Günahlar Şehri Las Vegas!

Amerika’nın doğusundan batısına yaklaşık 4.500 km yaptığımız yolun ardından kafa dağıtma zamanı… Route 66‘nın son durağı Los Angeles‘ta geçirdiğimiz günlerin ardına yeni rotamız Sin City yani Günahlar Şehri olunca şehrin namına yakışır bir giriş yapalım dedik ve bir hayalimi daha gerçekleştirerek kırmızı üstü açık bir Mustang kiraladık Los Angeles’tan… Woww! Mojave Çölü‘nü bu arabayla geçmek gerçekten çılgıncaydı 🙂 Veee Vegas’tayız… Yapmak istediğimiz o kadar çok şey var ki… Dönüş uçağımızı da buradan ayarladığımız için 4 tam günümüz var. Acayip bir yer burası… Çölün ortasında yapay bir vaha… Tek bir mantık hakim;…

Devamı...

Pera Palace’ın gizem dolu odalarında kızımın hayallerine yürürken…

Hepimizin ölmeden evvel yapacaklarımız üzerine bir listesi var ya… Kızımınki de yavaş yavaş oluşuyor. Ve uzun bir süredir listenin ilk sırasında yer alan tek bir şey var ki işte o da bu yazının konusu… Beren, serisinin dördüncüsüne geldiği Delal Arya’nın Pera Günlükleri isimli polisiye bir çocuk romanı okuyor. Bu romanla birlikte de Pera Palace’a gidip Agatha Christie’nin odasını görmek en büyük hayali oldu… İlk önceleri şöyle bir sohbet geçiyordu aramızda: “Anne, Pera Palace diye bir otel var mı?” “Var, Berencim…” “Orada Agatha Christie’nin bir odası varsa ne yapıp edip bir…

Devamı...

Gün 10 -Route 66’da doğa ile içiçe bir gün: Grand Canyon!

Bugün Grand Canyon’a gitmenin heyecanıyla erkenden düştük yollara… Ama kontağı çevirdiğimizde ekranda lastikle ilgili bir sorun olduğuna dair bir uyarının belirlemesiyle kendimizi bir benzin istasyonunda bulduk, bu da biraz zaman kaybı anlamına geldi tabii… Ama bunu da eğlenceli hale getirdik ve güzel hatırlayacağımız bir anı daha ekledik aklımıza… Şöyle ki; geldiğimizden beri Cenk’in başını yiyordum “Amerikan polisi ile fotoğraf çektirmek istiyorum” diye… O da “Nasıl olacak, çılgın mısın ne diyeceğiz” diyordu bana… Sabahın erken saatlerinde girdiğimiz benzin istasyonunda 2 polis araçlarını çekmiş bir tarafta biri, diğer uçta da diğeri iki…

Devamı...