Doğudan batıya üç hafta sürecek Amerika serüvenimizin başlangıç noktası Chicago… Çocukluk hayalim olan Amerika’ya ilk ayağımı bastığım yer olduğundan mı bilmiyorum ben pek bir sevdim bu soğuk şehri… Michigan Gölü kenarında yer alan ve “rüzgarın şehri” olarak anılan bu şehir zihnimde güzel anlar, anılar bırakarak esti, geçti… Misafirperverliklerini daha ilk dakikadan gösterdiler. Elimizde bavullarla metroya geldiğimizde ki oradaki adı CTA, acemiliğimizi gören güvenlikteki bayan hemen yanımıza yanaşıp nereye gitmek istediğimizi sordu. Adresi gösterdiğimizde, önce nasıl bilet alabileceğimizi söyledi, sonra da duvardaki şehir haritasının başına götürüp bizi tek tek nerede olduğumuzu,…
Devamı...Etiket: Tatil
Bize “Güle güle!”…
Cenk’in doğum günü yaklaşırken ona özel tasarlanacak bir hediye arayışına girdim. Instagram’da gezinirken bir süredir takip ettiğim bir profilde bir çizim gözüme çarptı. Uykulu bir kız, kahve sevgisi ve yanında kedisi… Ve bir anda birşey “tınnn” dedi beynimde… Hemen bir mesaj attım… “Sizinle özel konuşmak istiyorum” diye ve biz 1 saat içinde telefonda tasarımı planlıyorduk bile Özlem’le… Normalde çok dili yandığı için artık özel çizim yapmadığını belirtti. Haklı da… Kendine has bir çizimi var… Önemli olan baktıkça onu anımsatan ve gülümseten tınıyı yakalamaktı zaten benim için… Sanırım öyle arzuluydum ki…
Devamı...Yaşanası Yer KAŞ!
Yıllar evvel ilk Kaş’a geldiğimde “Evet, ben burada yaşamak istiyorum!” demiştim. Neden mi? Ruhunu kaybetmeden gelişmeye çalışıyor Kaş… O ilk geldiğimde bir bankanın şubesi varken, sadece o bankanın olduğu caddeye 2 banka daha açılmış şimdi. Ama 15 yıl evvel her akşam gittiğim çay bahçesi hala orada beni bekliyor… Evet yanına benzerleri açılmış ama hiçbiri İstanbul’un Ortaköy’ü gibi yaka paça içeri sokmaya çalışmıyor sizi… Ne mi yapıyorlar? Önünden geçerken sadece gülümsüyorlar. Kaş’ın merkezindeki ara sokaklar tam fotoğraflık….Arnavut kaldırımı taşları, sağlı sollu zevkli hediyelik eşyacıları ile öylesine güzel, öylesine renkli ki… Sokakları…
Devamı...Ege’nin Nazar Boncuğu Göcek…
Göcek deyince şaşalı bir yaşam geliyor nedense aklıma. Belki de gözümde hep lüks tekneler canlandığından… Bundan yıllar yıllar evvel geldiğimde içi birkaç dükkandan ibaretti Göcek’in. Şimdi ise çok cici mağazalar açılmış bu şirin sahil kasabasına… Marina büyümüş ve yine sahilde bol bol yat insanı heyecanlandırıyor. Merkezden denize girilemiyor Göcek’te. Denize girmek için en iyi alternatif tekne turları… Biz de öyle yapıyoruz ve Oniki Adalar tekne turunda buluyoruz kendimizi… Koyların hepsi birbirinden güzel. En popüler olanı eski adı ile Taşyaka, şimdi ise Bedri Rahmi Koyu. 1974’te Bedri Rahmi Eyüboğlu arkadaşlarıyla ilk…
Devamı...Gizli Kalmış Cennet: Akyaka
Ne kadar anlatsalar da gelene kadar hayal edemeyeceğiniz bir güzellik Akyaka… Ortasından akan Azmak Çayı’nda küçük teknelerle yapacağınız keyifli seyahat gözlere ziyafet verir cinsten… En kötü tarafıysa kısa sürüyor olması! İki yanı tıpkı Dalyan’da olduğu gibi boyu aşan sazlıklarla çevrili. Sazlıkların ağaçlarla birleşiyor olması muhteşem bir görüntü yaratıyor. Ağaçların aralarındaki evlerde yaşama istediği de buraya gelen herkesin hayallerini süslüyordur herhalde… Dere suyunun çivi gibi olduğunu söylemiyorum bile… Suyun berraklığı büyüleyici… Kendini akvaryum sanan bu dere çeşit çeşit balığa, su kaplumbağalarına ve ördeklere ev sahipliği yapıyor. İçindeki her taş sayılıyor. Bu…
Devamı...İkili Güzellik: Dalyan!
Tarih ve doğa aynı yerde nefes alır mı? Dalyan işte bu muhteşem kombinasyonu ile sizlerle… Dalyan balık kapanı anlamına geliyor. Dere çok derin değil, en derin yeri yaklaşık 10 metreymiş. Durum böyle olunca “pancar motoru” denilen küçük teknelerle ulaşım sağlanıyor. Bir kooperatifleri var ve sadece buranın üyelerinin balık tutmasına izin veriliyor. Suyun üzerinde ağlarla çevrili bir alan var. Balıklar belli bir boyuta ulaştıktan sonra salınıyor. Dalyan’da da işte bu dalyanın içinden geçilerek meşhur İztuzu Plajı’na ulaşılıyor. “Yok ben tekneye binmek istemem” derseniz ki büyük kayıp olur, o zaman dolmuşla ulaşmak…
Devamı...