Pera Palace’ın gizem dolu odalarında kızımın hayallerine yürürken…

Hepimizin ölmeden evvel yapacaklarımız üzerine bir listesi var ya… Kızımınki de yavaş yavaş oluşuyor. Ve uzun bir süredir listenin ilk sırasında yer alan tek bir şey var ki işte o da bu yazının konusu… Beren, serisinin dördüncüsüne geldiği Delal Arya’nın Pera Günlükleri isimli polisiye bir çocuk romanı okuyor. Bu romanla birlikte de Pera Palace’a gidip Agatha Christie’nin odasını görmek en büyük hayali oldu… İlk önceleri şöyle bir sohbet geçiyordu aramızda: “Anne, Pera Palace diye bir otel var mı?” “Var, Berencim…” “Orada Agatha Christie’nin bir odası varsa ne yapıp edip bir…

Devamı...

Atamız için buradayız…Başkentimiz Ankara!

10 Kasım’ın ardına Atamız için Ankara’daydık hafta sonu… Geçtiği koridorlardan geçmek, onu gören gözlerle sohbet etmek… Çocuklarımıza bu ruhu yaşatmak… Bol bol O’nu konuştuk… Onu hissettik… Düşüncelerine, bakış açısına tanıklık ettik bir kez daha… İlk durağımız TBMM binası… 22 sene inşası süren bu bina Ulus’taki iki parlamentonun yetersiz kalması sonucu düzenlenmiş. Televizyondan izlediğimiz salonda bugün oturuyor olmak ilginçti aslında… Atatürk’ün resmi bulunmuyor salonda… Bu bir rastlantı değil, kendisi özellikle istememiş… Anıtkabir’de okulumuz adına düzenlenen askeri törene geç kalmamız gerekiyor. Tören meydanında görevliler bizi karşılıyor. Aslanlı Yol’da çocuklarımız kırmızı bayrağımızı gururla taşırken gelen ziyaretçilerin alkışlarını alıyorlar. O…

Devamı...

Özden İnönü Toker’in gözlerinden Atatürk Pembe Köşk’te!

Ankara gezimizin son durağı 2.Cumhurbaşkanımız İsmet İnönü’nün 1925’ten 1973’teki ölümüne kadar 48 yıl yaşadığı ve hala müze olarak varlığını sürdüren Pembe Köşk’e ayrılmıştı. Buraya gelirken yolda rehberimiz İsmet İnönü’nün kızı Özden İnönü Toker’in sağlığı yerinde olursa çocuklarla bire bir anlatımda bulunabileceğini söylediğinde sanırım çocuklardan daha çok heyecanlandım. Kendisi hala Pembe Köşk’ün üst katında yaşıyormuş. Her yıl milli bayramlarda açılan bu müze, iş çocuklar olduğunda kapılarını sonuna kadar açıyor… Alt kat sergi alanına ayrılmış. Burası 1923’lerde İsmet İnönü tarafından bağ evi olarak alınmış. Yaklaşık 1,5 sene tadilat görmüş. Bütün eşyalar ailenin bire bir kullandığı eşyalar. Özden Hanım ise…

Devamı...

Tarihten bugüne meclislerimiz…

Ankara seyahatimiz sırasında tüm meclis binalarımızı görme şansım oldu… Tarih meraklıları için biraz detaya gireyim… Ulus’ta yer alan 1.TBMM Binamız bugün Kurtuluş Savaşı Müzesi olarak 1961 yılından beri ziyaretçilerini ağırlıyor. Bina ilk olarak 1915 yılında İttihat ve Terakki Cemiyeti için inşasına başlanmış. 23 Nisan 1920’de TBMM’nin açılmasına karar verildiğinde bu binanın kullanılmasına karar verilmiş ve 115 temsilci ile ilk toplantı yapılmış. En yaşlı üye sıfatıyla Sinop Mebusu Şerif Bey geçici başkanlığı üstlenerek açılış konuşmasını yapmış. Ardından Ankara Milletvekili Mustafa Kemal Paşa söz alarak Meclis’in hangi üyelerden oluşacağına dair bir açıklama…

Devamı...

10 Kasım’ın ardına Anıtkabir’de Askeri Tören…

Aslında Ankara‘ya geliş nedenimiz… Anıtkabir… Diğer Anıtkabir ziyaretlerimden farklı olarak adımıza düzenlenen “Askeri Tören”e katılacağız… Mustafa Kemal Atatürk hiçbir zaman kendisi için bir anıt mezar istememiş. Ancak Türk halkı ona duyduğu hayranlık saygıdan, Atatürk’ün sıradan bir yere gömülmesini istememiş ve bunun için uluslar arası bir yarışma düzenlenmiş. Bu yarışmada Prof.Dr. Emin Onat ve Doç.Dr. Orhan Arda’nın projesi birinci olmuş. 1944’te yapımına başlanan anıt 1953’te tamamlanarak naaşı Etnografya Müzesi’ndeki geçici kabrinden buraya taşınmış. Bugün kızımın okuluyla beraber geldiğimiz Anıtkabir’de okul adına özel bir tören düzenlendi. Askerler Aslanlı Yol önünde bizi karşılıyor. Çocuklarımız Aslanlı Yol boyunca gerdikleri…

Devamı...