Yaşanası Yer KAŞ!

1DSC07736

Yıllar evvel ilk Kaş’a geldiğimde “Evet, ben burada yaşamak istiyorum!” demiştim. Neden mi?

Ruhunu kaybetmeden gelişmeye çalışıyor Kaş… O ilk geldiğimde bir bankanın şubesi varken, sadece o bankanın olduğu caddeye 2 banka daha açılmış şimdi. Ama 15 yıl evvel her akşam gittiğim çay bahçesi hala orada beni bekliyor… Evet yanına benzerleri açılmış ama hiçbiri İstanbul’un Ortaköy’ü gibi yaka paça içeri sokmaya çalışmıyor sizi… Ne mi yapıyorlar? Önünden geçerken sadece gülümsüyorlar.

1DSC07747Kaş’ın merkezindeki ara sokaklar tam fotoğraflık….Arnavut kaldırımı taşları, sağlı sollu zevkli hediyelik eşyacıları ile öylesine güzel, öylesine renkli ki… Sokakları gezerken tüm heybetiyle karşınıza çıkan anıt mezar tarihi bugünle buluşturuyor.

Kaş’ta denize girmek için çok alternatif yok. Ya merkezindeki Küçükçakıl ve Büyükçakıl Plajları’ndan gireceksiniz ve soğuğu göze alacaksınız. Ya da Çukurbağ Yarımadası’ndan… Ama en güzel alternatif limandan kalkan tekne turları. Tekne gezisine buradan çıkabileceğiniz gibi Kaş’ın yakınındaki sevimli mi sevimli Üçağız Köyü’nden de başlayabilirsiniz. Ben ikisini de yaptım. Üçağız’ı görmedim diyorsanız tekne turu bahane deyip mutlaka bu sevimli köye adım atmalısınız.

Tekneniz Kekova batış şehrine yaklaşıp1DSC07700 rehberiniz oradaki kilise, hamam ve evlerden bahsedip, denizin içindeki anforaların hikayelerini anlatırken burada yüzyıllar evvel birilerinin yaşamış olduğunu düşünmek insanın tüylerini diken diken ediyor… Hemen karşısındaki Simena Antik Kenti bir ada. Tepede oldukça korunmuş bir kalesi bulunuyor. Sadece denizden ulaşım var bu adaya. Hemen sizi karşılayan restaurantlar ve likit ihtiyacınız için uğrak yapabileceğiniz minik çay bahçeleri ile çok keyifli…

1DSC07713Tekne dönüşü Üçağız Köyü’nde soluklanırken yöre kadınlarının deniz kabukları ile süsledikleri yazmalardan yapılmış elbiseler sıra sıra asılı tezgahları ile dağ kekikleri mis gibi kokutuyor sokaklarını…

Dön dolaş yine Kaş… Sahiline sonunda! liman yapılmış… Yıllar evvel geldiğimde Çukurbağ Yarımadası’ndan Toroslar’a doğru bakan oteller üzgündü bu duruma, kirlenmesinden korkuyorlardı denizin… Şu an ne düşünüyorlar bilmiyorum ama belli ki yapımına engel olamamışlar. Ama bildiğim liman yüzünden merkezdeki plajlarda yüzülemiyormuş artık.

Rehberimiz araçlardan inmeden mutlaka portakal suyunu tadın diyor Finike’den geliyormuş, sağlık… Unutmadan, Türkiye’nin en güzel gün batımlarından biri Kaş’ın tarihi antik tiyatrosundan izleyebilirsiniz. Gidin ve gün batımına karşı bir dilek dileyin. Olmaması imkansız!…

Gecesi bir başka güzel Kaş’ın… Her türlü yemeği yiyebileceğiniz restaurantları, her türlü müziği dinleyebileceğiniz mekanları ile her nefse şerbet veren cinsten. Kaş’ta herkes için herşey var.

Kaş’a bir gün yetmez, en az birkaç günü, cesaretiniz varsa hayatınızı burada geçireceksiniz ki ömrünüz uzasın… Ben ikinci aşamayı geçtim, belki son aşamayı da bir gün başarabilirim. Kim bilir…

 

Facebooktwittergoogle_pluslinkedintumblr
buse

buse

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*