Günahlar Şehri Las Vegas!

Amerika’nın doğusundan batısına yaklaşık 4.500 km yaptığımız yolun ardından kafa dağıtma zamanı… Route 66‘nın son durağı Los Angeles‘ta geçirdiğimiz günlerin ardına yeni rotamız Sin City yani Günahlar Şehri olunca şehrin namına yakışır bir giriş yapalım dedik ve bir hayalimi daha gerçekleştirerek kırmızı üstü açık bir Mustang kiraladık Los Angeles’tan… Woww! Mojave Çölü‘nü bu arabayla geçmek gerçekten çılgıncaydı 🙂 Veee Vegas’tayız… Yapmak istediğimiz o kadar çok şey var ki… Dönüş uçağımızı da buradan ayarladığımız için 4 tam günümüz var. Acayip bir yer burası… Çölün ortasında yapay bir vaha… Tek bir mantık hakim;…

Devamı...

Antakya’ya gitmek lazım!…

Evet evet… Antakya’ya kesinlikle gitmek lazım… Gezmek için, din farkılıkları içinde farksızlığı görmek için, yemek için, içmek için, tarihe doymak için, havasını koklamak için, aklına ne geliyorsa onun için Antakya’ya gitmek lazım!.. Üçüncü gelişim bu muhteşem şehire… Pişman değilim; bir daha olsa yine, bir daha olsa yine giderim!.. Hatay deyince ilk aklıma gelen huzurlu sokakları ve muhteşem damak tadı… Hangi birini anlatarak başlasam bilemedim… İlk Uzun Çarşı‘dan başlayayım. İçine daldınız mı çıkamayacaksınız! Tepsi ve kağıt kebabı! Mmmmm… Şu an bile düşününce gözlerim dönüyor. Sıra sıra kasaplar arka taraflarını restaurant olarak işletiyorlar.…

Devamı...

İstanbul’a yakın nefes kaynağı… Karaca Arboretumu…

Yaz planları başladı… Eğer siz de benim gibi İstanbul’dan arabanıza atlayıp yola çıkanlardansanız Bodrum, Çeşme, Marmaris derken, ilk molanızı vereceğinizi yeri söylüyorum; Karaca Arboretumu… TEMA Vakfı Kurucu Onursal Başkanı Hayrettin Karaca’ya ait olan bu yeşil cennet Türkiye’nin ilk özel arboretumu olma özelliğini taşıyor. Fide satışlarının da yapıldığı mekana girdiğimizde bizi karşılayan görevli buranın aslında Hayrettin Karaca’nın kendi evi olduğunu söylüyor. Hatta gittiğimiz gün de kendisi oradaymış… Arboretum da O’nun yıllardır emekle yetişmelerini izlediği bitkilerinin yer aldığı bahçesi… Giriş için ufak bir ücret ödedik ve sonrasında bize eşlik edecek rehberle birlikte bu muhteşem…

Devamı...

Büyükada Rum Yetimhanesi’nin gizemi…

İstanbul’da yaşayıp henüz Adalar’a gitmemiş arkadaşlarım olduğunu bilirim. Bense bayılırım! Mutlu olduğumda giderim, mutsuz olduğumda giderim, evde kitap okuyacağıma orada okuyayım deyip giderim, kahvaltı derim, dondurma yemeğe derim; giderim de giderim… Favorim Heybeli ve Burgaz olsa da Büyükada’da konu Adalar ise olmazsa olmaz tabii… Bu kadar yolumu düşürmeme karşılık ben de yepyeni bir yer keşfettim yakın zamanda Büyükada’da; Rum Yetimhanesi… Bir yere gittiğimde kaybolmayı severim. Çam ormanının içindeki patikada sağıma aldığım masmavi deniz manzarası bana eşlik ederken, ıssız tepede karşıma bütün bir heybetiyle karşıma çıkan bu ihtişamlı yapıyı daha sonra…

Devamı...

Nesin Matematik Köyü’nde Ağustos böcekleri eşliğinde eğitim!

Şirince’ye herhalde 5-6 kere gitmişimdir. Ama bu son gidişimde hiç uğramadığım bir durak vardı planlarımız içinde… Matematik Köyü… Nesin Matematik Köyü, Şirince merkezine geldiğinizde soldan hemen dar ve biraz da bozuk olan yoldan girince yaklaşık 1 km kadar uzakta sizi bekliyor. Önce yemyeşil doğanın sesi size karşılıyor… Kimse size “ne işin var burada, kimsin, kimlerdensin” demiyor. Arabamızı park edip köyü gezerken yüzümüzde tek bir ifade var, o da şaşkınlık!.. Girişteki ormanlık alana yayılmış onca çadır dikkatimizi çekiyor önce. Köyün içini gezerken muhtarlık binası ve kapısında koğuş ibareli odaları görüyoruz. Açık…

Devamı...

Hayallerini sakın ötele(me) listesi… İlk 20!

Adına hep “Ölmeden önce yapılacaklar listesi” deniyor ya neyse… Kim biliyor yarın ne olacağımızı? Belki de başka isimleri olmalı bu listelerin “Bugünün işini yarına bırakma listesi”, “Yarın belki çok geç listesi”… Evet evet belki de en iyi isim “Hayallerini Sakın Öteleme Listesi”… Ve bu listelerin hep bir sayısı vardır nedense… Ölmeden evvel yapılacak ilk 10, ilk 50, ilk 100… Ben şimdilik 20 tane yazdım, aklıma geldiği gibi herhangi bir sıra düşünmeden… Ve bu yazdıklarımın benim için güzel bir anlamı var, çünkü… Çünkü… “Çünkü”sü yazının sonunda… Ama aşağıdakileri okumadan geçmeyin en alta…

Devamı...