Gün 11 -Route 66 Çöllerinde sessizliğin çığlığı!

Sabahın güzel güneşi bugün bize Williams’ta “Merhaba!” dedi. Akşam Grand Canyon’dan geç geldiğimizden sokakları görmeden, uygun bulduğumuz ilk motele yerleşmiştik. Odadan çıktığımız anda öylesine keyifli bir yer bizi karşıladı ki! 11.00’e kadar sokaklarını gezdik, acayip renkli bir kasaba… Buradan da bir göz gezdirebilirsiniz nasıl bir yer olduğuna… Ana yolun her iki tarafı hediyelik eşyacılarla dolu… Dükkanlar açılana kadar Betty Boop’un cafesinde kahvaltı yaptık. Tam bir yol kafesi… Daha girer girmez filtre kahveniz ikram ediliyor, defalarca memnuniyetiniz sorgulanıyor… Yola dair plakalar duvarları süslüyor, perdeler bile Route 66 logoları ile bezeli… Yerel halkla…

Devamı...

Gün 10 -Route 66’da doğa ile içiçe bir gün: Grand Canyon!

Bugün Grand Canyon’a gitmenin heyecanıyla erkenden düştük yollara… Ama kontağı çevirdiğimizde ekranda lastikle ilgili bir sorun olduğuna dair bir uyarının belirlemesiyle kendimizi bir benzin istasyonunda bulduk, bu da biraz zaman kaybı anlamına geldi tabii… Ama bunu da eğlenceli hale getirdik ve güzel hatırlayacağımız bir anı daha ekledik aklımıza… Şöyle ki; geldiğimizden beri Cenk’in başını yiyordum “Amerikan polisi ile fotoğraf çektirmek istiyorum” diye… O da “Nasıl olacak, çılgın mısın ne diyeceğiz” diyordu bana… Sabahın erken saatlerinde girdiğimiz benzin istasyonunda 2 polis araçlarını çekmiş bir tarafta biri, diğer uçta da diğeri iki…

Devamı...

Gün 9 -Route 66’da Vahşi Batı’ya hoş geldiniz!

Sabahın erken saatleri ile birlikte tabela şunu söyler: “Welcome to the Wild West”! Evet, “Vahşi Batı’ya Hoş Geldiniz!”karşılamaları ile Arizona‘dayız… Yolda bize eşlik eden doğa değişiyor ve kayalıklar yükselmeye başlıyor artık… Eyaletin girişinde Window East denilen yerde kayaların içi pencere gibi görünüyor.  Doğal dağlara yapılan yapay hayvan figürleri ile ilginç bir karışım karşımızda… Fena da olmamış hani 🙂 Birçok yerde kızılderili marketleri gözümüze çarpıyor ve ara ara aracımızı durdurmaktan kendimizi alamıyoruz. Bugün iki önemli yeri gezmeyi planlıyoruz… Ve bunlardan ilki olan Petrified Forest National Park‘tayız. Girişteki danışma bölümünden parkı nasıl gezebileceğimiz konusunda…

Devamı...

Grand Canyon ve aşk dolu “Evet!” yanıtı…

Grand Canyon’da geçirdiğimiz günün ilk saatlerinde danışmadaki görevli en güzel gün batımını Hopi Point denilen bölgeden izleyebileceğimizi belirterek, elimizdeki haritadaki bu alana kocaman bir yuvarlak koydu… Ve biz de tüm gün kanyonun gezebileceğimiz neredeyse tüm noktalarını gördükten sonra, güneşi uğurlamak için önerilen bölgeye doğru yola koyulduk… Gittiğimizde kimi fotoğraf makinelerine uygun bir pozisyon arıyor, kimiyse yanında getirdiklerini atıştırıyorlardı… Biz de güneşi tam karşımıza alacak çok güzel bir yer bulduktan sonra anın tadını çıkartmaya koyulduk. Fotoğrafları ardı sıra çekerken ufuk gittikçe kızarmaya başladı. Bu uçsuz bucaksız görüntü, ilerideki tepelerin göğe karışan…

Devamı...

İşte çılgın bir yol hikayesi… Route 66!

Gitti gidiyoruz derken macera dolu Route 66 serüvenini yaşadık, geldik… Nereden başlasam, nasıl anlatsam dediğim yaşanası bir yolculuktu geçen… “Route 66 nedir?” sorusuyla epey karşılaştık gitmeden evvel, hikayemizi anlatmadan önce biraz bahsedeyim… 2.451 mil (3.945 km) uzunluğundaki Route 66, 1926 ve 1985 yılları arasında ABD karayolu ağı içerisinde yer alan tarihi bir otoyol… Chicago’dan Los Angeles’a kadar uzanıyor. Hani eski Amerikan filmlerini hayal edin… Çöllerden geçerler, benzinci otellerinde kalırlar, yolda çeşit çeşit insanlarla karşılaşırlar ya… İşte ben de tam o yoldan bahsediyorum… Bu meşakkatli yolu, on üç günde tamamını katettik…

Devamı...