eğer ve biraz yukarılara tırmanmaya yetecek enerjiniz varsa bu devasa, sessiz, ahşap, tarihi yapı yüzyılı aşkın zamandır sizi bekliyor olacak…

2026 Notu: Büyükada Rum Yetimhanesi’nin korunması ve yeniden kullanılması için 15 Haziran 2026’da Patrikhane, Bilgili Holding ve ĒNSOFI arasında bir anlaşma imzalandı. Bu gelişme, yapının restore edilip yeniden hayata kazandırılması yönünde bir adım; ziyarete açıldığı anlamına gelmiyor. Benim dileğim, bu eşsiz yapının sadece ayakta kalması değil; tarihini hissettiren, Büyükada’nın hafızasını koruyan bir yer olarak varlığını sürdürmesi. Böyle yapıların geçmişle kurduğumuz bağı yaşatmasını çok kıymetli buluyorum.

Yetimhaneyi görmek için adanın yokuşlu yollarında bir yürüyüşü göze almak gerekiyor. Elbette belediyenin akülü araçları ile de bu özel yerin yakınlarına yorulmadan gelebilirsin. Güvenlik nedeniyle yetimhane ancak dışarıdan görülebiliyor. Büyükada’da sen de keyifli bir gün geçirmek istersen, ada turu ve deneyim seçeneklerine GetYourGuide üzerinden göz atabilirsin.

Bu. yazı ilgini çektiyse bunlara da göz gezdirebilirsin;

Büyükada’da Yeni Yaşamım

Yasımla Yürüyorum “Hasat”

Şeffaflık Notu: Bu yazıdaki bazı bağlantılar affiliate (iş ortaklığı) bağlantısıdır. Bu bağlantılar üzerinden rezervasyon veya alışveriş yaptığında sana ek bir ücret yansımaz; uygun işlemlerde bloga komisyon kazandırabilir.

Benzer yazılar

Leave a Comment