Tiran’da yalnızca bir günümüz olunca her yana saldırdık diyebilirim 🙂 Önce turistik yerler derken sonrasında her zaman olduğu gibi sokaklarda kaybolup şehrin derinlerine daldık… Anlatıyorum 🙂 Şehir tam bir büyük şehir havasında… Vızır vızır arabalar, bolca insan… Çoğu Avrupa ülkesinde olan yaya geçitlerinden bekleyen yayalar için duran arabalar burada yok mesela… Tipik yurdum trafik kuralları burada da geçerli… Vizesiz ulaşabilmekse harika… Ülkenin diğer adı Kartallar Ülkesi… Kartal bayraklarında da yerini bulmuş… Bazı kelimeler Türkçe ile aynı, bu nedenle sokaklarda aman konuşmalara dikkat 🙂 Uçakla gelmeyi düşünüyorsan havalimanından kalacağın yere nasıl geçeceğini de…
Devamı...Kategori: Yol Hikayelerim
Begijnhof…Amsterdam’ın kalbindeki huzur bahçesi
Bir yeri turla gezmenin avantajları da var, dezavantajları da… Turlar armut piş ağzıma düş açısından pek güzel… Ama birilerinin sürelerine bağlı kalmanın çok da hoşuma gittiğini söyleyemeyeceğim. Amsterdam’ı gezerken saat, mekan bağımlılığım olmadan, üstüne tek gezmenin avantajlarını da pek bir güzel oldu… Cenk’in işe gömüldüğü sıralarda ben de Amsterdam sokaklarını yürüyerek keşfetmenin keyfini yaşıyordum… Yok merak etmeyin onu ihmal etmedim elbet… Gün içinde nereyi en çok beğendiysem akşam iş çıkışı oraya birlikte tekrar gittik… Sokak aralarında en en sevdiğim yerlerden biri de Begijnhof oldu… Begijnhof, Amsterdam’ın en önemli tarihi avlularından biri.…
Devamı...Taştan Kent – Poçitel…
Bosna Hersek’te, Mostar’ın güneyinde Neretva Nehri’nin kıyısına kurulmuş bu taş kent, 2007’den beri UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde… Poçitel’in tarihi Osmanlı döneminden de eski… 1471’de Osmanlı hakimiyetine giren kent, konumu nedeniyle uzun yıllar önemli bir askeri ve stratejik merkez olmuş. Nehir kenarından başlayıp oldukça dik yamaca kurulan şehir Osmanlı’nın askeri mimarisine iyi bir örnek… Tepedeki kalesiyle geçilmez bir kent kimliğiyle tam bir sınır karakolu niteliğinde… Poçitel Kalesi ve Neretva Manzarası Poçitel, Bosna Hersek yolculuğumda iyi ki uğramışım dediğim bir durak oldu… Saraybosna-Poçitel arasındaki yolun bir tarafı…
Devamı...Mavi ve Yeşilin Blagaj’daki aşkı…
Bosna Hersek’e gelmeyi planlarken Mostar en çok görmek istediğim yerlerden biriydi… Hazır buraya gidecekken yol üzerinde nerelere uğrayabilirim, neler yapabilirim diye araştırırken de Blagaj beni kendine aşık eden yer oldu… Muradıma kavuştum, işte Blagaj’dayım! Saraybosna’dan Mostar tarafına tur ayarladığımdan Blagaj’ı da içine alan bir planlama yaptım. Buraya gelmeden evvel yol üstünde gezdiğimiz Poçitel ise bizi başka bir boyuta taşıdı. O günkü araştırmalarımda bu durakları toplu taşımayla aynı güne sığdırmakta zorlanmıştım; turla gitmek benim için işleri kolaylaştırdı. Benzer bir rota düşünüyorsan Saraybosna’dan çıkıp Mostar, Blagaj ve Poçitel’e uğrayan bu tura da…
Devamı...Monnickendam’da bir saat…
Amsterdam’a yakın kasabaları gezerken son durağımız dönüş yolumuz üzerindeki eski bir balıkçı kasabası olan Monnickendam… Açıkçası, Edam, Volendam ve Marken‘den sonra burası oldukça boğuk ve sıkıcı geldi bana… Monnickendam’da Gezilecek Yerler Otobüsten indiğimizde Monnickendam’ın hemen girişindeki ünlü kilisesi De Grote Kerk karşılıyor bizi… Bu kilisenin arka tarafına geçtiğinizde kasabanın merkezine doğru da giriş yapmış oluyorsunuz. Bu arada kilisenin arka tarafındaki yamuk kapısına da bakmadan geçmeyin, orantısızlığı ilginçti gerçekten… Noordeinde buranın en önemli caddesi ve pek de gezilesi bir yeri olduğunu söyleyemeyeceğim. Eğer vaktiniz varsa evler arasından yürüyerek sahile doğru bir yürüyüş yapabilirsiniz.…
Devamı...Hayran kaldığım sahil kasabası Marken…
Hollanda’nın kasabalarını gezerken kendine en çok hayran bırakan yer Marken oldu… Mütevazı, huzur dolu, keyifli bir balıkçı kasabası burası… Marken Nerede? Marken, Hollanda’da Amsterdam yakınlarında yer alan eski bir balıkçı kasabası. Bir zamanlar ada olan Marken, 1957’de yapılan set yoluyla ana karaya bağlanmış; bugün bir yarımada. Biz Volendam üzerinden geldiğimiz için Marken’e deniz yoluyla geçmeyi tercih ettik ve Volendam–Marken Express’i kullandık. O gün yaklaşık 20 dakika süren, bol iyot kokulu yolculuğun ardından Marken’e varmıştık. Yolculuk oldukça yavaş bir seyirle geçti ve daha rıhtıma yanaşırken “beni seveceksin” diye bağırıyordu Marken… Sen…
Devamı...