Yine bir hayalimle başladı herşey… Yurtdışında aklımda bir yol var yürümek istediğim. Vee bu yola çıkmadan önce daha önce hiç deneyimlemediğim uzun süreli trekking denemesini ülkemde yapmam gerektiğini düşündüm. Evet iki günlük parkurlar halinde Likya Yolu’nun üç etabını belli zamanlarda yaptım. Ama bunları yaparken tüm eşyalarım sırtımdaki çantamda değildi ve küçük sırt çantamın içinde o günün kumanyası haricinde pek birşey yokken yapmış, akşamları rahat yataklı otelime gitmiştim. Benzer şekilde günübirlik zor parkurlar yaptığımda da eşyalarımın fazlalığını hep araçta bırakıyordum. Hedeflediğim yürüyüş yolu uzun bir yol ve tüm yolu o sırt…
Devamı...Yazar: buse
Kabul’den Destek’e…
“Yüzyıllar boyunca insanlar çemberlerin cazibesine kapıldı, çember gördükleri yerlere anlam yükledi. Gezegenlerin güneşin etrafında sonu gelmeyen dönüşünden, saatin kollarının hareketine ve basit bir alyansa kadar. Bir çemberin insanın hayatını nasıl etkileyebileceğini en iyi ben bilirim. Ya da ölümünü… Celladın ilmiği de bir çember değil midir?” Outlander Katıldığım inzivanın son gününde ortaya serilen dairenin etrafında kapalı duran kartlardan birini seçebileceğimiz söylendi… Seçtiğim kart “Destek”ti… Geçen inzivada da benzer bir çalışma yapmıştık ve o zaman seçtiğim kart geldi gözümün önüne; “Kabul”… Analitik kafamı bilen bilir… Görmediğimi, dokunamadığımı sorgularım bolca… Spritüellik ve ben…Immm hala uzak…
Devamı...Sağlıklı Beslenme Sürecim
Sağlığım için bir yatırım yapmak istedim ve altı aydır fonksiyonel besleniyorum. Bu sayede hem besin çeşitliliğim değişti hem de besinlere bakış açım… Ve neler oldu neler, başlıyorum 🙂 Fonksiyonel beslenme benim için bir diyet programından çok, bedenimin ihtiyaçlarını ve yediklerimin bendeki karşılığını öğrenme süreci oldu. Öncelikle bunun için uzman desteği aldığımı söylemeliyim. Diyetisyenim Ezgi aynı zamanda doktor biyokimyager ve fonksiyonel beslenme uzmanı… Eh… yakın arkadaşım olduğunun da avantajıyla; her soruma, her şımarıklığıma, her bilmezliklerime de sabırla yaklaştı… Öncelikle güncel tahlillerimi istedi Ezgi… Rutin beslenmemi izledi bir süre; hatta biraz da…
Devamı...80’lerde çocuk 90’larda ergen olmak…
Biraz nostalji yapalım dedim 🙂 Yazarken beni hala heyecanlandıran şeyler olduğu gibi, hüzünlendiren, gülümsetenler de oldu… Zamanı durdurmak mümkün değil… Ama ben bu dönemleri hakkıyla yaşayanlardanım sanki… Eğer 80’lerde çocuk, 90’larda ergenseniz bakalım siz ne hissedeceksiniz? Haydi başlıyorum… 80’ler 90’lar çocukluğu deyince benim aklıma işte bunlar geliyor; bazıları çocukluğumdan, bazıları ergenliğimden kalan küçücük ama hâlâ capcanlı anılar… 80’lerde Çocuk, 90’larda Ergen Olmak Deyince… – Okul çantası yerine asker çantası kullanıp, üzerine rozetler takıp tükenmez kalemle yazılar yazmak… – Okulun son gününde okul gömleğinin üzerine gazlı kalemlerle hatıra notları yazmak… –…
Devamı...Anadolu’nun Tok Yürekli Esnafları
On günlük hızlı mı hızlı bir geziyle Güneydoğu, Doğu Anadolu, İç Anadolu’yu şööyle bir gezdik geldik arkadaşlarımla… Corona döneminde o kadar kapattım ki eve kendimi sosyalleşmek gerçekten bir ihtiyaca dönüşmüştü benim adıma… Özellikle Doğu Anadolu daha önce dokunmadığım topraklardı… O uçsuz bozkırlara hayran kalmamak imkansız… Beni aldı başka yerlere götürdü. Ama bugün o değil konum… Yazılarımı takip edenler bilirler. Gezdiğim gördüğüm yerlerde öyle herkesin gittiği yerlere tik atmak değildir önceliğim… Girilmeyen sokakları adımlamayı, yemek yemekten ziyade orayı işleten, oraya yemeğe gelen insanları izlemeyi, sohbet etmeyi severim. Bugün biraz onlardan bahsedeceğim…
Devamı...“Son Urartulu” Mehmet Amca
Sizi Mehmet Amca ile tanıştırayım. Kendisi Van Çavuştepe Kalesi’nin bekçisi… Mehmet Kuşman, Van’ın Gürpınar ilçesindeki Çavuştepe Kalesi’nde yıllarca bekçilik yapmış ve kendi çabasıyla Urartu çivi yazısını öğrenmiş çok özel bir isim. O “Son Urartulu” olarak da tanınıyor. Mehmet Kuşman Urartucayı Nasıl Öğrendi? Mehmet Amca, Mehmet Kuşman, askerden döndüğünde kalede arkeolojik kazılar başlatılmış. Profesör ona bekçilik teklif ediyor ve o da kabul ediyor. Kazılar sırasında bir kitabeye rastlıyorlar. Profesör, Mehmet Amca’ya “Bir kitabe bulduk kazılarda ama bunları kime okutacağız” diye sohbet ederken, Mehmet Amca “Siz profesörsünüz, siz okuyamaz mısınız” der. O…
Devamı...