Paulo Coelho yine yazmış yazacağını… Casus!..

casus-1Kitap okuyorsanız eğer sizin de sevdiğiniz yazarlar vardır. Paulo Coelho da benim için onlardan biri… Otobüs duraklarında yeni kitabı Casus’un reklamını görünce koşa koşa kitapçıda buldum kendimi… Ve Casus benim için bir ilk olma özelliğini de beraberinde getirdi.

Okumaya başlayacağım gece kızım arkadaşında kalmak için izin istedi. Ben de bu boşluktan yararlanıp bu geceyi kendime ayırmaya karar verdim. Ne mi yaptım? Önce hafif müzik açtım fona, salondaki kanepeme uzanıp battaniyemi çektim üzerime ve sonra başladım sayfaları çevirmeye…

Her sayfa bir sonrakini okumaya itiyordu beni… Paulo Coelho yine akıcı yazım diliyle, 20. yüzyıl başında casuslukla suçlanarak idama mahkum edilen Mata Hari’nin yaşamına dokunuyordu bu sefer de… Mata Hari’nin ile avukatı arasındaki yazışmalardan yola çıkarak kurguladığı bu romanında aşk, güç, siyaset, izlenen dolambaçlı yollar labirentin farklı yollarında ilerliyor. Tarihe dokunan konuları pek sevmeyen ben bile akıp gidiyordum kelimeler arasında…

Kitap okurken kalemim de yanımdadır hep… Belki de yazmayı sevmemden, kitap çizilmelidir, sevdiğin, hissettiğin yerler olmalıdır, üzerinde notlar alınmalıdır… Alınmalıdır ki, bir daha eline aldığında yaşamalıdır kitap… Biraz da sen kokmalıdır… Kitabın içinde altını çizdiğim birkaç cümleyi sizinle paylaşmak istedim… Biraz Mata Hari, biraz da Coelho’nun yansımasıyla…

*****

“Hatıralar, bu hücredeki tek yoldaşlarım onlar… Zamanda geriye dönmek istiyorum, tersinden akan nehre dalıp…”

*****

“Hayatın bizi nereye götürdüğünü bilmediğimiz anlarda aslında kaybolmuş değiliz.”

*****

“Hayallerin bedeli hep yüksektir.”

*****

“En uzun ağaçlar dahi küçücük tohumlardan çıkar. Bunu unutma ve hayatta sakın aceleci davranma…”

*****

“Abartılı diye, bir erkeğin gençliğini, kendisinden çok genç kadının apışarasında aramasına denir asıl…”

*****

“Kafesteki kuş özgürlük şarkıları söylese de tutsaktır.”

*****

“Aşk kimseye itaat etmez, sadece gizemini çözmeye çalışanlara ihanet eder.”

*****

“Geceleyin yatağımda aradım ruhumu seveni; aradım ve bulamadım. Kalktım ve şehirde gezinmeye başladım; sokaklarda ve meydanlarda aradım ruhumu seveni; aradım ve bulamadım.

Muhafızlarla karşılaştım, şehirde devriye gezen; sordum onlara: Gördünüz mü ruhumu seveni?

Yanlarından ayrıldım ve çok geçmeden buldum ruhumu seveni, sımsıkı sarıldım ona, bir daha da bırakmadım.” 

Avukatına yazdığı mektupta şöyle diyor: “Yanlış devirde doğmuş bir kadınım ben, hiçbir şey düzeltemez bunu. Gelecekte hatırlanacak mıyım, bilmiyorum ama şayet hatırlanırsam mağdur bir kadın olarak değil, cesur adımlar atmış ve ödemesi gereken bedeli korkmadan ödemiş biri olarak görülmek istiyorum.”

casus2

Mata Hari gerçek adıyla Margaretha Zelle’nin yanlışıyla doğrusuyla ne olursa olsun hayata karşı güçlü, dik duruşu, abartılı yaşamı, yoku var edişi ve varken yok oluşu; Paulo Coelho’nün güçlü kalemi ve kurgusuyla birleşince ben bir kitabı tek gecede bitirerek hayatımda bir ilki gerçekleştirdim…

Gerçek olaylara dayanan bu roman mutlaka kütüphanenizde yerinizi almalı…

Facebooktwittergoogle_pluslinkedintumblr
buse

buse

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*