Taştan Kent – Poçitel…

  Neretva Nehri’nin yanında yerleşmiş bu taş kent Unesco Kültür Mirasları listesinde… Poçitel,  Osmanlılar’ın sınır kasabasıymış zamanında… O dönemde burası Venedikliler’e bağlı olan Dubrovnik ile sınır komşusu… Nehir kenarından başlayıp oldukça dik yamaca kurulan şehir Osmanlı’nın askeri mimarisine iyi bir örnek… Tepedeki kalesiyle geçilmez bir kent kimliğiyle tam bir sınır karakolu niteliğinde…       Poçitel, Saraybosna’dan “Mostar’a giderken iyi ki uğramışım dediğim tam bir yol üstü tarihi durak oldu… Saraybosna-Poçitel arasındaki yolun bir tarafı nehir diğer tarafı ise alabildiğine yeşil… Her dönemeçte bir fotoğraf karesi ile karşı karşıya kalmanın dayanılmaz…

Devamı...

Üçgen çatılı balıkçı kasabası: Volendam

Volendam, Amsterdam’ın köyleri arasında en görülesi yerlerden… Otobüsten indiğimizde deniz kenarına ulaşmak için yerleşimin içinden 15 dk kadar yürümemiz gerekti. Temmuz sıcağı olmasına rağmen öyle yüzüne çarpan bir sıcak yoktu, onun için yürüyüş oldukça keyifliydi… Suyun kenarına vardığımızda insan sayısı oldukça arttı tabii… Gezdiğimiz köyler arasında en kalabalık yer burasıydı diyebilirim. Eski bir balıkçı köyü Volendam… Sahil şeridi üçgen formda renkli Volendam evleri ile karşıladı bizi… Bir İstanbul’lu olarak suya hep yakın oluşumdan mı bilmem burada da kendimi bir iyi hissettim. Sahil boyunca hediyelik eşya, peynir dükkanları, restaurantlarla dolu… İyice…

Devamı...

Sessizlikte Diyalog kurabilir misiniz?

Bir saatliğine de olsa DUYAMADIM! Gözlerinin içine baktım, ağızlarını oynattıklarını gördüm ama duyamadım… Ben Sessizlikte Diyalog Sergisi’ndeydim… Karanlıkta Diyalog‘taki gibi her yer zifiri karanlık değildi hatta ışıl ışıldı bu sefer… Olmaması gerekirdi belki ama, az da olsa kulaklığımdan dışarıdaki sesleri uğultu olarak da duyabilmeme (serginin eleştirebileceğim tek yönüydü) rağmen, yine de tam ben değildim işte… İşitme engelli rehberimiz bizler salona girer girmez kulaklıklarımızı taktı. Onun yönlendirmeleriyle sergi için özel hazırlanmış bölümlerde sessiz iletişim kurmaya çalıştık hem kendisi hem de sergiyi bizimle gezen diğer kişilerle… İlk bölüm en zorlu olanıydı bence……

Devamı...

Lefkoşa, Mağusa ve Hayalet Şehir Maraş…

Üç yıldır baharı Girne’de karşılıyoruz. Bu sene bahar yetmez yazını da görelim deyip ikinci bir kaçamak yaptık… Her ne kadar Rum kesiminde sıcak nedeniyle turuncu kod* verilmiş olsa da bize sıcak işler mi hiç; aslanlar gibi yollardayız yine… Tatil köyüne gitmemize karşılık tesisin duvarları arasına sıkışmadık ve kızımla çıktık yeni yerleri keşfe… İlk istikamet… Lefkoşa… Öncelikle küçük bir bilgi; Girne’den Lefkoşa’ya dolmuşlar kalkıyor ve fiyatları da oldukça uygun… Yolculuk yaklaşık yarım saat sürüyor. Gezilebilecek birçok yer merkezinde ve anlatacaklarımın bir bölümüne yürüyerek ulaşmak mümkün… Ancak bazıları için taksi, araç kiralama…

Devamı...

Günahlar Şehri Las Vegas!

Amerika’nın doğusundan batısına yaklaşık 4.500 km yaptığımız yolun ardından kafa dağıtma zamanı… Route 66‘nın son durağı Los Angeles‘ta geçirdiğimiz günlerin ardına yeni rotamız Sin City yani Günahlar Şehri olunca şehrin namına yakışır bir giriş yapalım dedik ve bir hayalimi daha gerçekleştirerek kırmızı üstü açık bir Mustang kiraladık Los Angeles’tan… Woww! Mojave Çölü‘nü bu arabayla geçmek gerçekten çılgıncaydı 🙂 Veee Vegas’tayız… Yapmak istediğimiz o kadar çok şey var ki… Dönüş uçağımızı da buradan ayarladığımız için 4 tam günümüz var. Acayip bir yer burası… Çölün ortasında yapay bir vaha… Tek bir mantık hakim;…

Devamı...

Antakya’ya gitmek lazım!…

Evet evet… Antakya’ya kesinlikle gitmek lazım… Gezmek için, din farkılıkları içinde farksızlığı görmek için, yemek için, içmek için, tarihe doymak için, havasını koklamak için, aklına ne geliyorsa onun için Antakya’ya gitmek lazım!.. Üçüncü gelişim bu muhteşem şehire… Pişman değilim; bir daha olsa yine, bir daha olsa yine giderim!.. Hatay deyince ilk aklıma gelen huzurlu sokakları ve muhteşem damak tadı… Hangi birini anlatarak başlasam bilemedim… İlk Uzun Çarşı‘dan başlayayım. İçine daldınız mı çıkamayacaksınız! Tepsi ve kağıt kebabı! Mmmmm… Şu an bile düşününce gözlerim dönüyor. Sıra sıra kasaplar arka taraflarını restaurant olarak işletiyorlar.…

Devamı...