Pera Palace’ın gizem dolu odalarında kızımın hayallerine yürürken…

Hepimizin ölmeden evvel yapacaklarımız üzerine bir listesi var ya… Kızımınki de yavaş yavaş oluşuyor. Ve uzun bir süredir listenin ilk sırasında yer alan tek bir şey var ki işte o da bu yazının konusu… Beren, serisinin dördüncüsüne geldiği Delal Arya’nın Pera Günlükleri isimli polisiye bir çocuk romanı okuyor. Bu romanla birlikte de Pera Palace’a gidip Agatha Christie’nin odasını görmek en büyük hayali oldu… İlk önceleri şöyle bir sohbet geçiyordu aramızda: “Anne, Pera Palace diye bir otel var mı?” “Var, Berencim…” “Orada Agatha Christie’nin bir odası varsa ne yapıp edip bir…

Devamı...

Kızım büyüyor…

Kızım bugün 11 yaşında… Hayata bardağın hep dolu tarafından bakabilen biri… Bazen ben dahil etrafındaki birçok insanı şaşırtabiliyor. Gizli bir komiklik barındırıyor içinde, akıllı espriler çıkıyor zamansız… Çok küçük yaştan beri empati kurabiliyor, gözleriyle anlaşabiliyor… Yaşıtlarına göre olgun bir çocuk; en azından çevremdeki insanların “çoğu” böyle söylüyor. Bazen ben O’nun, bazen de O benim öğreticim oluyor. Her ikimiz de birbirimizden öğreniyoruz. Ben ona büyüklerin bakış açısını gösteriyorum, O da çocukların hayata nasıl baktığını… İlginç bir denge var aramızda… Sevginin en üstte yaşandığı, karşılıklı saygının olmazsa olmaz olduğu… Daha belirtileri başlamadı ama okuduğum…

Devamı...