Antakya’ya gitmek lazım!…

Evet evet… Antakya’ya kesinlikle gitmek lazım… Gezmek için, din farkılıkları içinde farksızlığı görmek için, yemek için, içmek için, tarihe doymak için, havasını koklamak için, aklına ne geliyorsa onun için Antakya’ya gitmek lazım!.. Üçüncü gelişim bu muhteşem şehire… Pişman değilim; bir daha olsa yine, bir daha olsa yine giderim!.. Hatay deyince ilk aklıma gelen huzurlu sokakları […]

Moda’da meyhane içinde ayazma: Aya Ekaterini!

Moda sahili bir çoğumuzun uğrak yeri… Mesela benim çocukluğum da burada geçti. Ali Usta’dan dondurmalarımızı kapıp, Moda Parkı’nda oynamaya giderdik. Ailelerimiz manzaraya karşı çaylarını yudumlarken biz de salıncakların tadını çıkarırdık. Şimdi kızımla beraber geliyoruz. O günden bu yana çok da değişmediğini görmek az da olsa umutlandırıyor beni… Bugün yepyeni bir yer keşfettim Moda’da… Evet, çookkk […]

Zamanı durdurmak için Prag…

Prag demek… Sanat demek, tarih demek, edebiyat demek, kültür demek… Bu şehri iki güne sığdırmayın sakın demek… Yolunuz Prag’a düştüyse eğer sokaklarda vakit geçirmeye mutlaka zaman ayırın… Benim gibi çıplak ayak dolaşın sokaklarında… Hissedin taşlarda şehrin büyüsünü… Eminim yürüdüğünüz yer, başınızı kaldırdığınızda gördüğünüz her noktada kendinizden birşey bulacaksınız… Otelden çıkar çıkmaz Karlovy Köprüsü‘nde bulun kendinizi… Dedim […]

İskelet Müzesi, katedralleri ve huzurlu sokaklarıyla Kutna Hora!..

Bir kasaba düşünün… Dingin, akşamüstü oldu mu elin ayağın çekilip sokaklarında kimseciklerin kalmadığı… Ya da yamaçtan uzanan bir manzara düşünün mesela; küçük küçük evlerin olduğu, ağaçların arasından tren yolunun aktığı… Kasabanın tek oyun parkının salıncağında gökyüzüne doğru uçarken kahkahalarıyla renklenen çocuklar hayal edin… Katedraller, kiliseler, köprüler, heykellerle bezeli muhteşem bir tarihin adım mesafesinde olduğu ya da…. […]