Sabahın kör saatinde yine ayaktayız Cenk’le. Gün boyunca kahve ve çay için stand var teknenin dinlenme alanında. Ve 05.00’te güvertedeyiz ve sıcak suyumuz hazır. Durum böyle olunca Cenk kahvesi ben de Türkiye’den getirdiğim yeşil çayım ile güne başlama ritüelli oluşturduk kendimize. Sabahları sivrisinekler bir başka kafayı yemiş halde olsalar da, kimsecikler yokken doğanın kokusunu çekip, sesini dinlemek sanırım ikimize de iyi geliyordu. Bugün yine 06.30’da hız teknesinde başka bir bölgeye doğru yol alırken sabah serinliği yüzüme çarpıyor. Yavaşlayıp sabahın erken saatlerinde avlanan kuş türlerine tanık oluyoruz. Rengarenk kuşlar her tarafta…
Devamı...