Tarihten Bugüne Edirne…

İstanbul’da oturup bu hafta sonu nereye gitsem diyenlerdenseniz tarihi dokusu, yemekleri, doğal güzellikleri ile Edirne sizi çağırıyor. Şehre girdiğinizde daha yoldan görünen minareleri ile Selimiye Camii “Gel ilk beni ziyaret et” diyor sanki. Mimar Sinan’ın ustalık eseri olarak anılan camiinin bahçesini, avlusunu, içini dakikalarca hayranlıkla dolaştık.  Kubbesi, minareleri ve iç süslemeleri ile Selimiye Camii’nin hangi noktasına bakarsanız bakın ayrı bir mimari düşüncenin eseri… Belki de bu ve daha fazlası neticesinde o bir “Dünya Mirası”… Selimiye Camii’nin hemen alt bölümünde konumlandırılan Arasta bugün de hala hareketli… Yöresel sabunlara, Edirne’ye has tekstil ürünlerine ya da hediyelik eşyalara burada…

Devamı...

Korkarken eğlenmek mümkün mü?

Korkarken eğlenmek mümkün mü? Kesinlikte evet! Belki bir çoğunuz şu popüler korku evlerinden birine girip çıktınız ama ben ilk defa deneyimledim yakın zamanda… Ve korkudan hiç bu kadar eğlenmemiştim… Eve geldiğimizde hala kahkaha atıyordum. Yanlış anlamayın kurguyu değil, oradaki kendimize… İstanbul’da 120 civarında kaçış evi olduğunu öğreniyoruz. Biz de ilk deneyimimizi Kadıköy’deki Kaçan Kaçana için kullandık. Ve çıktığımızda doğru bir yerden başladığımızı görmek de ayrıca keyif vericiydi. Aslında burayı tercih edişimiz de ilginç oldu. Şans eseri o sokaktan geçerken, uğrayıp kendimizi ev sahipleriyle oturup sohbet ederken bulduk. Kızları da bahçedeydi o sırada.…

Devamı...

Kadıköy’de kahvenin kalbi Dört Kadıköy’de atıyor!

İstanbul’un o hengamesinden kaçıp sakin bir durak mı arıyorsunuz? Taze kavrulmuş çekirdeklerden hazırlanan bir kahve mi istedi canınız? Ya da haftanın yorgunluğunu bir Cuma akşamı keyifli bir etkinlikle mi atmak tercihiniz? Yoksa daha sayamadığım sorularınız için “hepsi” mi yanıtınız? O zaman evet doğru yerdesiniz… Dört Kadıköy… Kadıköy’ün tercih edilen mekanları arasında yerini alarak 1 yılı aşkın süredir Moda’da keyif severleri buluşturuyor. Dört kişi, 2 çiftler yola çıkış noktalarında… Onun için de adı Dört Kadıköy… Bu dörtlüden Neylan ile keyifli bir sohbet gerçekleştirirken, yol arkadaşı Fahri de barista olarak bize kahveden aromatik çaylara, oradan muzlu smoothie lere enfes lezzetleri maharetli elleri ile sunuyor bize… Özellikle sokak…

Devamı...

Grand Slam Unvanlı 7 Kıtada 7 Ultra Maraton Koşucusu Alper Dalkılıç…

Bankada çalıştığım dönemlerde kurduğum Fotoğrafçılık Kulübü’nün çalışma grubundaydı Alper Dalkılıç. Belki bir çoğunuz ultra maraton koşucusu olarak tanıyor O’nu ama… O iyi bir bir sporcu olduğu kadar, fotoğrafçı, yakın zamana kadar iyi bir bankacı, yeni evli, doğa sever, hayvan sever, sosyal sorumluluk sahibi biri… Adı neden her yerde bağrılmıyor henüz bilmiyorum ama onunla yaptığım röportajı okuduğunuzda sizin de O’nunla gurur duymaktan kendinizi alamayacağınızı biliyorum. Busece: Yıllarca kurumsal hayatla eşanlı olarak yürütmeye çalıştın spor hayatını. Şu an kendi yolunda emin adımlarla ilerlediğini keyifle takip ediyorum. Ama iyi ki o hayatı yaşamışız…

Devamı...

Dönüşüm senin ellerinde…

Yaklaşık beş yıldır evimde geri dönüşümleri ayırıyorum. Artık öyle bir hale geldim ki bir şişeyi çöpe atmak zorunda kalsam içim titriyor. Mutfağımın balkonunda mevcut çöp kutumun neredeyse 3 katı hacminde geri dönüşüm atıklarını biriktirdiğim bir çöpüm daha var. Her türlü cam, plastik, metal ve kağıt atığı bu kutuda biriktiriyorum; dolduğunda da yallah sokaklardaki kumbaralara… Neden mi? Çünkü; cam şişenin doğada 4.000, plastiğin 1.000, alüminyumun 100, gazetenin 1 yıla yakın sürelerde yok olduğunu hepimiz biliyoruz. Durum böyle olunca da yüreğim el vermiyor doğayı kendi ellerimle rezil etmeye… Kapaklar hepimizin malumu!… Onların da…

Devamı...

Amerika vizesini merak edenlere…

Çılgın bir yolculuk için kolları sıvadık… Tam bir “yol” hikayesi… Route 66! İlk adım Amerika vizesi almak… Herkes korkutuyor, almak zor, iki dudaklarının arasında, interneti karıştırırken şöyle yap, böyle konuş önerileri… Tüm olan biteni anlatayım olsun bitsin… İlk başta Schengen vizesi için gereken evrakları internetten buldum ve başladım toplamaya… Amerika Konsolosluğu bunların hiçbirini istemiyor ama gelebilecek herhangi bir soruya karşı red yemeden göstermeniz adına yanınızda olmasında fayda var. Sonra konsolosluğun web sayfasını gözden geçirmeniz gerekiyor. Mesela fotoğraf için istenen ölçüler sitede belirtiliyor. Başvurunuz sırasında sisteme fotoğrafınızı gömdüğünüz için fotoğrafçınızdan .jpeg halini size mail olarak göndermesini isteyin…

Devamı...