Günahlar Şehri Las Vegas!

Amerika’nın doğusundan batısına yaklaşık 4.500 km yaptığımız yolun ardından kafa dağıtma zamanı… Route 66‘nın son durağı Los Angeles‘ta geçirdiğimiz günlerin ardına yeni rotamız Sin City yani Günahlar Şehri olunca şehrin namına yakışır bir giriş yapalım dedik ve bir hayalimi daha gerçekleştirerek kırmızı üstü açık bir Mustang kiraladık Los Angeles’tan… Woww! Mojave Çölü‘nü bu arabayla geçmek gerçekten çılgıncaydı 🙂 Veee Vegas’tayız… Yapmak istediğimiz o kadar çok şey var ki… Dönüş uçağımızı da buradan ayarladığımız için 4 tam günümüz var. Acayip bir yer burası… Çölün ortasında yapay bir vaha… Tek bir mantık hakim;…

Devamı...

Gün 10 -Route 66’da doğa ile içiçe bir gün: Grand Canyon!

Bugün Grand Canyon’a gitmenin heyecanıyla erkenden düştük yollara… Ama kontağı çevirdiğimizde ekranda lastikle ilgili bir sorun olduğuna dair bir uyarının belirlemesiyle kendimizi bir benzin istasyonunda bulduk, bu da biraz zaman kaybı anlamına geldi tabii… Ama bunu da eğlenceli hale getirdik ve güzel hatırlayacağımız bir anı daha ekledik aklımıza… Şöyle ki; geldiğimizden beri Cenk’in başını yiyordum “Amerikan polisi ile fotoğraf çektirmek istiyorum” diye… O da “Nasıl olacak, çılgın mısın ne diyeceğiz” diyordu bana… Sabahın erken saatlerinde girdiğimiz benzin istasyonunda 2 polis araçlarını çekmiş bir tarafta biri, diğer uçta da diğeri iki…

Devamı...

Grand Canyon ve aşk dolu “Evet!” yanıtı…

Grand Canyon’da geçirdiğimiz günün ilk saatlerinde danışmadaki görevli en güzel gün batımını Hopi Point denilen bölgeden izleyebileceğimizi belirterek, elimizdeki haritadaki bu alana kocaman bir yuvarlak koydu… Ve biz de tüm gün kanyonun gezebileceğimiz neredeyse tüm noktalarını gördükten sonra, güneşi uğurlamak için önerilen bölgeye doğru yola koyulduk… Gittiğimizde kimi fotoğraf makinelerine uygun bir pozisyon arıyor, kimiyse yanında getirdiklerini atıştırıyorlardı… Biz de güneşi tam karşımıza alacak çok güzel bir yer bulduktan sonra anın tadını çıkartmaya koyulduk. Fotoğrafları ardı sıra çekerken ufuk gittikçe kızarmaya başladı. Bu uçsuz bucaksız görüntü, ilerideki tepelerin göğe karışan…

Devamı...

Grand Slam Unvanlı 7 Kıtada 7 Ultra Maraton Koşucusu Alper Dalkılıç…

Bankada çalıştığım dönemlerde kurduğum Fotoğrafçılık Kulübü’nün çalışma grubundaydı Alper Dalkılıç. Belki bir çoğunuz ultra maraton koşucusu olarak tanıyor O’nu ama… O iyi bir bir sporcu olduğu kadar, fotoğrafçı, yakın zamana kadar iyi bir bankacı, yeni evli, doğa sever, hayvan sever, sosyal sorumluluk sahibi biri… Adı neden her yerde bağrılmıyor henüz bilmiyorum ama onunla yaptığım röportajı okuduğunuzda sizin de O’nunla gurur duymaktan kendinizi alamayacağınızı biliyorum. Busece: Yıllarca kurumsal hayatla eşanlı olarak yürütmeye çalıştın spor hayatını. Şu an kendi yolunda emin adımlarla ilerlediğini keyifle takip ediyorum. Ama iyi ki o hayatı yaşamışız…

Devamı...