Eski İstanbul semtlerini keşfetmek üzere Balat’taydık yine… Bir müzayedeye katıldık önce… Sonra bir kahvede şerbetlerimizi yudumladık ve sokak aralarına daldık her zaman olduğu gibi… Sahile paralel giden sokaklardan birinde yürürken dar bir kapının arasından zırhlara bürünmüş savaşçı maketleri gözüme çarptı. Meraklı ben, kapıdan başımı uzattım tabii hemen… Karizmatik bir beyefendi gülümseyerek “Hoş geldiniz” dedi, çalışmakta olduğu projeden gözlerini bir an ayırarak… O karşımda duran kişi vizyonu, hayata bakışı, duruşu ve sanata saygısıyla “Şükürler olsun! Hala böyle insanlar var bu hayatta…” dedirtti bana… Ben çok etkilendim onunla yaptığımız sohbetten, istedim ki…
Devamı...Etiket: MİMAR SİNAN ÜNİVERSİTESİ
Ruhunun aşkını sanatıyla çamurlayan sanatçı: Hayat Asli Bilgin…
Çok da değil… 3 sene önce girdi yaşamıma Hayat… Tanıştığımızda O’na nasıl hitap edeceğimi bilmiyordum. Bir Hayat diyordum bir Aslı… O döneme ait tek hatırladığım, her gözlerimiz buluştuğunda gülümsüyordu. Tanımaya başladım O’nu zamanla… Sonra “Sana nasıl hitap etmemi istersin?” dediğimde “Sen hangisini istersen…” diye yanıtladı. Bugün O’nu yakın çevresi nasıl çağırıyor hala bilmiyorum ama benim için O’na yakışan tek bir isim vardı: Hayat… Çünkü O, bana hayatın tanıştırdığı mutlu bakıştı… O’nu tanıdıkça yüzünün, renkli hayatının yansıması olduğunu anladım. Her sohbetimiz bana bir şey kattı. Bazen duygu, bazen bilgi, bazen de heyecan……
Devamı...