Halka Teorisi

Halka Teorisi

“Halka Teorisi” hiç kulağına çalındı mı? Hem yas sürecindekileri hem de yas sürecindeki kişileri destekleyenleri kapsayan bir teori… Durum Halka Teorisi’nde içiçe geçmiş halkalarla anlatılıyor. Merkezdeki noktayı teşhis almış kişi ya da kayıpla yasta olan kişi olarak düşünebilirsin. Bu kişi durumdan en çok etkilenen kişidir. Genellikle merkeze en yakın halkayı partneri, çocukları ve yakın ailesi; merkezden uzaklaştıkça yakın arkadaşları, iş arkadaşları, komşuları ve en sonra da tanıdıklarının halkaları eklenir. Merkezden uzaklığınız yakınlığınla belirleniyor. Olması beklenen durum; dış halkaların iç halkaları desteklemesi. Dıştaki halkaların, iç halkaları atlayarak direkt merkezi desteklemeye çalışmasıysa…

Devamı...

Yasımla Yürüyorum

Yasımla Yürüyorum

Yasımla Yürüyorum etkinliği için 20 Mayıs 2023 Cumartesi günü 11.15’te Büyükada Şehir Hatları İskelesi önünde buluşuyoruz. Ormana giriş öncesi yapacağımız bilgilendirme sonrası yürüyüşümüz başlayacak. Dinleneceğimiz ve çemberimizi yapacağımız alana kadar yürüyüşümüze sessizliğimiz eşlik ediyor olacak. Bu buluşma ile dileğim, yasımızla birlikteyken doğayla bağlantı kurmak, doğanın bizi desteklemesine ve tutmasına izin vermek. Bununla birlikte, yaşamlarımızın kederin etrafında büyüyebildiğini hissetmek. Sessizlik alanında beraber yürürken doğanın döngüsüne tanık olmayı ve yaslarımızla baş başa kalabilmeyi umuyorum. Yürüyüş sonrasında birlikte çembere oturacağız. Yasımızın bir ucundan tutup çember adabıyla birbirimizi açık, nazik ve yargısız bir yerden…

Devamı...

Anneler Günü Kapıda

Anneler Günü Kapıda

Anneler günü yaklaşıyor… Televizyonda reklamlar, vitrinlerde anımsatıcılar, her yer “anne” diye bağırıyor. Peki sizin içinizde bunun yankısı nasıl? Evet, bu durum farklı farklı birçok yası tetikliyor olabilir içinizde… Kaybettiğiniz mükemmel anneniz, çocuklarınızın annesi, çocuğunuzun kaybı, anne karnındaki kayıplarınız, anne gibi özel hissettiğiniz birinin kaybı, annenizi paylaştığınız kardeşinizin kaybı, evlat edinilmelerle ilgili yaşananlar ve veya bambaşka kayıplar… Mayıs ayındaki bu gün, belki de birçok insan için görünmez olmak istediği bir gün olabilir. Böyle zamanlarda kendimize yapılabileceğimiz en güzel şey özşefkat. Yaşadığın şey hiç de kolay değil. Kendine iyi davranman elbette ki…

Devamı...

“Doğa”daki döngünün “doğal”lığı…

"Doğa"daki döngünün "doğal"lığı...

“Doğa” ve “doğal” kelimelerinin birbirine yakınlığını düşünerek güne başladım bugün. Birçoğumuz yoğun iş temposundan sıyrıldığı ilk an kendini doğaya atma çabasında öyle değil mi? Ben de kurumsal bir firmada çalışıyordum ve hafta sonu geldi mi ya Polenezköy’deki ormanda saatlerce yürürken buluyordum kendimi ya da Şile’ye gidip deniz kenarında iyotu içime çekerken. Bazen motorla giderken yüzüme vuran rüzgar beni alıp götürüyordu, bazen de ateş başında kıvılcımlarım çıtırtısı… Şimdi ise yaşadığım yer, yaptığım iş izin verdiğinden istediğim her an doğayla buluşabiliyorum. Evimin yakınındaki ormanda yerde oturup denizi izlerken ayakkabılarımı çıkarabiliyor, yağmur yağdığında…

Devamı...

Yasın Etrafında Büyümek

Yasın Etrafında Büyümek

Dr. Lois Tonkin’in “Yasın Etrafında Büyümek” kuramından bahsetmek istiyorum bugün. Yasın hayatımıza entegrasyonu ile ilgili sunduğu bu farklı bakış açısı benim düşüncelerimle de çok uyumlu… Bu metaforda siyah top yası, kavanoz ise hayatı temsil ediyor. Yasla ilgili algımız, onun zamanla ufalık kaybolacağı yönünde. Gerçek hayata gelindiğinde ise yasımız hiç küçülmüyor. Topun büyüklüğü yaşam süresinde aslında hep aynı kalıyor ve hayatım onun etrafında şekillenmeye, genişlemeye başlıyor. Bu kabın genişleme hali işte bizim yas yolculuğumuz… Yasımız oralarda bir yerlerde hep olacak, sevgimiz, özlemimiz hep olacak… Ama biz zaman içinde yasımızı hayatımız etrafında entegre…

Devamı...

“Hayır” diyebilmek, “Hayır”ı duyabilmek…

"Hayır" diyebilmek, "Hayır"ı duyabilmek...

“Yapmazsam kızarlar, beni sevmezler, hiç nazikçe bir davranış olmaz, ben onlara nazik olursam onlar da bana olur… gibi gibi düşüncelerle ‘Hayır!’ diyemediğimizde her iki taraf da gönülden vermenin keyfini kaçırmış olur. İki tarafın da bunun bedelini bir şekilde ödediğini görebiliriz. Hala bağlantımızı korurken, gönülden alıp vermenin tadında “hayır” diyebiliriz. Peki “hayır”ı duymakta zorlanıyor muyuz? Reddedildik diye mi düşünüyoruz? Hayırların ardındaki evetleri duyarak bağlantıyı korumanın yollarını keşfetmeye ne dersiniz?” Bu başlığı sosyal medyada okuduğumda bir ses durdurdu beni… Düşündüm bir süre ve sonra kendimi bilgisayarımın başında buldum… Benim de son 6-7…

Devamı...