Serin bir ilkbahar akşamı… Karaköy’den Beşiktaş’a doğru yürüyoruz… Cadde üzerindeki dükkanların tamamı kepenklerini indirmiş… Gecenin karanlığı biraz da ürkütüyor aslında insanı… Sağa doğru uzanan birkaç ara sokağı geçiyoruz. Arkadaşım bir cafe olduğunu söylüyor buralarda, onun bir arkadaşı işletiyormuş. Bunca kapalı yerin arasında açık bir yer bulma “ümitsizliği” ile bu sokaklardan birine dalıyoruz… Gözlerimize inanamıyoruz! Üzeri asma yapraklarıyla kaplı bir sokak hayal edin… Yaprakların arasından sarkan lambaların sokağı aydınlattığı… Sakin bir müzik sesi duyuluyor derinden… Şık giyimli insanlar şemsiyelerin altında sigaralarını tüttürüyor. Köşedeki Karabatak Karaköy’de oturuyoruz. Hava soğuk ama yine de…
Devamı...Etiket: TÜRKİYE
Kamp Ateşi’ni Yedigöller’de Yaktık…
Kızımla uzun zamandır deneyimlemek istediğim bir aktiviteydi kamp… Mevsim itibariyle de tam zamanı dedik ve arkadaşlarımızı da kapıp, bunun için en güzel yerlerden biri olan Yedigöller’e doğru rotamızı belirledik. Birlikte ilk kamp deneyimimiz olacağından onun kadar ben de heyecanlıydım. Sabahın erken saatlerinde yaklaşık dört saat sürecek yolculuğumuz başladı. Bu yolculuğun ilk meyvesini ağaçlardan gökyüzünü göremediğimiz bir doğayla buluştuğumuzda almıştık bile. Gelir gelmez Nazlıgöl’ün hemen yanına çadırlarımızı kurduk. Matler, uyku tulumları da yerlerini bulduktan sonra, kızım ve arkadaşı gölün etrafında keşif turlarına başlamıştı bile. Biz de şehrin kaosundan kaçmış olmanın haklı…
Devamı...Gökyüzünden merhaba! Paragliding…
Sonunda havanın yeterli ısıda, rüzgarın da uygun koşullarda olmasıyla paragliding, diğer bir deyişle yamaç paraşütü yapmak üzere Tekirdağ yollarındayız. Aslında hiç korku yok içimde ama atlayış pistine geldiğimde ne hissedeceğim bakalım? Buluşma yerinde toplanıyoruz bizim gibi atlamak için gelenlerle birlikte… Paraşütlerimizi minibüsün tepesine atıp zirveye doğru ilerliyoruz. Ve 625 metredeyiz… Uçacağız! Piste geldiğimizde eğitmenler bizimle eşleştiriliyor. Uçuş eğitmenim Vedat son hazırlıkları yapıyor. İpleri, ekipmanı ayrı ayrı kontrol ediyor. “Havalandıktan sonra dönüş yok!” diyor. Havada çekim yapmak üzere GoPro’yu nasıl kullanacağımı anlatıyor. Kask, emniyet kemerleri vücudumdaki yerlerini buluyor ve böylece uçuş güvenliği…
Devamı...Çocukluğum, Anılarım, Benim Hayallerim..
Doğduğum yer Şifa Sokak’tayım bugün… Bilen bilir önemini benim için… Heyecanlanırım her önünden geçerken… Çocukluğum, anılarım, kurduğum ilk hayaller gelir aklıma… Moda’nın eşsiz çıkmazlarından biri olan Şifa Sokak’ta büyüdüm. O sokakta büyüyen her çocuk gibi “sokak çocuğuyum” ben… Cümleye “Bizim zamanımızda” diye en sevmediğim başlangıcı yapacağım ama… Bizim zamanımızda “sokağa çıkmak” diye bir kavram vardı. Sabah kahvaltıdan sonra çıkılır, sadece yemek için eve girilir öğlen, akşam yemekten sonra tekrar atardık kendimizi dışarıya… Çıkmaz sokaklarda herkes tanır birbirini… Bırak sadece orada yaşayan insanları tanımayı her evi, her evin içindeki duyguları bile…
Devamı...Kanyonda yürüyüş isteyenlere Saklıkent
Fethiye’ye bir gün yolunuz düşerse rotanızı gizli kalmış yerlere de çevirmelisiniz… Bunlardan biri de Saklıkent… Saklıkent mi denmeli Saklıcennet mi bilmiyorum ama gittiğinizde etkileneceğinizin garantisini verebilirim. Zorlu bir parkur sizi beklediğinden turnikelerden geçmeden evvel deniz ayakkabılarından ya kiralayın ya da birer tane edinin… Yanınıza telefon, fotoğraf makinesi, cüzdan vs almayın ki rahat hareket edebilin. Üzerinizdekilerin ıslanabileceğini göz önüne alın. Kaskınızı takın ve kanyonun yamacına kurulmuş olan köprüden yürümeye başlayın. Köprüden ulaştığınız alan suyun kaynadığı yer… Anlayacağınız üzere su buz… Bu çivi gibi suya direnip, altınızda sizi düşürmeye çalışan taşlardan kayıp…
Devamı...Heybeliada’da bir lezzet durağı Mavi Restaurant
Adalara modalara yolunuz düşüyor mu bilmem ama bir gün Heybeliada’ya giderseniz balık yemek için yeriniz belli: Mavi Restaurant. İşletme sahibemiz, hatta yardımcıları misafirlerini aynı güleryüzlülükle sizi bekliyor olacak… Meğer burada yer olmazmış yaz aylarında. Adanın eczanesine nerede değişik mezeler eşliğinde balık yiyebileceğimizi sorduğumuzda verdikleri tek adres burası oldu. Sanırım bizi de sevdiler, yer olmamasına karşılık küçük bir masa kısa bir beklemeyle hemen ayarlandı. Aslında bahçeleri müsait. Başka bir işletme olsa oraya onlarca masa daha ekleyebilir. Belli ki para uğruna kaliteden ödün vermek istemiyorlar. Kıssadan hisse, siz siz olun önceden yerinizi…
Devamı...