Özden İnönü Toker’in gözlerinden Atatürk Pembe Köşk’te!

DSC08690

Ankara gezimizin son durağı 2.Cumhurbaşkanımız İsmet İnönü’nün 1925’ten 1973’teki ölümüne kadar 48 yıl yaşadığı ve hala müze olarak varlığını sürdüren Pembe Köşk’e ayrılmıştı. Buraya gelirken yolda rehberimiz İsmet İnönü’nün kızı Özden İnönü Toker’in sağlığı yerinde olursa çocuklarla bire bir anlatımda bulunabileceğini söylediğinde sanırım çocuklardan daha çok heyecanlandım. Kendisi hala Pembe Köşk’ün üst katında yaşıyormuş. Her yıl milli bayramlarda açılan bu müze, iş çocuklar olduğunda kapılarını sonuna kadar açıyor… Alt kat sergi alanına ayrılmış. Burası 1923’lerde İsmet İnönü tarafından bağ evi olarak alınmış. Yaklaşık 1,5 sene tadilat görmüş. Bütün eşyalar ailenin bire bir kullandığı eşyalar. Özden Hanım ise Atamızı 8 yaşına kadar görmüş. Düşünsenize Atatürk’ü gören gözlere bakıyor olacağız çok heyecanlı!

DSC08676Atatürk bu köşkü sık ziyaret edermiş… Geldiğinde yemek masasının 12’den 24 kişiye çıkarılmasını istemiş, hatta ilavelerle daha da sayı artabiliyormuş. Bunu istediği için de masa ve sandalyeleri kendisi hediye etmiş. Bu masada Atatürk’ün başkanlık yaptığı toplantılar düzenlenmiş yıllar içinde. İlk katın diğer alanlarında madalyalar, Atatürk’ün İsmet İnönü ile bilardo oynadığı masa ve çeşitli kıyafetler de sergilenenler arasında.

Atatürk burada bir balo düzenlemek istiyor. Yeterli alan olmadığı için binanın ön tarafına ek bir alan yaptırılıyor ve 1927’de kadın-erkek düzenlenen ilk balo burada yapılıyor. Bu Ankara’da yapılan ilk balo…

Ve içeriye Özden Hanım giriyor. Elleri ellerimle buluştuğunda kalbim yerinden çıkacaktı! Şimdi bu balonun yapıldığı salonun zemininde 20’in üzerinde çocuk işte o gözlere bakıyor. İlk söylediği sözlerden biri şuydu; “Atatürk hep gözünün içine bakmamızı isterdi. Ve biz çocuk olsak da hep o gözlere baktığımızda kendimizi en güçlü, en kuvvetli hissederdik”.DSC08687 Sonra dedi ki… “Bir gün biz Atatürk’ün manevi kızı Ülkü ile yukarıda oynuyoruz. Yemek için bizi aşağı çağırdılar. Atatürk bana büyüyünce ne olmak istediğimi sordu. Ben de ‘Öğretmen olmak istiyorum’ dedim. Sonra Ülkü’ye aynı soruyu sordu. O ‘Balerin olmak istiyorum’ dedi. Düşünsenize, yıl 1933-1934’ler… Ülkü demek ki o dönemde bale, opera izlemiş ki sevmiş ve balerin olmak isteyebiliyor”. Konuşmasının diğer bölümü bu videoda… İzlemek isterseniz belki bu gözleri, bu sözleri siz de hissedersiniz. Ha unutmadan, Beren sizler adına da merak edilen soruyu sordu… Özden Hanım hayalini gerçekleştirmiş ve öğretmen olmuş…

Ankara fotoğraflarının tamamı için Foto… Foto…

Facebooktwittergoogle_pluslinkedintumblr
buse

buse

2 Comments

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*