“İki Satır” karalamaya ne dersiniz?

Geçen sene tanıştım İki Satır’ın kartpostalları ile… Üzerinden bir yıl geçmiş ve şimdi girdiğim birçok kitabevinde bu kartları görmek beni öylesine mutlu ediyor ki; sanki kartlarda kendimi görüyorum 🙂 Konu yazmak olunca heyecanlanıyorum sanırım… Yeni yıla yaklaştığımız şu günlerde eminim sizin de arkadaş sohbetlerinizde “Nerede karşılayacaksın yeni yılı?”, “Ona ne hediye alacaksın? soruları havada uçmaya başladı bile. Hediye almak elbet herkesi mutlu eder… Ama benim için önemli olan hediyenin yanında yazılan iki satır yazıdır… Hediyeler eskiyebilir, atılabilir ama saklıyorsanız eğer yazılar hep kalıcıdır. Siz de benim gibi düşünüyorsanız eğer haydi buyrun o zaman……

Devamı...

Ruhunun aşkını sanatıyla çamurlayan sanatçı: Hayat Asli Bilgin…

Çok da değil… 3 sene önce girdi yaşamıma Hayat… Tanıştığımızda O’na nasıl hitap edeceğimi bilmiyordum. Bir Hayat diyordum bir Aslı… O döneme ait tek hatırladığım, her gözlerimiz buluştuğunda gülümsüyordu. Tanımaya başladım O’nu zamanla… Sonra “Sana nasıl hitap etmemi istersin?” dediğimde “Sen hangisini istersen…” diye yanıtladı. Bugün O’nu yakın çevresi nasıl çağırıyor hala bilmiyorum ama benim için O’na yakışan tek bir isim vardı: Hayat…  Çünkü O, bana hayatın tanıştırdığı mutlu bakıştı… O’nu tanıdıkça yüzünün, renkli hayatının yansıması olduğunu anladım. Her sohbetimiz bana bir şey kattı. Bazen duygu, bazen bilgi, bazen de heyecan……

Devamı...

Dönüşüm senin ellerinde…

Yaklaşık beş yıldır evimde geri dönüşümleri ayırıyorum. Artık öyle bir hale geldim ki bir şişeyi çöpe atmak zorunda kalsam içim titriyor. Mutfağımın balkonunda mevcut çöp kutumun neredeyse 3 katı hacminde geri dönüşüm atıklarını biriktirdiğim bir çöpüm daha var. Her türlü cam, plastik, metal ve kağıt atığı bu kutuda biriktiriyorum; dolduğunda da yallah sokaklardaki kumbaralara… Neden mi? Çünkü; cam şişenin doğada 4.000, plastiğin 1.000, alüminyumun 100, gazetenin 1 yıla yakın sürelerde yok olduğunu hepimiz biliyoruz. Durum böyle olunca da yüreğim el vermiyor doğayı kendi ellerimle rezil etmeye… Kapaklar hepimizin malumu!… Onların da…

Devamı...

Gökçen Atamgüç ile beyne ve ruha masaj yapmaya ne dersiniz?

Şans eseri tanıştık Origami Eğitmeni Gökçen Atamgüç ile… İş yerime gelen bir telefon belki bugünkü dostluğun başlangıcı oldu…. Nasıl mı? Gökçen Hanım beni aradı bir gün… Dedi ki “Origami ile ilgileniyorum acaba ortak bir çalışma yapabilir miyiz?” Hepimizin, her gün karşılaştığı diyaloglardan biriydi belki ama bizimki pek öyle olmadı. Uzun uzun konuştuk telefonda, sonra yazışmaya başladık geçen bir yılı aşkın süreçte. Evet biz ortak bir çalışma yapamadık belki ama daha tanımadan bir sevgi oluşmuştu aramızda… Bugün kendisi ile tanıştığımda sanki yıllardır bir arada gibiydik. Ama hala sormak istediklerim vardı O’na……

Devamı...