Hayallerimin başlangıcı… Chicago!

Doğudan batıya üç hafta sürecek Amerika serüvenimizin başlangıç noktası Chicago… Çocukluk hayalim olan Amerika’ya ilk ayağımı bastığım yer olduğundan mı bilmiyorum ben pek bir sevdim bu soğuk şehri… Michigan Gölü kenarında yer alan ve “rüzgarın şehri” olarak anılan bu şehir zihnimde güzel anlar, anılar bırakarak esti, geçti… Misafirperverliklerini daha ilk dakikadan gösterdiler. Elimizde bavullarla metroya geldiğimizde ki oradaki adı CTA, acemiliğimizi gören güvenlikteki bayan hemen yanımıza yanaşıp nereye gitmek istediğimizi sordu. Adresi gösterdiğimizde, önce nasıl bilet alabileceğimizi söyledi, sonra da duvardaki şehir haritasının başına götürüp bizi tek tek nerede olduğumuzu,…

Devamı...

Amerika’da nasıl? Türkiye’de nasıl?

Gezdiğiniz her ülke ayrı bir keyif… Her ülke ayrı bir heyecan… İster üç günlüğüne ister çok daha uzun süreli gidin, gittiğiniz her ülkede, kendi ülkenizden farklar varsa hemen gözünüze çarpıyor. Gerçi bir süre kaldınız mı o da normalleşiyor hani ya, neyse… Amerika’ya gittiğimde eğlenmek için, gözüme çarpan farklılıkları küçük küçük not alıyordum defterime… Ve sonuçta keyifli bir liste çıktı… Trafik: Chicago’dan Los Angeles’a, oradan da Las Vegas’a uzanan yolda yaklaşık 5.000 km direksiyon sallayınca gördüğümüz trafik farkılıkları saymakla bitmez ama ben en belirginlerden bahsedeyim öncelikle… Bu konuda soracağınız farklı konular varsa…

Devamı...

Gün 13 -Hoşçakal Route 66!

San Bernardino‘daki çılgın otelimizden sabah çıkışımızı yaparak yollara koyulduk. Güvenliğimiz için lobiden çıkmayalım arka kapıdan ayrılalım derken bu kapının da kenarında bir evsiz bizi karşıladı ve verdiğimiz parayı da beğenmedi. Korkudan, yanından öyle bir ayrılışım vardi ki görülmeye değerdi 🙂 San Bernardino’ya el sallarken yolda ikonik otellerden biri olan Wigwam Motel’de fotoğraf molası verdik. 25 odası var ve odalar çadır şeklinde yapılmış. Bakımlı bir yer ama yol kenarında… Şehrin güvensizliği dikkate alınırsa burada kalmak ne kadar iç açıcı emin olamadım… Flagstaff‘tan beri lastiklerimizin hava sorununu çözemedik. Bu nedenle de benzin…

Devamı...

Gün 12 -Route 66 yolunda Türk bayrağımız Bagdad Cafe’de…

California girişi ile birlikte sıcak yüzümüze çarptı iyice. Klima bütün gece yanmasa ne yapardık bilmiyorum. Chicago’daki halimize bak bir de şimdiye… Yol iklimleri de değiştiriyor. Son eyaletle birlikte benzin fiyatları da çıldırdı. Galonunu 1,71$’lara aldığımız yakıt 3,79$’ı buldu. Vay be… Needles’tan yola çıkışımızla birlikte direkt çöl bizi karşıladı… Yolda dikkatimizi çekip bizi durdurabilen hiçbir şey yok… Girdiğimiz bir benzin istasyonu 4 küsür $ fiyat diyor galonuna benzinin ve içeride satılan herşey normal fiyatların 2 katı. Kapıya da uyarı koymuşlar “Fiyatlarımız evet pahalı, çünkü bu ürünleri buraya nakliye etmemiz de ayrı…

Devamı...

Gün 6 -Route 66 ruhunu yaşamaya ne dersiniz?

Çok acayip yerler diyorum ya… Her an birşey çıkabiliyor karşına… Geçen gün bir at çiftliğinin yanından geçerken bulduk kendimizi… Dün de muazzam bir yeşillik içinde bir golf sahası vardı. Hayat devam ediyor ve biz yolun kenarından akıp gidiyoruz… Sabah terk edilmiş binalar ve otellerin olduğu kasabalardan geçtik. Gelmeden evvel araştırma yaparken hayalet kasabaların olduğunu görmüştük ve artık başlıyor yavaş yavaş… Giderken ikonik yerlerden biri olan 3 haçın yakınından geçiyoruz sabahın erken saatlerinde… Elk City‘deki Route 66 Müzesi bizi bekliyor. O dönemi hatırlatan küçük bir şehir yaratmışlar içeride… Yine kimse uyanmadan biz…

Devamı...

Gün 5 -Route 66’da baktığın her nokta farklı bir renk!…

Sabah muhteşem bir sise uyandık… Yol boyunca çöken sis öylesine güzel bir görüntü yaratıyordu ki… Bu da yetmezmiş gibi arabanın aynasından geriye doğru baktığımızda kızıla çalan gün doğumunu izlemek müthişti… Sanırım biz yine biraz erken yollara düşmüşüz 🙂 Catoosa‘dayız… Demir aksamlı yanyana iki köprü olan Twin Bridge‘in yakınından geçiyoruz. Burası yine gelmeden görülesiler arasında yer alan köprülerinden… Ve Blue Whale yolun en popüler ikonik yerlerinden biri… Gittiğimiz saatimiz 07.30’u gösterdiğinden bizden başka kimsenin de olmamasının etkisi ile ortamın güzelliğinden ayrı faydalanıyoruz. Blue Whale, küçük bir göl kenarına yapılmış olan yapay bir…

Devamı...